- Kategori
- Gündelik Yaşam
Küpe takmak, tuvalet ihtiyacı duymak yasak!
ÖSYM sınavlarda güvenliği sağlayıcı yeni kararlar almış, yok kurum içi bir ayıklama falan değil, dershane sahiplerinin kurum içi iletişimleri filan da değil, sınav yapılan yerlerde kuş uçurtmayacaklarmış; kuşların sınav öncesi uçuyor olmalarının konu ile bir alakası yok, demek ki!
Sınav yapılan binada bir tek bina sorumlusunda cep telefonu bulunacakmış!
Olmasın ama diyelim ki bir yangın çıktı, biri kalp krizi geçirdi, ya da deprem oldu, kim bu sorumluluğu alabilir ki?
“Kader” diyerek geçiştirmek yerine olasılıkları değerlendirmek gerekmez mi?
Üstelik, sınav gözcüleri varken kaç kişi cep telefonu aracılığıyla kopya çekebilir ki?
Buz dağının görünen yüzünü törpülemek böyle bir şey olsa gerek!
******
Küpe, broş da yasak, haberiniz ola! Öyle şık şıkıdım gitmeyiniz yani sınava!...
Ama en önemlisi tuvalet ihtiyacı duymak da yasak!
Vallaha!..
Yok çişiniz geldi, mideniz bulandı, bağırsaklarınız bozuldu gibi gerekçelerle çıkamayacaksınız artık sınavdan; hatta “Sınav başladıktan sonra, sınavın toplam süresinin 3/4’ü kadar zaman geçmeden (toplam süresi 120 dakika olan sınavda 90 dakika geçmeden) ve son 15 dakika içerisinde adaylar sınav salonundan dışarıya çıkarılmayacak.” ibaresi ile sınavdan vazgeçecek durumda olsanız da dışarıya çıkamayacaksınız, haberiniz ola!
******
Üniversite sınavındayım, henüz daha yarım saat falan geçmişti sanırım, bir şakırtı sesi duydum, kafamı bir kaldırdım ki tam çaprazımda oturan hanım hanımcık kız altına yapıyor!
Evet, abartmasız durum böyle!
Göz göze geldik…
Öylece sınavına devam etti, biraz toparlandıktan sonra ben de…
Ama o an bir travma olarak bende yıllarca kaldı, onda hala devam eder mi bilemem, ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç de normal bir tuvalet ihtiyacı gibi değildi; hani ölüm anında tüm kontroller biter ya, aynen öyle gibiydi…
Heyecandan olabilir… İhtiyacı hissettiğinde izin istemekten de utanmış olabilir… Keşke okuyor olsa bu yazımı, göz göze geldiğimiz an seni nasıl iyi anladım dediğimi bilse… Umarım o travmayı atlatmışsındır dediğimi… O günden beri çok sık tuvalete gider olduğumu bilmese de olur…
******
İnsanın insanlığından utandırılmasını hiç anlayamıyorum!
Dikkat ederseniz tüm ayıplar, günahlar insanın insan dürtü ve duygularınadır!
Sağlıklı bir kızımız var ne mutlu demek yerine göğüsleri çıktı diye sokağa salmayan insanların ülkesindeyiz!
******
Konumuza döndüğümüzde bir de kalem, silgi, su, şekerleme gibi gereksinimlerin de sınav soru kitapçıkları ile birlikte kurum tarafından karşılanacağı durumu var.
Bunların bedelleri ayrıca tahsil edilir mi, edilmez de nereden finanse edilir, burası şu an açık değil!
Şekerlemeler, mesela, hangi marka olur, su hangi firmanın…
******
Annem bize hep derdi ki: Kalabalıklar içinde yaşayın! Kuytular kalabalıkların kabul görmediği şeyleri barındırırlar…
Doğru demiş, yaşadıkça, gözlemledikçe anlıyor insan…
Lütfen, kurum kusuruma bakmasın, sağlık problemi olanlar, hani tuvalet mevzusunda, rapor alarak özel sınava tabi tutulacaklarmış!
Burası bana pek hoş gelmedi; prostatı olanlar mı başvuracak, mesela, rapor almak için, heyecan katsayısı yüksek olanlar mı?
Bu raporu hangi kurum verecek, tecavüze uğrayan kızların bedensel ve ruhsal zarar görüp görmediğine kanaat getiren merci mi? Hani, tecavüzcüleri ile aynı araçta yolculuk ettirilen, on beş kez aynı sorgulamaları yapan merci!
Yoksa Devlet Hastaneleri mi?
Vallaha, annemden bilirim: Otuz kişilik sınav salonunda kopya çekilmesine göz yumulduğu düşünülen gözlemcilerin bir kişi ile sınav yapmalarına ne kadar güvenilebilir?
******
Sınav gözlemcileri için dediğim bir şey yok, uygulamaya konulan maddeler elde olmadan düşündürüyor; yoksa ahh o kuşlar, yem bulmayan yerlerde yaşamazlar!