- Kategori
- Eğitim
Öğretmen seçimi...

Öğretmenlik kutsaldır.
Merhabalar. Okullar açılıyor, açıldı, derken ara tatiller başladı bile. Önümüzdeki günlerde sınavlar öğrencileri, ardında da öğrencilere verilen ev ödevleri çocuklarına yardım etmek isteyen velileri yoğun bir çalışma temposuna sokacak.
Özellikle İlkokula yeni başlayan öğrencilerin velilerini de dersler başlamadan önce “öğretmen seçme” telaşı sardığını gözlemledim. Öğrencilerin sınıflarının tespitinde iş kuralara kalınca, veliler arasında filanca bey, falanca hanım öğretmenin sınıfına öğrencilerini aldırtmak için, ellerinden geleni yaptıklarına tanık oldum.
Velilerin A öğretmenin yorgun olduğunu, yakında emekli olacağını, B öğretmenin öğretmenliğe yeni başladığını, C öğretmenin çok rahat olduğunu aralarında konuştuklarını duydum. Çocuklarının veya torunlarının “en iyi öğretmende okuması”nı ve özellikle ilkokulda başlangıçta iyi temel almasını istemekte haklı olduklarını düşünmemek elde değil.
Konuya öğretmenler açısından bakacak olursak; onların da kırsal kesimden gelen öğrenciler yerine, kent merkezlerindeki varlıklı, çocuklarının eğitimini önemseyen ve onları evde destekleyen ailelerin, çocuklarını okutmak istemeleri çok doğaldır.
Oysa olaya esas öğrenci gözüyle bakılmalıdır. 46 yılı aşkın bir eğitimci olarak, öğretmenlik ve müfettiş olarak denetim yıllarımdaki birikimlerime dayanarak, öğrencilerimize uyguladığımız anketler ve onların görüşleri sonucu, aranan, iyi öğretmeni öğrenci gözüyle bulmalıyız.
Öğrencilerimize “Öğretmenimi çok seviyorum, çünkü; “ başlığı altında sorduğum sorulara verdikleri yanıtları sizlerle paylaşayım.
Öğretmenimi çok seviyorum, çünkü;Öğretmenim,
- Sınıfta beden dilini iyi kullanan, profesyonel bir tiyatro oyuncusu,
- Sevgi ve saygıya dayalı otoritesi olan, hatalarımıza karşı hoş görülü ve sabırlı,
- Bizleri derste konu hakkında konuşturmak için ödüllendiren,
- Hata yaptığımızda dahi bizleri cesaretlendiren,
- Bizlerle devamlı “göz temasında” olan ve ağzının içine baktıran,
- “Ders ne çabuk geçti” dedirten, Bizlere ismimizle hitap eden,
- Bize dostça davranan, sıkıldığımızda zaman zaman şaka yapabilen,
- İdealist, öğretmeyi ve öğrencileri çok seven,
- Gelişen eğitim araç ve gereci ile teknolojiyi sınıfta kullanabilen, kullandıran,
- Sınavlardan önce konuları mutlaka öğreten, öğrettiği yerden soran,
- Derslerine sürekli, amaca uygun bir ders plânıyla hazırlanarak giren,
- “Neyi? Niçin?Ne zaman?Nerede?Nasıl?” öğreteceğini iyi bilen,
- Sabırlı, öğretmenlik heyecanını asla yitirmeyen,
- Her zaman ve her yerde örnek davranış gösteren,
- Branşındaki gelişmeleri sürekli izleyen, kendini geliştiren,
- Sınıf yönetimini iyi bilen, her şeyi bildiğine inanmayan, paylaşmayı seven,
- Konuları seviyemize göre anlayabileceğimiz şekilde anlatan,
- Bizlere derste konuşma fırsatı vererek, derse katılımımızı sağlayan,
- Bizleri notla korkutmayan, sınıfta boşuna zaman harcamayan,
- Tahtayı çok kullanmayan, hoşgörü sahibi, kendisine güvenen,
- Araştırmayı seven, objektif karar verebilen,
bir “ÖĞRETMEN”dir. Böyle öğretmenlerimizin olduğuna adım gibi eminim.
Sevgi ve saygılarımla.
Ali İhsan Özçakır.
MEB. Emekli Başmüfettiş