Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
853
 

Öldürenin yanına kar kalmaz

Öldürenin yanına kar kalmaz
 

Münevver Karabulut cinayeti birkaç gündür yine gündeme oturdu. Yo hayır bundan rahatsız değilim...

'Yine mi aynı haber' demiyorum. Ayrıca; haberden sıkılanları anlamıyorum ve sıkılanlar hakkında da iyi şeyler düşünmüyorum....

Böyle bir vahşet unutulsun mu... Suç cezasız mı kalsın... Caniler ekmek çalanla bir mi tutulsun?

Ya da, 'kızını dövmeyen dizini döver' diyerek canilere pirim mi verelim?

Bence vermeyelim. Düşmez kalkmaz bir Allah. Ne oldum değil ne olacağım demeli...

Ben o yavruya Allah'tan rahmet diliyorum. Ailesine de Peygamber sabrı diliyorum. Böyle bir acıyı Allah düşmanıma bile yaşatmasın...

Rahatsız olduğum konu; olayın hala nedeninin bilinmiyor olması...

Böyle bir olayın hiçbir şekilde hafifletici sebebi olmamalı. Yaş da buna dahil!

Kadına yapılan şiddetin raporu öyle ürkütücü ki...

Ağzındaki sakızı balon yaparak, 'öf yine mi aynı haber, ay sıktı valla' diyen kadınlar sıra kendilerine ne zaman gelecek, haberdarlar mı?

Sanatçı geçinip Karabulut olayını tiye alarak tiyatro gösterisi sunan zat alkışı ne kadar hakeder?

'Kız dediğin evden okula okuldan eve' mantığı güden insanlar kendi kızlarının kardeşlerinin vs özel yaşamlarının ne kadarını biliyorlar?

Kadın her nasıl davranırsa davransın erkeğin kadını öldürmeye hakkı yok. Yok böyle birşey. Bunun mazereti yok.

Olaylar ne olursa olsun öldüren katildir canidir...

Katillere canilere pirim vermeyelim.

Bu vahşeti unutmayalım unutturmayalım ki aynı akıbete uğrayan rahmetlilerin de katilleri bulunsun ve cezalandırılsın.

Katiller bilsinler ki öldürenin yanına kar kalmaz!

İyi bayramlar...

http://www.esmakahraman.com/oldurenin-yanina-kar-kalmaz/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Caniliğin ve şiddetin mazereti olamaz. Cani bir ruh hastasıysa onunla da tıp ilgilenir. Ama diğer şahısların korunması da kamu görevidir. Yazık ki mağdur iki kere mağdur ediliyor. Hele ki mağdur kadın ise karşılaştığı her türlü şiddette, kendisin de tahrik sebebi aranıyor. Yasalar da değil, toplumda bazı kişilerin düşünce sisteminde bu böyle...Sözlerine tamamen katılıyorum.

TC kaan kartal 
 22.11.2009 12:18
Cevap :
Sayın Yazarım caniyi öyle bir yere getirdik ki... ne yemiş ne içmişmiş, başını yerden kaldıramamışmış, üzgün görünüyormuşmuş... 'Vah vah yaa, Münevver Karabulut geldi kendini öldürttü... Cemin'de, babasının da hayatını kararttı. Hiç yoktan çocuğun psikolojisi bozuldu.' demediğimiz kaldı. Yuh yani! Sayın Yazarım, Allah iyilerle karşılaştırsın... Sevgiler...  22.11.2009 12:55
 

Bunun adına, “akıl edemedim” değil, erimin “insan” olduğunu unuttum demek daha doğru olacaktır. Çünkü bütün bu olup bitenlere rağmen, “görev başı eğitimimi tamamlayamadığım için üzgünüm” diyebilmiştir… Bu konuyu girizgah yaptığım bir yazım var: “Pimi çekilmiş demokrasi kimin elinde” başlıklı. blog.milliyet.com.tr/blog.aspx?BlogNo=200017 Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 21.11.2009 17:43
Cevap :
:( Sayın Yazarım, isyanın isyanımdır... yazıya hemen bakıyorum.  21.11.2009 17:45
 

Buna şu gerçeği de ilave etmek isterim: Bu yanlış yaklaşım, dünyayı; “yaptığı, yanına kar kalan” bir aleme dönüştürüyor. “Cem”, Garipoğlu olurken; “Münevver” Karabulut oluyor. Bu durumda, Garipoğlu katletmişse Münevveri, fazla hapis yatmamalı… 15 bilemediniz, 20 yılda çıkmalı, yeni Münevverler katletmek üzere… Dahası pimini çektiği el bombasını, sağlığından sorumlu olduğu erinin eline veren teğmenimiz de, dört mehmetçiğin ölümüne yol açtığı hiç önemli değil, 9 yıl 2 ay yatmalı… Görev başı eğitimini tamamlayamadığı için üzgün olduğundan, çıktığı andan itibaren, yarım kalan görev başı eğitimine devam etmesi sağlanmalı... Bu acı tabloda, yeni acılara yer verilecek boş bir nokta yoktur. Çünkü toplum katledenlere verilen cezaya acıyor, katledilene ve onun ailesine değil. Kısacası toplumsal vicdan, Garipoğlu’na acırken; Münevver’i ve onun gibileri, toplumsal karabulutun sorumlusu ilan ediyor… İsyanınız, galiba bu noktaya. İsyanınız, isyanımdır… Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 21.11.2009 17:11
Cevap :
Sayın Yazarım bugün yaşadığı için herkeste bir ukalalık var. Senin de altını çizdiğin gibi... sanki bu onların kendi başarısıymış gibi.. çok iyi insanlar oldukları için ölmüyorlamış gibi.. ölenler kötüymüş gibi... İsyanımı çok iyi tahlil ettin teşekkür ediyorum. Teğmenle ilgili de bi yazım vardı... :( Sayın Yazarım, isyanlardayım... Sevgiler... http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=208328  21.11.2009 17:22
 

Halkımız, boşuna “ateş, düştüğü yeri yakar” dememiş. Birisi, acı bir durumla karşılaştığında, o acıyı paylaşanların yanı sıra, o an bu türden bir acıyı henüz tatmamış olanlar, eleştirirler o acıyı yaşayan insanları… Sanki, bu toplumda yaşamıyorlarmış gibi… Beş ay kadar önce, bir haber sitesinde dile getirdiğin türden bir yorum okumuştum. Yorumda şöyle denilmekteydi: “Bıktık, bu haberden… Benimde çocuklarım var. Eve ne zaman girip, ne zaman çıktıkları bellidir. Herkes çocuğuna bakmalıdır.” Bu yorumu okuyunca etkilendim ve habere değil, bu yorumu yazanı eleştiren şu yorumu yazdım: “Osman Bey, keyfiniz yerinde galiba… Dışarı çıkan birinin ne zaman eve döneceğini Allah bilir. Onu, dışarıda olduğu sürece koruması gereken de “kamu” gücüdür. Eğer kamu gücü orada değilse, muhtemelen olmaması gereken yerdedir. İnsan ne olduğunu değil, ne olacağını düşünmelidir. Şu an acı yaşamıyor olmamızı, kendimizin bir başarısı görmeyelim.”

Rıza Üsküdar 
 21.11.2009 17:05
Cevap :
Sayın Yazarım, teğmenle ilgili bir yazım daha var. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=200587  21.11.2009 17:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster