Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
186
 

Sözcüklerin değince dünyaya, ilkyazdır bu aslında

Şanlı şöhretli acı kıskaçlarından, şarap lekeli beyaz gömlekler kaldı.

Yırtık kumaş pantolonlu el kadar çocuğun utancı, büyüyünce yüzünü kızartır. Şile bezi de yırtılır halbuki ar da nam us da…

Sabahların ilk yaşanacak saatlerinden geriye, konuşmamak için yırtınmak ve şaşkın sözcükler kalır, solgun bir yüzle.

Hiç kimsenin itina göstermediği davranışlardan sonra, koca bir nesil maymunlaşıyor kargacık burgacık bir şekilde.

Kime baksan koca bir kütük yakışıksızlığı, neye baksan para, para ve yine para… İnsanın soylu tarafını tüketen parasal yırtınışlar, insanın insanlıktan çıkışıysa; bu, parasız günlerinden mi kalıyor acaba…

Satın alınan ne varsa, insanın geleceğine bir çizik daha atacaktır aslında. İnsanın karşılıksız vereceği ne kaldı, kuru bir sevgiden başka, demeyin sakın.

Böyle geçen ömürlerden sakat bir çocuk ve yitik bir gençlik biriktirenler, egemenleriniz kına yaksın!

Eklediler her defasında, yokluğa daha büyük bir yokluk daha. Bir düşünsel boşluğa bir başka korkunç boşluk daha…

Cam bardakların kırıldığı avuçlar, kan akıtarak geliyor, susamışlıklarının dinginliği ihtimalini büyütmek adına.

Limanını yitirmiş pusulasız bir geminin, tayfasını avutmalı kaptanı, sen sağ ol avutmalarıyla, hayrından bahsetmeli sonra, cam kırılmasının mesela. Kanadını arayan bir bilim adamı, kuş kadar özgürüm deme, hem kuş hem de sen sandığın özgürlüğün yalnızca sözlü kısmını üçkağıda bağlayansınız.

İlkyaz özlemlerini türkülerine ve aşklarına nakleden, taşımadığın kadarsın yolculaşmaların ürküten bir başına yolculuklarında…

Ölümün beni avutamaz ben de öleceğim diye. Avutacak olan, ölüme değer yaşamdır, aranan bütün huzur ve barış adına rengarenk kılınacak yaratılması gereken ortamında.

Güvenme yağmura, izini bırakıyorsa yollara çamuru daha sonra, ayak izlerinden geriye…

Kapı eşiği dünyanın ıssızlaştırdıklarının sığınağıysa, artık kapı önünde durma ozan, yakılacak ateşler için nefesin gerekli daha, üstelik tüm gücünle… Isınacak olan var sözcüklerinle, ben üşüyorum diyerek ağzından çıkacak dünyayı soğutma…

Sözcüklerin değince dünyaya, ilkyazdır bu aslında…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 382
Kayıt tarihi
: 27.01.09
 
 

1975’te Ankara’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü’nü bitirdi. Şiirleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster