Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '08

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
879
 

İşsizliğe çözüm

Geçtiğimiz günlerde bir seminerde konuşmacıydım. Katılımcılardan olan bir insan kaynakları yöneticisinin sorusu ilginç idi. Yeni gelen mevzuattaki bir düzenleme nedeniyle işverenlerin yüksek ücret alan işçilerini işten çıkarabileceğini belirtiyordu. Aslında bahsettiği husus çok doğru ve gerçekçi değildi. Aslında bu soruyu yetkin bir İK’cı sormaması gerekirdi. Çünkü bir işçinin ücretini “sadece işveren” belirlemez, bunu sektör, uluslar arası ücret analizleri vb. hususlar belirler. En acemi işveren dahi işçisinin sağladığı katma değere orantılı olmayan bir ücret belirleme yoluna gitmez. İşsizliğin düğümü işte bu noktada çözülmektedir. Bir yandan işsizlikten şikayet edilirken bir yandan da çok küçük ücret farkları uğruna işverenler birbirinin işçisini ayartıyor, transfer ediyor, haksız rekabet almış başını gidiyor. Bir yandan fabrikalar kapanırken bir yandan “azami süreli sözleşme”, “rekabet yasağı sözleşmesi” hakkında sorular alıyoruz. Aslında konu çok açık. Yapılması gereken ilk ve tek şey de artık daha açık. Özellikle İktisat, İşletme, Ekonomi vs. bölümlerinde mutlaka ve mutlaka özel sektör yöneticileri ders anlatmalıdır. Bu bölümlerden mezun olan öğrenciler, iş hayatında kendilerinin ne beklediğini, işlerin nasıl yürüdüğünü bilmelidirler. İşletme bölümünden mezun olan birinin örneğin bir ücret ödeme bordrosu yapabilmesi beklenmelidir. Beş yüz sayfa ders kitabının sadece yüz sayfası yetişiyor yarım dönemlik derslerde ve ezber almış başını gidiyor. Teori bolluğu var. Oysa pratikten teoriğe olmalı derinlik. Ben Kamu Yönetimi okudum ve İşletme bölümü kadar Muhasebe dersi aldım.Ama o dönemde Hocalarımız bir günden bir güne bu muhasebenin ne işe yarayacağını, tüm bu işleri neden yaptığımızı, kısacası işin mantığını vermediler. Bu nedenle teşekkür edemeyeceğim onlara. İşsizliğe tek ama tek çözüm, üniversitelerde uygulamacıları ve yöneticilerin hocalık yapmasıdır. Maliye bölümünde Maliye bürokratları veya Maliye denetim elemanları ders verirse, ders gören öğrenciler ilerde bu mevzuatta az hata yapar ve az cezaya uğrar. Yani hesap soran hoca olmalı ki nereden soracağını herkes bilsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her ne kadar toplumda işverenler tarafından pek kabul görmeyen veya önemsenmeyen açıköğretim fakültesinin kamu yönetiminden mezun olsamda, yıllarca benzer sorunlar üzerinde düşünmüş bir insan olarak söylediklerinize tamamen katılıyorum. Günümüzde istihdam yaratacak iş alanlarının yeterli düzeyde olmadığı gerçeği bir kenara, insanların iş bulma ve hayatlarını devam ettirme imkanları da gün geçtikçe azalmaktadır. "İnsan Kaynakları", "Kariyer" vs.. gibi henüz özünü anlayamadığımız kavramlarla mevcut iş yaşamını oldukça zorlaştırmaktayız. Bir yandan deneyimsiz yeni mezunları kendi kaderine terkediyoruz, bir yanda da sanki her alanda iyi eğitim veren eğitim kurumları çokmuş gibi insanları kariyer süzgecinden geçiriyoruz. Çevresinde sözü geçen dostlara, arkadaşlara sahipseniz zaten iş bulma sıkıntınız olmaz.. Bilgi toplumu olma dönemini belki çoktan aşmamız gerekiyordu ama biz bilgiyi kopyalayıp sorun halletme derdindeyiz. Hal böyle olunca ne desek boş...

Arif Akin 
 24.09.2009 11:00
 

Soruyu soran İK cı arkadaşı çok haksız bulmadım. Genel bir tablo çizmek doğru değil ama bazı sektörlerde durum arkadaşın söylediği gibi tezahür edebilir. Sektör ve firmanın vizyonu önemli bir etken bu konuda hatta belirleyici. Siz de bu noktayı vurgulamışsınız zaten ama diğer arkadaşın söylediği gibi bir durum olmayacak diye de bir şey yok. Şahit olduğum durumlar oldu. üniversitelerdeki eğitim konusunda haklısınız. Üniversiteye gittiğimde çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım ve hatta bu nedenle derslere doğru düzgün devam bile etmedim.Karşımda eline kendince aldığı notları okuyan, kitaptaki çözümlü örnekleri anlatan hocalar görmeye dayanamıyordum ben belli bir eğitimi alıp oraya gelmiş bir insanın zaten kitabı veya notları açıp okursam anlarım birinin bana anlatmasına gerek yok çözümü yapılmış problemleri inceleyip kendimde anlarım. Önemli olan bunların nerede kullanacağımızın anlatılması, diğer derslerle bütünlüğünün gösterilmesi, dediğiniz gibi işin pratik kısmı.

aslihanca 
 27.10.2008 8:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1116
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1976 yılında Hatay da doğdum. Uzun zamandır iş hayatım gereği İstanbulda yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster