- Kategori
- Dostluk
Sevgili arkadaşımın söylemesini istediğim

Hani, ne söyleyeceğini bilemediğin garip haller içine girer, ne oluyor diye düşünürsün ya, işte olan o.
Olanın hallerin ve şeylerin, tam anlamıyla bilinçte anlaşılamaması, insanın farklı duygulanımları yeniden veya yeni tanıyor durumunu yaşamasını getiriyor.
Bildiğin, tanıdığın zamandır, bu halleri önümde buldum.
Anlamaya uğraştığım ben miyim, yoksa kendimi bu anlara kadar yeteri kadar anlayamadığım mı?
Ya da senmisin (?) anlamını kendimde birleştirmek istediğim, "iki anlamdan tek anlama varmak istediğim". Yalnızca "ben" olarak bunu açmak kolay değil galiba.
Yazmak neydi (?); "kendini uzağındakine anlatabilmekti".
Düşünüş veya duygu, şimdi bunların yazılmasının anlamı, kendimden bile uzak olduğum varsayımının kabulunü sağlar mı?
Kim okur yazılanları? Sana benzeyen birisi olmadığına göre, senden başka kimse!
Anlam yüklemek; kime, neye, neden ve nasıl bir anlam yüklenilebilir.
Anlam her şeyde ve her insanda, kendi içselin de var olduğuna göre: "yeni anlam" neyi değiştirir(?), "yeni" olduğunun kıstası ne olmalıdır veya olabilir mi?
Bu sorulara "bilmiyorum" demek istiyorum, fakat yine de (ben biliyorum desem de) sonuçta bilinmez kalacak. Kabul edilebilir görünmüyor; "bilmemek" garip bir terim, sanki beklemeye alınmış gizli bir istek gibi.
Hoşa gitmeyecek şeylerin başkalarınca bilinmesi istenmediğinde akla gelen bir kelime.
O vakit, bilinmesi istenilmeyen ne (?), ya da böyle bir bilgi kırıntısı var mı?
Yoksa, kendine bile söylenmesi zor gelen duygular mı söz konusu olan!!!
İnsan kendine neyi söyleyemez ki; kızar, bağırır, cezalandırır hatta kendine küsebilir bile!!!
Eksik kalan bir şeyler var, insanın kendine söylemekte zorlandığı bir şeyler var!!!
Nedeni her insan için farklı olsa da, bazı şeyleri söylemek, yalan söylemek kadar zor olabiliyormuş demek ki! Söylenilen sözün, kişi tarafından inanılır olabilmesi için, kendinden değerli ve üstün olduğunu düşündüğü kişilerin dilinden çıkmış olması beklentisi (aslın da hepimiz de) vardır.
Ve yine aslında istersek kendi-kendimize, "benliğimize", "seni seviyorum" diyebiliriz ve kendimizi sevebiliriz bile, bizi "seven" "sevdiğimize rağmen".
İlk sevgilimiz, (o ilk halleriyle ve tertemiz çocuk yüzüyle) ilk günümüzden beri içimizde, hep bizim yanımızda, sadece dönüp ona bakmamız, elini tutmamızı bekler...
Aklınıza gelen ilk isimle seslenmeyin o na; adı ne olsun istiyorsanız öyle seslenin, ya da ilk önce isminin ne olduğunu sorun kendisine...
Fotoğraf:Cüneyt Oğuztüzün
Atlas Dergisi