Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Sinema
 

Sekiz adımda kazanma rehberi: Küçük Gün Işığım (Little Miss Sunshine)

Sekiz adımda kazanma rehberi: Küçük Gün Işığım (Little Miss Sunshine)
 

‘Artık kaybetmeye son! Kaderin tamamıyla senin elinde. Kendini akışa bırakmak yok, ‘kısmetse, hayırlısıyla...’ gibi kaybedenlerin acınası mazeretleri yok. Önce hedefini belirle, sonra sekiz adımı izledin mi, tamam. Tabi bunların en önemlisi disiplin. Yeri gelecek, hayatını zehir edeceksin, birilerini kırıp kendini parçalayacaksın; ama hedefine ulaşacaksın. Sen kazanacaksın, sen. Kaybedenleri kimse sevmez, en başta babaları! Haberin olsun. Bak işte, adımlar hazır. Bir kitapta toplayacağım zaten, milyonlar onu okumak için yarışacak. Sekiz adımda iş bitiyor, sekiz mi dedim? Yedi de olabilir. Neyse kitaptan okursun.

Kakaolu dondurmayı bu kadar severken güzellik yarışmasını kazanabilecek miyim? Yeterince güzel değilken? Kazanmak için her şeyi yapacağım. Asla bir ‘kaybeden’ olmayacağım, asla! Peki ya ucube abim ne olacak? Her gün 200 küsur şınav... Her şey savaş pilotu olmak için. Sınavı kazanmadan kendisi dahil herkesten, her şeyden nefret ediyor. Önünde bir not defteri, yazarak anlaşıyoruz. Konuşmayacağına söz verdi, kazanana kadar!

Yarışmak istiyorum, rekabeti çok seviyorum. Herkesi geçeceğim, ‘ben kazanacağım.’’diyorsun.

Peki ya kazanamazsan? Yıllarca emek verdikten; sabahın altısında kalk, meditasyon yap, meyve ye gibi zırvaları uyguladıktan sonra? Hedefine ulaşana dek kendine ceza verdikten, hayatını ve çevrendekilerin hayatını zehir ettikten sonra? Tüm yeteneklerini, zekanı, güzelliğini, azmini kullandıktan sonra başaramazsan? İstiyorsan yarış tabi: heyecan güzel, kendini geliştirmek daha da güzel; Çalışmak, hayatı anlamlı kılmaya çabalamaksa en güzeli.

Ama yeri gelir kazanamayabilirsin. Mesela hasta olursun sınavdan önce, ya da birileri senden daha azimlidir, akıllıdır, belki yalnızca şanslıdır.

İşte bu motiflerle bezeli olan ‘Küçük Gün Işığım’, eğlenceli, sevimli, özgün ve kaliteli bir yapım. En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Özgün Senaryo dallarında aldığı Oskar ödüllerini fazlasıyla hakediyor. Herkese, bilinen kalıpları kıran bu Amerikan yol komedisini izlemelerini tavsiye edebilirim. Yalnızca hoş vakit geçirsinler diye değil, ‘iyi’ bir film de izlesinler diye...

 
Toplam blog
: 132
: 3374
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..