Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
302
 

Sevdalılar çiğnesin diye

Sözlerin gizlerinden sıyrıldığı anlar, yüzlerine ay aydınlık bir sevincin yerleştiği anlardı.

O anlar; çocuklar lunaparka gelmiş gibi, sevinç sarhoşu olmuşlar gibi…

Birden, gerçeğin soğuk demiri indi sırtlarına. Suç artık sözün bünyesine de sindirilmişti. Sızılı tümceler, sızılı paragraflar kitap sayfalarından karanlık mahzenlere doğru savruluyordu. Suçlanan sözleri de vardı artık insanların… Gel zaman git zaman okudukça o kitapları cilt cilt, düşündükçe sözden yayılan gerçeğin büyülü üçüncü dünya boyutunu; kanıyordu sözün yazanı, hele de düşüneni…

O boyuttan aşka kayınca gözleri, onlara sevdadan kimsesizlikler kalıyordu. Gözlerini suçlayan kalp çarpıntıları, son yolcularını ağırlayan yollara savuruyordu onları…

Masalarının üstüne kitaplarını, kağıtlarını ve kalemlerini yayan mürekkep yalamış haylaz çocuklardan geriye; saçları başları darmadağınık, yüzleri solgun ve sırtlarında çantalarıyla anlamsız sığınma provaları yaşayan emanet bir hüzün satanlar kitlesi kaldı onlardan.

Bu çocuklar, hangi kapının önünde soluklanacak olsalar, kokmuş bir yalnızlık girer oldu koyunlarına. Hangi yolu tozutacak olsalar, o yolun çıkmazları ciğerlerine saplanır oldu… Tesellisi ölüm olan bir var oluşun sancılı koşuşturmalarında, başlarını dik tutabildiler ancak.

Kahkahaların en okkalısını savurdukları yıllardan, kendilerinden habersiz bir kara kedi girdi, yaşamla aralarına… Ne o yıllardan geriye yardan bir haber beklentisi ne de yarın şöyle kurulacak düşleri kaldı geriye…

Yaşamak, nicedir hükmünü yitirmiş bir eylemlilik olarak akmakta ayaklarının altından… Berrak suları, kendi elleriyle kirlettikleri düşleri miydi yoksa…

Üstlendiler, bütün çıkmaz sokakların yıkıcılığını… Üstlendiler, bütün girdapların boğuculuğunu…

Belki de, bir sıcak yuva düşü sonrası, ılık ılık ecele doğru akacak bir kan sayımıydı onlardaki umut ve sevda… Kanlarını kendi bataklıklarında kurutacak, bir ben kaldı mı onlarda…

Hiçbir tesellileri kalmadı; duvarlarının üstlerine yıkıldığı binalardan geriye… Kurutuldu çoktan, su kaynakları burunları dibinde…

Ellerinde kalan, bir avuç hüzüne bandırdıkları umutlarını savuruyorlar artık ortalık yere… Sevdalılar çiğnesin diye…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 382
Kayıt tarihi
: 27.01.09
 
 

1975’te Ankara’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü’nü bitirdi. Şiirleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster