Kayıp gözyaşları... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kayıp gözyaşları...

Kayıp gözyaşları...
 

Arabaya biner binmez büyük bir sessizlik kaplamıştı. Herkes sohbetini bölmüş, ona bakıyordu. Nasıl dikkat çektiğini mi fark etmiyordu yoksa insanların varlığını mı fark etmiyordu? Nasıl umursamaz bir durumdaydı bilinmez, kafasını bile kaldırmadan tek boş olan koltuğa karşıma oturdu. İstem dışı gözümü alıyordu ve tüm yol onu anlamaya çalışacağımın belirtilerini ilk anda fark etmiştim.

Gözleri, yüzü kıpkırmızıydı. Ağlıyordu. Hemde nasıl bir ağlama. İçim nasıl acıyordu ona baktıkça. Kendimi zor tutuyordum 'ağlama ne olur? Ne değebilir ki senin bu gözyaşlarına?' demek için. Nasıl derdim? Hem bu durumda söylenen en kıymetli söz bile lüzumsuz gelmez mi insana, hatta çoğu zaman duyulmaz bile. 'Ağla dedim sonra içini kus nerede, kiminle olduğuna aldırmadan, özgürce hıçkırarak, dök gözyaşlarını…'

Yol boyunca camdan dışarıya baktı. Arada bir içinde kanayan yaranın coşkusunu durduramamanın, hıçkıramamanın etkisi ile çenesi titriyor, dudakları büzülüyordu. Belli ki içinde bir yer çok fena acıyordu. Puslu bir camdan dışarı bakmak gibiydi bakışları. Hiçbir şey net değildi. Tıpkı şuan ki şuan ki durumunu bana aksettirdiği gibi. Birilerine mi çok kızmıştı. Sevdiğinden mi ayrılmıştı. Her şey üst üste gelmiş de bir patlama anımı yaşıyordu bilinmez. Öfke mi? hüzün mü? Sevinç mi? hangi duyguyla akıtıyordu gözyaşlarını o da belirsizdi. Gözyaşları usulca yanaklarından iniyor, üşüyormuş gibi, birine sarılmak istiyormuş gibi göğsünün altında bağladığı çıplak kollarına akıyordu. Sanki yüzündeki tüm ifadeleri siliyordu bu yaşlar. Bir
türlü empati kuramamış, ruh halini çözememiştim.

Sorgulamaya başladım kendimi acaba dedim ağlayınca böyle mi olunuyor. Yani ifadesiz, yüzünde hüznü, kini, sevinci, umudu yansıtmadan, ruhundaki yaraları, çiçekleri yüzüne vurmadan mı damlatır gözyaşlarını. Gizlemek mi ister yoksa gizlenmesine izin mi verir?

Hayır, ben öyle yapmıyorum. Sinirliysem yumruklarımı sıkar, çoğu zamanda söylenerek ağlarım. Kinim olan biri yüzünden ağlıyorsam bu sefer tüm bunların üzerine kaşlarımı çatar, patlayacak bir bomba halini alırım. Mutluysam yüzümde kocaman bir tebessümle, gamzelerimi görücüye çıkararak ağlarım.

Ben bu düşünce denizimde, soru işaretlerime tutunup onları cevaplara zorlarken,
o kalktı ve kapıya yöneldi… Tüm soru işaretlerim içimde yanıtsız kalarak
arkasından bakakalmıştım...

 
Toplam blog
: 26
: 906
Kayıt tarihi
: 31.01.07
 
 

Hayata yayılarak yaşamayı düşlerken, zamana sıkıştığımı fark ettim, tek sebebini çalışma şartları..