Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '07

 
Kategori
Eğlence - Hobi
Okunma Sayısı
556
 

Taburede iki adam

Taburede iki adam
 

Haftanın yorgunluğu, yılların yorgunluğu, biraz ritm, biraz kahkaha için gidersiniz şöyle müzikli bir yere. Gittim... Ama her yer tıka basa dolu. Daha öncede kalabalık müzikli cafe görmüştüm ve havasız olur diye girmezdim ama burayı nedense beğendim.

Hiç yer olmadığından; yanımda da, kendime yer buldum ama o nereye oturacak endişesi taşıyacağım biri olmadığından boş bulduğum tek yer olan bar kısmındaki boş tabureye oturdum. Saat akşam 19.00 civarıydı. Hiç unutmuyorum cumartesi akşamıydı ve ertesi sabah geç uyanma lüksüne sahip olduğumun bilincinde, ciddiyetinde vede keyfini yaşayarak; bana nazikçe ve güleryüzle uzatılan yiyecek-içecek mönüsünü aldım, açtım ve bir bira söyledim. Hemen geldi tabii, yanında patlamış mısır... Elimdeki kitabın sayfalarını çevirdim, mısır yedim biraz bira derken, müzik, ortam, baktım ki saat ilerlemiş neyse kalkarım derken köşede henüz faretmediğim bir yerde iki genç ellerinde darbuka ve gitarla oturmuş...

Canlı müzik başlıyoooor. Off şimdi piyasa şarkıları... Bir de kötü sesleri varsa kim dinleyecek dedim ve hesabı istedim. Hemen ordan çıkıp kulak ve ses kirliliği yaşamamak için acele ediyordum ki; müzisyenler başladılar bile şakılarını söylemeye, darbukaya tempolu vurmaya! Ses müthiş, tempo çok iyi, şarkılar bilindik ama sıradışı yorumlarla söylüyorlar, tamam dedim biraz daha oturabilirim... Saat 22.00 olmuştu ve ben tek olmama ve suratımın ifadesiz olmasına rağmen müthiş keyif alıyordum. O kadar uzun zaman olmuştuki bayaa olmayan , neşeli, kaliteli bir ortam ve müzik dinlemeyeli ! Mekan küçük olmasına rağmen...Aynı şarkılar olmasına rağmen...

Benim somurtkan ve neşesiz olmama rağmen...tek olmama rağmen... Müthiş bir akşamdı.İyi ki; gitmişim dedim. Grubunun bir adı yokmuş ! müzik grubuna isim buldum: taburede iki adam ! Tabii onların onlara isim bulduğumdan henüz haberleri yok. Bu cafe Ankara Kızılay 'da bilenler bilir "Brothers cafe" Doğum günümü kutlayamamıştım taburedeki iki adamdan bir şarkı rica ettim. "Doğum günün kutlu olsun ... " dediler ve sıradaki şarkıyı söylediler. Yıllardır yaşadığım en keyifli saatlerdi. iki öğretmen hanımla tanıştım o akşam. Pek neşeli bir ikiliydi. Uzun zamandır gülmediğim kadar güldürdüler beni :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet.. bizim ve sizin gibi insanlar sokakta aramaz bunları daha cok aklını gorebileceği yerler olması lazım yani net gbi.. fakat cogu zaman eglence için o cok sevdiğimiz ve bir turlu kıyamadığımız KUCUK popolarımızı kaldırmak gerekiyor..:)

sadtr 
 30.03.2007 22:17
Cevap :
sevmek eski bir arzu, yalnızlık büyük acı.. çabalasakta bazen olmuyor efendim olmuyor : )  31.03.2007 23:01
 

insanlar kendilerini en yanlız hissettiklerinde kalabalığa karışarak mutluluğu ararlar..İşte size en buyuk ornek eğer mutluluk size gelmiyosa kusura bakmayın ama poponuzu kaldırıp bişeyler yapma vakti gelmiştir... Tebrikler..

sadtr 
 26.03.2007 0:31
Cevap :
teşekkür ederim. pekiyi sizde poponuzu kaldırıp mutluluğu aradınız mı hiç? bu arada adını bloglarda bulamadım.  26.03.2007 22:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 696
Kayıt tarihi
: 25.02.07
 
 

Kahve sohbetini çok severim. Evde olmayı; gezmek kadar severim. Kahveyi, kırmızıyı, güneşi, papaty..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster