Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
598
 

Kişisel gelişim bombardımanından korunma yolları

Kişisel gelişimin çare bulamadığı tek şey kaldı; "hayatın bir gün sona ermesi gerçeği" yani "ölüm".
Sloganik vaadlerle dolu yaklaşımlardan,

-Evlilikte mutluluğu yakalamanın sırları,
-Zengin olmanın on yolu,
-İş bulmanın püf noktaları,
-Dost kazanma sanatı,
-Başarının altın kuralları,
-Aşkta başarı anahtarları,

sayabildiklerim sadece bunlar.

BİZE "TELKİN" VEREN KİŞİSEL GELİŞİMCİLER KENDİLER "SALKIMI" GÖTÜRÜYOR

Akdeniz Bölgesi köylerinde Yörükler arasında "bize verir talkını kendisi yer salkımı" diye sıkça kullanılan, bir deyim var. Doğru Türkçe ile ele alınırsa bu deyim "bize verir telkini kendisi yer salkmı" biçimindedir. "Mutlu evliliği bulunan hiç bir eş, zengin olmuş hiç bir iş adamı, en güzel aşkı yaşamış hiç bir insan, işe girme konusunda başarı sahibi hiç bir çalışan tek satır kişisel gelişim yayını okumamıştır. Diğer yandan bizlere ölümden kurtulma hariç her konuda ahkam kesen kişisel gelişim uzmanı yazar veya eğitimcilerden hiç birisi "en zengin", "en mutlu", "en aşık", "en iyi dosta sahip" "en başarılı" değildir. Anlatılan, yazılan, eğitime materyal yapılan tüm konular "yaşanmış hayat hikayesi" olup sadece ve sadece "Tarih" ilmine konu olabilecek malzemelerdir. Yaklaşık üç ay önce bir akşam televizyon izlerken bir program dikkatimi çekti. Hiç evlenmemiş ve doğum yapmamış bir psikolg, yaramaz bir çocuğa nasıl tuvalet eğitimi verileceğini anlatıyordu.Anlattıklarına bakılırsa teorik olarak karşısında iki yaşında bir çocuk değil on dokuz yaşında bir yetişkin vardı.Çünkü anlattığı şeyleri uygulamak hiç bir biçimde mümkün değildi. İki yaşında bir çocuk babası olarak sadece gülüp geçtim. Bir çöküş hikayesinin bu kadar komik olabileceğine bir kez daha tanık oldum.

KİŞİSEL GELİŞİM MİLYON DOLARLIK BİR PAZARDIR

Kişisel gelişim eğitim, bilim, rehberlik gibi masum olgulara eklemlenerek "yararlı" damgasını almış ve gazetecide, kitapçıda, dershanede, okulda, işyerinde, TV'de, Internette kısacası hayatın her alanında, ekmek kadar, domates kadar bizlerle sık yüz yüze gelmeya başlamıştır. Yazılı ve görsel yayınlar, TV programları, Internet yazılımları ve web siteleri, eğitim programları ve materyaller ele alındığında kişisel gelişim milyon dolarlık bir pazar durumundadır. Hedef kitlesi de "başarı", "zenginlik", "aşk", "mutlukuk", "huzur", "güzellik", "dostluk" arayan bizleriz.

Kişisel gelişimcilere yeni bir konu çıktı "KİŞİSEL GELİŞİM BOMBARDIMANINDAN KORUNMA YOLLARI"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızda çok doğru tesbitler yapmışsınız. Ancak yine de genelleme yapmamak daha doğru gibi geliyor. Sonuçta kişisel gelişim kişinin kendini daha ileriye taşıyabilmesi. Kötü örneklere bakmamak ve içe dönüp kendi kişisel gelişimimizi tamamlamak adına çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Ortada çok ciddi bir rant var bunu kabul ediyorum ama bu kendini geliştirmek isteyenlere ket vurmamalı. Herkes kendinden sorumlu. Bir de bu gelişimi ahkam kesenler, başkasına gaz verenler, söylediklerini yaşamayanlardan ayırıp yalnızca kendi kişisel gelişimimize yönlendirdiğimizde herşey çok güzel olacak. Yine de çok gerçekçi bir yazı olmuş, tebrikler.

Öznur Karaeloğlu 
 05.01.2008 19:27
Cevap :
Yorum için teşekkürler. Yapıcı, bilimsel ve işbirliğine dayalı katılımlarınızın devamı dileğiyle.  06.01.2008 1:10
 

Hiç bitmiyor ki.Arayış biterse hayat biter.Ben de kişisel gelişim hastası bir insan olarak itiraf etmeliyim ki kitaplar ilaç değil ama zehir de değil. İlaç içimizde, onlar da insanların içlerinden gelmemiş mi? Saygılar.

serifsoner 
 05.01.2008 18:07
Cevap :
Yorum için teşekkür.Ancak blog yazıları sınırları içinde somut örnekleri paylaşmak kolay olmuyor.Ben iş hayatı içinde yönetim ve kişisel gelişim konularına yabancı değilim.Yazdıklarım tecrübe ile sabit.Konuya dışardan bakmıyorum.Yapıcı ve lafta kalmayan işbirliğine devam dileğiyle...  06.01.2008 1:09
 

Haklısınız. Yakında da blogcuların elinden kurtulmanın yolu diye bir kişisel girişim başlatılırsa hiç şaşmamak lazım:) Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 05.01.2008 12:49
Cevap :
Blog konusunda da söylenecek çok şey var elbet, hatta söyledim de.Ama burada yayınlanıp yayınlanmayacağı konusunda tereddütüm var.Bu nedenle burada yayına vermedim. Yazım "Blog Ekonomisi ve Blog Sömürüsüne Dikkat" başlığını taşıyor. Arama motorundan tarayıp başka yerde bulmanız zor olmaz.Teşekkürler.  06.01.2008 1:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1116
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1976 yılında Hatay da doğdum. Uzun zamandır iş hayatım gereği İstanbulda yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster