​ KAZADAN DAHA TEHLİKELİ DURUM / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '10

 
Kategori
Sivil Toplum
 

KAZADAN DAHA TEHLİKELİ DURUM

Kaç yazımda nicelik değil nitelik önemlidir dediğimi anımsamıyorum. Bu bağlamda kaç yazımda köprü, otoyol vb yapma ile trafik sorunu! çözülmez (yineliyorum trafik sorunu diye sorun olmaz, olmayan şey çözülmez, trafik sorun değil, sorunun sonucudur), çözülmesi gereken davranış biçimlerinde hiç bir fark olmayan Türk toplumunun araç kullanmayı öğrenmesidir (bu yazı özelinde araç kullanma) dediğimi anımsamıyorum. Kaç yazımda konudan bağımsız bu masumiyet psikolojisi ile (ben masumum onlar suçlu-sorunun ne olduğu önemli değil) dediğimi anımsamıyorum. İlginiz varsa, sabrınız yeterse diğer yazılarıma göz atarsınız.

Anımsarsanız geçen hafta üç profesörümüzü Bolu Yeniçağa otoyolunda kaybettik. Kaza geçiren aracın tam olarak markasını çıkaramadım ama çok niteliksiz bir araç değil gibi. Kaybettiğimiz canlardan biri yolun kenarıdaki bir beton kuyudan çıkarıldı. Anlayın kazanın şiddetini? Zaten izlediyseniz ekranlarda görmüşsünüzdür araç ne hale gelmiş, bir cesedin çıkarıldığı mesafe ne. Kazanın olduğu günlerde ülkemizde çok yağış vardı. O güzergahta da yoğun yağış olasılığı yüksek. Anılan otoyolda bırakın düzlükleri, yokuşlarda bile nasıl oluyorsa suyun bir yöne akması gerekirken yol üstünde birikmesi benim de tanık olduğum bir durum. Şimdi gelelim şeytanın avukatlığı bölümlerine.

11 Haziran cuma günkü Hürriyet gazetesi Sn. Yalçın Bayer' in sütununda "Ben de üç profesör gibi ölecektim" başlıklı bölümü okuyun lütfen. Sn. Bayer' in bir sayın okuru aynen şunları yazmış haberi okuyup ürperdikten sonra."....Haberde aşırı süratten otomobilin savrulduğu yazıyor. Aynı yerde 23 gün önce ölümden döndüğüm için mutluyum. O gün yine yağış vardı. Yolun sol şeridinde gider iken araba aniden, taşın suya çarpıp zıpladığı gibi zıpladı. metrelerce savruldum ama şanslı idim ki araba takla atmadı....."

12 Haziran cumartesi günü yine Sn. Yalçın Bayer' in sütununda yine bir sn okuru Allah razı olsun kendisinden "Aquaplanning nedir" başlığı ile bizleri aydınlatmış ve aynen şöyle yazmış kazanın olduğu yer için. "....bir arkadaşım aynı şekilde, yağmurlu havada cipinin (DİKKAT CİPİNİN) kontrolunu kaybedip sağ şeritteki kamyona arkadan çarptı ve aracı pert oldu. (DİKKAT CİP PERT OLUYOR)..."

Sayın okurlar bu hükümetten hoşlanmayabilirsiniz. Bu hükümetten öte tüm sağ politikalardan hoşlanmayabilirsiniz. Bu hükümete ve bu politikalara eleştiri yöneltebilirsiniz ama yapmayın. Allahaşkına suçun kendinize ait bölümünü gelmiş geçmiş iktidarlara, yüklemeyin vicdanınızı rahatlatıp! masumiyetinize kanıt bulmaya çalışmayın.

Evet o yol hatalı. Ama o hata bu kazalara yol açmaz. AÇMAZ, AÇMAZ, AÇMAZ. Çünkü iyi bir sürücü o birikintiyi zaten görür. Ki zaten görmeden önce yağmurun yağdığını bildiği için arabanın hızını 90 km civarına veya yağmurun şiddetine göre daha aza indirir. Bunu frene basarak yapmaz. Sonra birikintiyi görünce ayağını tamamen gazdan çeker, frene basmaz, birikintiye girince hafifçe gazı vererek yürür. Bu kadar sadece bu kadar. Hayatım yollarda geçti geçiyor. Hiç üst düzey bir aracım olmadı. Orta, orta altı araçlar kullandım hep. Sadece periyodik bakımları ihmal edilmedi o kadar. O yolu şiddetli, çok şiddetli yağışta kaç kez geçtim bilmiyorum. Bir kez bile araba elimin altından gitmedi. Gitmezde. Çünkü fizik kuralları belli. Aracın lastiklerinin yerle temasını sağlayacak ve aracın kontroldan çıkmasını önleyecek optimal hızı önceden yakalayacaksınız. Bu kadar. Yineliyorum sadece bu kadar. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun. Kazadaki arabanın hali neydi. Bir ceset nerden bulundu. O aracın o hale gelmesi, bir yolcunun o kadar savrulması için o kaza nasıl olmalı, hangi süratte olmalı bir düşünün. Düşünün siz masumsunuz, araba yavaş gidiyor. Sonra oraya geliyor. Yavaş giden araba zıplamaya başlıyor. Hangi fizik kuralı bu. Cipiniz var, siz yavaş gidiyorsunuz sonra oraya geliyorsunuz araba kamyona çarpıp pert oluyor. Nasıl oluyor bu. Lütfen açıklayın ne kadar yavaştınızda bu yol sizleri o hale getirdi.

Sayın okurlar masumiyet psikolojisi bir sistematiktir. Her konuda geçerlidir. Bu yüzden tekil bir olayın kendisinden daha korkunçtur bu psikoloji. Çünkü sürekli olarak masum olduğunuza inandığınız için her konuda doğruyu aramak yerine o anda bildiğinizi yaparsınız ve hep kaybedersiniz. Oysa bir defa gerekçe aramadan ben suçluyum desek bir daha olmayacak. Ve o sistematik nedeni ile bu ülkede iktidar/ların kötü, muhalefetin hep kötü, kendimizin masum olduğuna inanırız. Çünkü oy verenler italyan, siyasi partiler Fransız, yeni kurulan partiler Alman. Bir tek yönetilenler Türk. Eğer bu yazdığım mantıklı ise yağmur, aniden çıkan! mıcır nedeni ile olan kazalarda ölenlerin masum olması da o kadar mantıklıdır.

 
Toplam blog
: 226
: 558
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..