- Kategori
- Anılar
Oy Asiye! Asiye! Balıklar da susar!

İzmir fuarı 2007 Sevgili Mustafa Avşar ve eşim Robert
Türkülerle yakın zamana kadar bir akrabalığım yoktu! Çorum İlinin türkü barları kanıma girdiler! Sene 2004 Ben feleğimi şaşırdım, nerdeyse nerden geldiğimi de! Bu sıcakkanlı şehri gördüğümde!
Çorum’da deniz yok!
Baraj gölü var! Bir de uzaktan gördüğüm, yüzme havuzu! Hani şu olimpikli olanlarından!
“Hadi emekli olalım!” Kararını almış, tam köşeye çekilirken AB den kesin bir uyarı geldi “ Siz benim iki sene evren kenti askıya almamı ciddiye almayın! Ben devam kararı aldım! Hadi bakalım kolları sıvayın, musluğu da biraz daha açın!”
…Kime çekmiş bu?
…Senin sülâlene!
…Hayır! Olamaz! Bizde hiç kimse, şey için yorgan yakmadı!
…Yakarsınız! Yakarsınız! Aşk için çok daha fazlasını yaparsınız!
AB! Onu hafife alamazdık! Çünkü onu biz ürettik, biz besledik! Beslemeye devam etmeliydik! Benim köyüm, seninkinden yahşi muhabbetleriyle vakit kaybedemezdik! Taşıma suyla değirmen dönmeyeceğine göre, paçaları sıvadık gürül, gürül akan çayı geçmeye azmettik!
Çorum Hayat Kâğıt fabrikası bize hem hayat verdi, hem de bağrına bastı!
Ne olur, ne olmaz biz ev düzenimizi bozmadık! Giysiler, çanak tabak, yorgan yatak gibi günlük kullanımı elzem olanları ufak bir kamyona yükledik!
Eş ve motosikleti önde, Orti, muavinim olarak yanımda, Ağuş, Tiger, Karmen kafeslerde Çorum yollarını tuttuk! WC ziyareti dışında mola veremiyorduk, tüylüler strese girmesinler diye! Çorum/ Bahçeli evler deki yeni evimizle İzmir arası tam
Ev sahibimiz Çorum’un sayılı ailelerinden! Dairede tüylü beslemek barındırmak yasak! O yüzden kulakları çınlasın sevgili Nejat Bey( Fabrikanın yönetim kurulu başkanı, unutamadığım harika insan!) Fabrikanın bahçesinde, yanımızda getirdiğimiz devasa bir kafesi kedi kızlar için kurmamıza izin verdi!
Orti de, kangalların, Alman kurtlarının yanı sıra güvenlik görevlisi olarak fabrikada işe başladı! Onun bir bekçiden çok, bir avcı olduğunu görmezden geldiler!
Her gün, bazen günde iki kere onları ziyarete geliyordum! Eli boş değil tabiî ki! Fakat git gel benzin parası, israfı rahatsız ediyordu! Bahçeli evlerde oturuyorduk ama bahçemiz yoktu! Eve sırayla gizli, gizli getirdiğim tüylülerden (sonraları çok iyi anlaştığımız) ev sahibinin haberi oldu! Onlar haklıydı, buna rağmen evimizden çıkın demediler! Üç ay sonra, üç katlı, kıt eşyalı büyük bahçeli bir evimiz oldu! Bahçeli evlerden, “Bin evlere” sevinçten kanatlanıp uçtuk! Orada, Çorum’da çok mutlu olduk!
Otantik görülmeye değer “ Kâtipler Konağı” Yemekleri hele o baklavası… Bir o kadar tatlı konuştukları Türkçenin, hiç duymadığım nüansı(ince ayırımı) Çorum ağzı!
Ben “Kalalım, buralarda, İzmir’im benim, benim olmasına, onda yaşayan kalabalık gitgide yabancılaşıyor zaten bana!”Dedim ve sözümden asla dönmezdim! Başıboş kalan İzmir’deki dört duvara uzun parmaklar musallat oldular! Komşulara gına geldi telefon etmekten! “ Pencereleriniz kırık! Kapınız açık! Işıklarınız gece gündüz yanıyor! Polis sizi arıyor!”
Hatırası olan ne varsa, buhar oldu gitti! Yabancı kıymet bilmezlerin eline geçti! Satalım savalım dedik, İzmir’deki evi! Bir sonuç alamadık! “Bu gibi işler zaman alır!”Diyen diyene! Vazgeçtik!
Döndük boynu bükük! Bol maydanoz, et balık tüketen ilimizden! İçinizden soran olur “ Hiç mi olumsuz yönü yoktu o yörenin?” olmaz olur mu? O zaman ben de size sormak isterim “ Bol tüketilmesi gereken sağlıklı besin balıktan; caydırabilir mi sizi kılçığı?
İzmir’deki zarar ziyan dünya malı, onlar olmadan da nefes alabiliyoruz, şükürler olsun! Çorum’un bize armağanları paha biçilmez, ancak gönül gözüyle görülebilen değerler ve elle tutulan dört tüylü bebiş kardeşler! Yaşamımıza renk kattılar güç verdiler!
İç dünyamız zengin, ufkumuz biraz daha genişlemiş olarak, inimize, ilimize, İzmir’imize geri geldik, ileri bir adım daha atmış zihniyetimizle…
Oy Asiye! Bilirsin tatlı su balığı susamaz! Onların bedenlerinde yeterince tuz vardır! İşte o beden çevresindeki suyu sünger gibi yavaş, yavaş emer! Susuzluk giderilmiş olur! Tuzlu su balıkları, tuzlu suyu içmek zorundadırlar! Eğer içmezlerse kururlar, çünkü bulundukları tuzlu ortam; balığın derisinden nemi çeker, yok eder! O yüzden, oy Asiyem! O Denize dönmeliyim!
Ama senin türkünü, güzelim senin türkünü, yavrum senin türkünü nasıl unutur, nasıl unuturum ben!
Gönül ister ki bu satırlar, Çorum’a ve onun güzel insanlarına armağan olsun!
Başta: Nejat Bey ve sevgili ailesi, Faruk Bey ve sevgili ailesi, Aydın Bey ve sevgili ailesi, güler yüzlü Mustafa Avşar(kahrımızı çok çekti) ve ailesi, Hüseyin Bey ve sevgili ailesi, olmak üzere, lütfen kabul buyurun! Çoban armağanı çam sakızı misali!
2007 İzmir Fuarının onur konuğu Çorum! Seni her zaman bekliyoruz!