- Kategori
- Kültürler
Hunza Türkleri

Görsel alıntı
Hunza Türkleri Hun Türklerinden geliyor. Pakistan ve Hindistan sınırında yaşayan bu insanların çok ilginç bir özelliği var.
Tamamen Müslüman olan Hunza Türkleri ortalama 110 ile 120 yıl yaşıyor. Burada 65 yaş yolun yarısı sayılıyor. Bizde 35 yaş yolun yarısı deniliyor.
Kadınlar 65-70 yaş arasında anne oluyor. 100 yaşında ölenlere genç öldü deniliyor. Bizde 100 yaşında ölenler tarih kitaplarına geçiyor.
Hunza Türklerinin çok ilginç bir yanı da burada hiç kanser vakasının yaşanmaması. Kanser Hunza Türklerinden kaçarken, bizde kanserden kaçıyoruz.
Bu Türkler kansere yakalanmadıkları gibi sık rastlanan diğer rahatsızlıklara da yakalanmıyorlar. Öyleyse yalandan, hileden, hırsızlıktan, haksızlıktan, yetim malı yemekten uzak duruyorlar.
Doktorlar burada iş görmez, muayene yapmaz reçete yazmaz. Bunun nedeni denizden 6 bin metre yükseklikte çok yüksek oksijeni olan bir bölge de bulunmaları. Buz gibi temiz su içip kendi ekip biçtiklerini yemeleri.
Bizim gibi Ege ve Akdeniz sahillerine hasret kalmıyorlar.
Hunza Türkleri'nin et ve baharatlı yemekleri çok ünlü ve Sadece kendi ürettikleri sebze ve meyveleri tüketiyorlar. Yani ithal sebze ve meyveleri hiç tanımıyorlar.
Hunzalıların yetiştirdiği kayısının dünyada bir eşi benzeri daha yok. Çok lezzetli olan bu kayısı yazın kurutuluyor ve kışın yeniliyor. Malatya’dan kayısı üreticileri bir gidip Hunzalıları görseler.
Huzlalıların iki önemli deyimleri çok düşündürücü.
1- Eğer zengin olsaydık her hangi bir ülke bizi” korumak” bahanesiyle işgal edebilirdi.
2- İnsanlardan uzaklığımız tecrit hâlimiz bir yoksunluk değil, bu bir özgürlüktür. Dünyanın geri kalanını merak etmeye gerek duymuyoruz..
Hunzalıların yaşam tarzları :
Hunzalılar yaşadıkları vadilerin yüksekliklerindeki dağların muhteşem görüntüsü, kimliklerinin ve nam salmış sağlıklarının önemli bir unsurudur. Yaşadıkları bu güzellik doyumun onların sağlıkları üzerinde en az beslenmeleri kadar korucu ve önemli bir unsur olarak çok etkili olduğu kabul edilir.
Evlerinin tümü dünyanın çatısının zirvesinden biri olan sekiz bin metre yüksekliğindeki Rakaposhi dağının manzarasına sahip.
Hunzalılar beslenme tarzlarına sadıktırlar.
Halkta safra kesesi veya böbrek taşı, koroner hastalıklar, yüksek tansiyon, kalp kapakçığı lezyonu, zihinsel yetersizlik, çocuk felci, arterite, şeker hastalığı ve tiroit yetersizliğini etkileyen hastalığa rastlanmaz.
Onlar da çocuk ölümlerinden muaf değiller ancak çok az etkilenirler. Yaşlı kadınların evde oluşan duman etkisiyle göz hastalıklarına duçar olduğu görülür. Göz doktorları Hunzalıların mükemmel bir görme yeteneğine sahip olduklarını tespit etmişlerdir.
Arşivlerinin bulunmaması nedeniyle yaşlıların tam sayı yaşlarıyla birlikte tespit imkânı olmamıştır. Köylerde yüz yaşın üzerinde 12 ve seksen yaşın üzerinde 100 erkeğin varlığı tespit edilmiştir.
Bu yaşlılarda yeniden yapılan evliliklerinde doğan çocukların da kanıtladığı şekilde 75 yaşın çok üzerinde dahi çok aktif cinsel yaşama sahiptirler.
Toprakla uğraşırlar, dağlık patikalarda çok uzun mesafe kat ederek oldukça normal bir yaşam sürmektedirler. Hunzalıların sağlığı ve uzun bir yaşam sürmeleri genellikle beslenme şekillerine ve kullandıkları suyun mineral zenginliğine bağlanır.
Enerji kaybetmeden yürümenin sırrına sahipler. Öyle dirençlidirler ki yürüdükleri mesafe, ulundukları irtifa ne olursa olsun hiçbir zaman mola verme ihtiyacını duymazlar.
Yürüyüş tarzları sıkıntısız, incelikli ve çeviktir. Başları yukarıda ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar bu durumu muhafaza ederler bedenleri dimdiktir. Öyle halat köprülerden geçerler ki kucaklarında çocukları olduğu halde hafif bir sıkıntı çekmeden geçerler.
Çocuklarına çok küçük yaştan itibaren çıplak ayakla gezmeyi öğretirler, Kadınlar kolaylıkla doğum yapmakta, hamileliğin başlangıcından itibaren her türlü ağır işleri bırakırlar, ancak aile bireyleriyle birlikte tarlalarda çalışmayı sürerler.
Buradaki halkın inanışına göre hamile kadın ne kadar çok çalışırsa doğum o kadar kolay gerçekleşir, doğan bebekte o kadar sağlıklı olur. Doğumdan sonra anne toprakla uğraşmaya devam eder.
Bebek erkek ise üç yıl, kız ise iki yıl boyunca anne sütüyle beslenir. Müslüman Hunzalılarda kadın dışarı çıkmakta ve gezmekte serbesttir. Ev ile ilgili kararlarda kocalarıyla aynı oranda söz sahibidirler.
Akraba evliliği kesinlikle yasaktır. Boşanma olayı çok nadirdir. Hunzalılar Pakistan ve Hindistan komşularına göre daha çok eğitimli bir halktır. Okullar parasızdır, erkeklere olduğu kadar kız öğrencilere de açıktır.
Hunzalıların muhteşem nitelikleri var, maneviyatçı, güler yüzlü ve mutluluk doludurlar. Topraklarına derin sevgileri, komşularına şefkat ve merhamet anlayışı var. Yabancılara karşı çok konuk severdirler. Başları daima dik, güçlü ve işlerine düşkündürler.
İşte böyleleri uzun ömrü, sağlıklı, huzurlu, ve mutlu yaşamı hak ediyorlar. Yani bilseydim ömür yeter, gidip bu Hunzalıları bir görseydim diyorum.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN