- Kategori
- Felsefe
Gerçeği bulmanın yolu

Gönlümün yaprakları döküldü, dalları kurudu. Kabukları soyulmuş küçücük bir gövde var artık, çırılçıplak. Gövdede derin yaralar açılmış, kan yok.
Depresif kıyılarda yüzmenin gereği yok, kendini kandırmanın da. Cesaretle kaldırıp yüzünü tam gerçeğin içine bakacaksın. Gözlerini iyi aç; ama sakın kırpma. Göreceklerin korkutmasın seni. Sen busun, dünya böyle, hayat zor. Üzülsen de, acılar içinde bıraksa da seni gerçekler, gerçek gerçektir, değil mi?
Kandırma kendini. Akıllısın çünkü. Gözlerini kendine ve çevrene küstahça dik, bak, gör. Korkma. Cesaretin gerçeği bulacak, gözlerinin önüne gönüllü çektiğin perdeler aralanacak. Kapkara bulutlar dağılacak gökyüzünde. Tamam, acıyacaksın, kanayacaksın ama her şeyi apaçık göreceksin artık.
Görmek büyütür, yeşertir, o seni yaşatır. Sen diğerleri gibi çürümeyeceksin, içten içe eritemeyeceksin kendini. Kalabalıklar arasında kör gözlerle gezemeyeceksin. Sen acı çekecek; ama bulacaksın kendini ve gerçek apaçık senin olacak.
Blog Foto: Bill Brandt- 1957