Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '12

 
Kategori
İlişkiler
 

Kuyruğu dik tutmak ( Aşka Veda )

Normalde sokak kedisi kendisini saldırgan köpeklere karşı koruyabilirmiş.

Bu direnci kıran tek şey sevgiymiş.

İnsanoğlu, eğer bir sokak kedisinin başını okşar ve ona şefkat gösterirse kedicik kendisini koruma altında olduğunu zanneder ve sivri tırnaklarını içeri çekermiş. İşte o zamanda vahşi köpeklerim azgın dişlerini gırtlağında veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmuş.

Melek'in bahtsız yazgısı gibi bu bilgi kırıntısı da bana pek hazin göründü ( Melek kedinin ismi).

Küçücük bir dokunuşta gardı düşen ve ölümcül yaralara açık hale gelen sarmanların kaderinde kendi aşk hayatımızın hülasasını buldum.

Bizde Eros'un şefkatine sığınıp sevdalanınca en mahrem zaaflarımızı ele vermiyor muyuz?

Yıllar yılı ardına sığındımız barikatların anahtarını gönüllü teslim edip tırnaklarımızı açık hale getirmiyor muyuz?

Sevginin bizi kollayacağına, sarıp sarmalayacağına dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarımızı gönüllü yıkıp yaralarımızı açık hale getirmiyor muyuz?

Sonra ne oluyor?

Sevdamız en büyük zaafımıza dönüşüyor.

Saçımızı okşayan elin, bizi ilelebet kollayacağına inanıyor,tatlı sözlere kanıyoruz. Taklalar atıp cilveler yapıyoruz.

Ve en ummadığımız anda, en korunaksız halimizle yakalanıyoruz aşkın hoyrat yüzüne...

Şefkatimiz katilimiz oluyor.

Ders almak mı?

Ne münasebet!..

Daha son ihanetin yarası kabuk bağlamadan, yeni yaralar için aralıyoruz kalbimizin kapısını..

Zavallı bir kedi yavrusundan farkımız yok aşkın karşısında..

Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sıcak dokunuşta çocukca uysallaşıp her hayal kırıklığında "köpek gibi" pişman olarak, her terk edişte acı çekip her dönüşte biraz daha kanayarak kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "daima"lar arasında yalpalayarak yara bere içinde yaşıyoruz.

O yüzden "Melek"ler,içe kıvrık patilerle gömülüyor.

Ve hayata "Şeytan"lar hükmediyor.

Belki de en iyisi kuyruğu her daim dik tutmaktır..

Şefkate kanmış mevta bir ev kedisi olmaktansa, gardını almış hayta bir sokak kedisi kalmak evladır.

Gerçekten önemli olan kuyruğu dik tutmak sanırım.

Aşkta neden hep zaaflarımıza yeniliriz, bilmem. Mantığımızla hareket etmeye çalışsakta hep bir sevgiye aç, sevgiye muhtaç bir yanımız var sanki. Derler ya hani, "bir insan ailesinden ilgi görürse dışarıda sevgi aramaz" diye; bence dünyanın en büyük yalanı. İnsanız çünkü, hep bir yanımız sevgi, bir yanımız şefkat istiyor. Sadece erkek/kadın ayrımı değil bu, her insan karşısındaki cinsi ne olursa olsun sevgi gördüğü zaman ona tapıyor. Onun kara kaşına gözüne değil, ona gösterdiği sevgiyi seviyor. Evli bir kadın ve adam; birbirlerine ilgi göstermedikleri an dışarda ilgi gösteren birine sarılıyor hemen. Çoğu da böyle bitiyor ilişkilerin. En azından bu devirdeki ilişkilerin.

Bazen ise, çok fazla sevgi insanı bunaltıyor. Hep aynı yerden, aynı kişiden sıkılıyor.

Yani, bir türlü ortasını tutturamıyoruz aşktaki şefkatin. Aşağı baksan uçurumda yukarı baksan uçurumda gibi tek başımıza olduğumuz kayanın üzerinde oluyoruz. Kocasından memnun olan bir kadın, kadına göre dünyaya bir kere daha gelse yine o kocasını sever. Fakat kocası vefat ettiğinde öğrendiği ihanetle anlıyor ki her şey sevgi ve sadakate bağlı değilmiş.

Hayatta Melek olmak her şey kazandırır derler. Dürüst olmak, kendine özgüveni olmak birinci sırada kazanmanın. Korkusuz yaşamak. Tıpkı Melek gibi sevgiye sarılınca hiçbir şeyden korkmamak. Ama hep de kaybetmek.

Şeytan olmak ise bambaşka. İstese de olamayanlar bu savaşı kaybedenler.

Meleklerin tabiriyle "Sen yine özünde kal, kaybediyor görünsek de kazanan biz olacağız" diye yaşamaksa, ne kadar doğru inancını yitirenler için bilinmez. Hele ki aşka bu kadar zaafımız varken, bu kadar ders alamamazlık yaşıyorken.

Çok zor..

Belki değilü gerçekten en önemli şey kuyruğu dik tutmak. Yoksa şefkate esir düşmüş bir Melek olmak Şeytanların ekmeğine yağ sürmek gibi bir şey.

Sevgiler herkese

Not: Hikaye, "Can Dündar - Aşka Veda" kitabından alıntıdır.

 
Toplam blog
: 99
: 7049
Kayıt tarihi
: 07.08.11
 
 

Bir garip bankacı olmanın yanı sıra, yazarlık yapan; her şeyi olduğu suret için seven bir insanım..