​ Seferihisar Yangını Korkuttu / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
 

Seferihisar Yangını Korkuttu

Seferihisar Yangını Korkuttu
 

Seferihisar yangını Seferihisr ve Doğanbey körfezini bu hale getirdi. Yazık oldu yaban hayata !..


Hafta sonu, Seferihisar tam bir kabus yaşadılar. Onlar orada kâbus yaşarken, burada biz de en az onlar kadar acı çektik, yüreğimiz sızladı. Sebep? Seferihisar ile Doğanbey Körfezi arasında çıkan yangın. Cayır cayır yanan ormanlık alan ancak, 17 saat sonra kontrol altına alınabilmiş. Bugün bölgede oturan dostlarınla yaptığım telefon görüşmesinde, hala dumanların çıktığını ve hala yangın söndürme helikopterlerinin inip kalktığını söylediler. Demek ki, tam olarak kâbus sonlanmadı. Ekipler, son müdahalelerle soğutma ve yangının tekrar faaliyete geçmemesi çalışması yapıyorlar anlaşılan.

Ama dile kolay neredeyse, gündüz ve gece süren yangın 700 hektar civarında bir alanı kül etti. Bu yangınla birlikte, hem yaban hayat gitti, hem orada yaşayanlar, evlerinin neredeyse dibine kadar gelen alevlerin kendilerini de yutacağı korkusuyla, yazlıklarını ve bölgeyi terk etmeye başlamışlardı. Seferihisar’daki birçok yerleşim biriminin de yangının başladığı saatlerde boşaltıldığı haberini almıştık. Rüzgârın etkisiyle büyüyen yangının söndürülmesi için bölgeye hava gücünün yarısının yönlendirildiği, 9 uçak, 4’ü amfibik 7 helikopter, hava ve yer ekipleri, 100’e yakın arazöz ve 500’ün üzerinde işçinin söndürme çalışmalarına katıldığı yangın, nihayetinde bitti. Ama Allahtan, herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadı. Yitip giden ormanımızdan gayrı..

Aslında, orman yangınlarına alışık bir milletiz. Öyle ya da böyle bir sebepten, her yıl binlerce hektar ormanlık alanımız kül oluyor. Daha dün kontrol altına alınan Seferihisar yangınından sonra bugün de Gelibolu’da iki ayrı noktada yangın çıktığı haberini okuduk. Allahtan zamanında yapılan müdahalelerle fazlaca bir kayıp olmadan, kontrol altına alındığı bilgisini, şu satırları yazdığım esnada öğrenmiş bulunuyorum.

Uzmanlar, Seferihisar yangınının insan kaynaklı olduğunu söylüyor. Yani? Yani, ya piknikçilerin bir becerisi (çünkü hafta sonu deniz sefası yapmaya gelenler oldukça fazla), ya yoldan geçen, oralarda dolaşan birinin, sonunu düşünmeden attığı sigara izmariti, ya sıkça alışık olduğumuz tarım alanlarındaki ihmaller ve dikkatsiz anız yakmalar, ya da aslında kimsenin dile getirmediği, getirmek istemediği sabotaj ihtimali. Hemen hemen hepsi insan merkezli sorunlardır, yangına davetiye çıkaran. Ollayla ilgisi olduğu düşünülen birileri gözaltına alınmış. Tutuklasan yada idam etsen ne olacak. Bu ormanlar bir daha gelecek mi? Kaç yılda bu hale geliyorlar. Öyle ya da böyle, yitip giden, yanıp kül olan bizim ormanlarımız, bizim akciğerlerimiz, bizim değerlerimiz. Ama kaynağı ne olursa olsun, yanıp kül olan ormanlar yüzünden dünya hızla bir betonlaşma ve çölleşme sürecine girecektir.

Seferihisar yangınından sonra, yetkililer açıklama yaparken, bu yangını, bu yıl içinde çıkan İzmir’in en büyük 3. yangını olduğunu ifade etmişler. Doğrudur. Geçtiğimiz aylarda da Bornova yerleşim birimlerinin dibine kadar gelen yangın, çok korkutmuş ve yüzlerce hektar orman kül olmuştu. Şimdi de Doğan bey körfezi, aynı kaderi paylaşıyor ve resimde görüldüğü gibi artık kel, çöl ve çirkin bir görünüme geliyordu. Özellikle Ege kıyıları kızılçam gibi oldukça yağlı ve kolay yanabilir ağaçlardan müteşekkil ormanlık alanlarla dolu. Bu yüzden, her yıl muhakkak bu bölgelerde yangınlar olur. Bu yangınlarla binlerce hektar ormanlık alan kül oluyor. Bu hem bölge, hem ülke ekonomisine büyük kayıplar veriyor. Bu sebepten dolayı da, özellikle bu bölgede “yeni bir orman konseti” oluşturulmaya başlanmı. Bu konsepte “yangına dayanıklı ağaç” projesi başlatılacakmış. Bu konsept için de “yanan alanlarda kızılçam olmayan, reçineli olmayan yapraklı, gövdesinden ve yaprağından faydalanılabilecek, yangına dirençli, şeritler halinde yeni bir orman konsepti” tanımı getiriliyor. Vallahi, ağacın yangına dayanıklısı nasıl olur bilmiyorum ama eğer böyle bir şey var ise hemen bu proje başlatılıp, bu bölgeler tekrar yeşile kavuşturulmalıdır. Birileri hemen faaliyete başlamadan.

Bir de işin başka tarafı var tabiki. İşte o yukarıda bahsettiğim birilerinin amacı, işin başka tarafını oluşturuyor. Bu kıyılarda bu kadar çok yangının olması, hükümetin ikide bir 2B projesini ortaya atması, insanda farklı düşünceler uyandırıyor. Son 10 yılda anormal bir biçimde betonlaşan, yazlık yerleşim birimleri ve turistik tesislere açılan Ege kıyıları acaba 2B’yi bahane ederek, ormanlar yakılarak, yok edilerek bir yapılanma projesi içinde olanlar da acaba var mıdır? Neden olmasın? Ben şeytanın avukatlığını yapıyorum. Yukarıdaki resme bakın ne demek istediğimi daha net anlarsınız?

Şimdi Seferihisar ormanı ve ormandaki yaban hayat yok. Bir gece araba ile kıyısından geçtiğim o orman artık kül oldu. Artık, o gece vakti dolunay’da, ormanın içinden çıkıp, arabanın farlarına şöyle bir bakış atıp, geçip gidiveren o şirin, güzel tilkileri de göremeyeceğim belki. Belki, artık bundan sonra, baharla birlikte o kekik ve çam kokuları da olmayacak. O güzel orman ve tilkiler, hafızamda tatlı bir tebessüm olarak kalacak.

../..

 
Toplam blog
: 671
: 2572
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..