- Kategori
- Aşk - Evlilik
Seni seviyorum aymazlığı (Masallar, masallar, masallar...)

Seni seviyorum yalanını söyleyen her kişi, ideal olana aşık olmak gibi hesap kitap dolu bir yaklaşımla hesapsız kitapsız bir aşk isteğinin paradoksunda yaşar. 19 yaşındaki bir kız 50 yaşında bir adama öfkelendiğinde 'aramızda çok yaş farkı var, öfkelenmemeliyim' der mi sizce? Demez elbette... Çünkü öfke hesapsız kitapsızdır. Diğer tüm saf ve gerçek hislerin olduğu gibi... Peki hiç görüdünüz mü 19 yaşında manken gibi bir kızın 50 yaşında çirkin ve fakir bir ihtiyara aşık olduğunu? Elbette hayır!
Çünkü aşıksan ideal aşktır yaşadığın. İmkansızlıklar dediğin şeyler bile aslında aşmayı gözüne kestirdiğin şeylerdir. Zaten aşılamayacağını anladığı anda kaçmaya başlar insan oradan. Geçen hafta seni seviyorum diyerek kendinden geçen kişiyi sana artık aşık değilim derken bulursun. On gün önce hayatı boyunca unutulmayacak olan senin on günde hakkından gelinmiştir bile. Çünkü aşk dediğimiz şey hesap kitap ve yalan dolu bir hırstır sadece. O yüzden en güzel aşklar en yadırganan aşklardır toplum tarafından. Çünkü hislerin doğasında olan şeydir zaten yadırganmayı ya da yargılanmayı umursamamak. Çok üzülünce diz çöküp hüngür hüngür ağlarken hesap yapamazken nasıl kendini toplayıp hüznünü kontrol altına alınca toparlanırsın, sevgi de öyle yargılanma korkularından uzak olmalı değil mi? Peki öyle mi? Elbette hayır!
Peki nerede o zaman dışarıdan bakınca estetik görünmeyen ilişkiler? Kedisine aşık olan adam nerde? Yaşlar yakın, dışarıdan bakınca uyum mükemmele yakın olacak. Güzellikler bile yakın olacak. Büyük farklılıklar olmayacak. Ve biz de buna aşk diyeceğiz. Davul bile dengi dengine çalar değil mi? Elbette hayır!
Davulun dengi dengine çalmadığı andır aslında gerçek aşk... Oysa günümüzde o aşk, his diye adlandırılan şeyler içerisinde en yapmacık, en sahte, en y......a olanıdır. Seni seviyorum diye ağza sakız edilen şeyse, bir insanın diğerine söyleyebileceği en büyük yalandır. Ve bu yalanı söyleyen her kişi, ideal olana aşık olmak gibi hesap kitap dolu bir yaklaşımla hesapsız kitapsız bir aşk isteğinin paradoksunda yaşar.