Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
571
 

İnciyi görebilmek!

İnciyi görebilmek!
 

Avucunda sımsıkı tutuyordu. Çok değişik bulmuştu onu. Her defasında çok farklı olduğunu ve onu tanrının kendisine gönderdiğini söylüyordu. Baş döndürücü bir dansın, gözleri kamaştıran ışığında kaybolmuşlardı. Bütün renklerin toz pembede buluştuğu bir rüyaydı sanki yaşadıkları. Çözümsüzlüklerin dudakların sıcak ateşinde çözüldüğü, çaresizliklerin mehtabın altında çareye dönüştüğü ortamların büyüsünde, bir midye kabuğunun içindeki inciyi keşfedebilmek galiba aşk. Yaşanan onca romantik saatlerin ve çılgınca geçirilen dakikaların sonunda inciye ulaşamamanın çaresizliği. Seni çok seviyorum ve sana tapıyorum nidalarının hayal kırıklığı.

İnsanı tanımak ve onun içindeki inciyi keşfedebilmek. Bir midye kabuğunun içini görebilmek. Aşk diye içindeki inciyi farkedemeden bir midye kabuğu ile dans etmek. Görünen güzelliklerin, aldatıcı cazibesinde kaybolarak, gerçek değerleri bir midye kabuğu gibi fırlatmak uzaklara. Hiç bitmeyecek sanılan aşkların, hayal kırıklığı lokantasında aç kalmak. Bıkmadan usanmadan sabırla kabuğunun kaldırılmasını beklemek sevdiğince.

Bir midye kabuğunun gözyaşlarındaki hayal kırıklığı ve yanılmışlığın orta yerindeki yalnızlık. Dalgaların yaşama sürüklediği ve Tanrının sağlam ve dayanıklı olması için özen gösterdiği bir midye kabuğunun içinde sakladığı inciyi yaşama sunamamasının tuhaf burukluğu. Beklentilerin ve umutların üzerine yağan bembeyaz kar. Aldanan bahar çiçeklerinin donması yüreğinde buz gibi. Mutluluk rüzgarlarının kışa döndüğü, hayal edilen insanın, güneşin sıcaklığında kar gibi eridiği çelişkilerdeki anlamsızlık. İnsana değer verdiğini sanan, fakat yıllarca sadece bir midye kabuğuyla dans eden zavallı aşıklar. Konu ister aşk olsun, ister dostluk, ruhlarımızın içindeki inciyi bulabilmek galiba yaşamın gizemi. Dış kabuklarımıza bakarak karar vermeden önce.

HÜLYA KANATLI / HÜLYALAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İncinmemek adına  erafımıza ördüğümüz duvarlar  bizi saklıyor, bedenimizin dili çok yabancı geliyor birbirimize. İnci parlaklıgında bir ömür dilerim size..SEVGİYLE...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 22.09.2007 23:19
Cevap :
İncinmemek adına etrafımıza ördüğümüz duvarların yanında, incitmekten kortuğumuz için, kendimizi ifade etmekten korktuğumuz samimi duygularımız içinde çelişkiye düşeriz kimi zaman. Oysa karşımızdaki insanın ruhunu keşfetmek için, onun içinde saklı olan inciyi bulma çabalarımızı sürdürmeliyiz. Bende size inci parlaklığında ve dilediğinizce geçirebileceğiniz mutlu bir yaşam dilerim. Sevgiyle kalın.  24.09.2007 15:06
 

Bence her kabuğun incisi başka olur. Sevgilerimle. Çok güzel yazmışsınız.

EVA 
 30.07.2007 11:04
Cevap :
Haklısınız Ebru Hanım, kabuğun içindeki farklı inciler keşfedilmeli.Teşekkür ederim byu güzel yorumunuza. Sevgilerimle  30.07.2007 13:11
 

Kabukları aşıp da içerdeki inciye ulaşacak 21 yüzyıl insanı kaldı mı?. Kabuklar kabukların rengi görüntüsü şekli şimdi moda olan. İçerdeki öze aldıran pek kalmadı. Güzel bir konuya değinmişsiniz. sevgiyle kalın. ezgi umut

Ezgi Umut 
 27.07.2007 16:11
Cevap :
Evet Ezgi Hanım; gerçekten insanlık gittikçe yozlaşıyor. Bu güzel yorum için teşekkür ederim. Sevgilerimle  27.07.2007 19:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 114
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 1379
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sosyal antropoloji bölümü mezunuyum. Güzel sanatların her dalı ilgimi çekmiştir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster