​ Tanrı'nın Hayal Kırıklığı / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '10

 
Kategori
Felsefe
 

Tanrı'nın Hayal Kırıklığı

Tanrı'nın Hayal Kırıklığı
 

Tanrı insanı yaratırken onu öylesine donanımlı yaratmış ki, onun verdiklerini kavrayıp en mükemmel şekilde kullanacağından emin,salıvermiş cennet bahçesine... Ama o, önce şeytanın dolduruşuna gelip cennetten kovulmuş, sonra da güzelim dünyayı yaşanmaz hale getirmiştir!

Bu bağlamda, dünyayı yarattığından bu yana, Tanrı'yı hayal kırıklığına uğratan tek canlı türüdür insan.

Yine de insansız bir dünya düşünülemez elbet! Her şey insan için vardır ve insan her şeydir.

Yazın dünyasında insan hep farklı açılardan ele alınmıştır. Montaigne Denemeler'inde insana insanı anlatırken, "Bir insanda tüm insanlık halleri "olduğunu söyler. Bu halleri anlatırken de yalnızca kendini gözlemler.

Üç yüz yıl sonra ise Sait Faik öykülerinde okuruz insanı. Montaigne'nin kendini gözlemlemesine karşın Sait Faik gözünün gördüğü her insanı gözlemlemiş, onlara sevgiyle yaklaşmış, her şeyin sevgiyle başladığını söyleyerek bir anlamda "seven insan"ı yaratmıştır.

Nietzsche'nin insanı "Üst insan"dır. Benim diyebilen, kendi kendinin gücünün farkında olan, ortaya koyduğu başarılarla yapıtlarla geleceğe yön veren, çağını aşan insandır bu.

Camus'un "Başkaldıran", Descartes'in "Düşünen" insanı vardır.

Kısaca, körün fili tarif ettiği gibi anlatılır insan. Kim neresinden tutarsa öyle... Oysa, insan tüm bu anlatılanların toplamı değil midir? Her şeyin kendinde başlayıp bittiğinin farkında olmayan küçük bir tanrıdır o.

Ve insan bilmez Tanrı olduğunu!

Süryanos Mevlana'nın öğrencilerinden biridir. Bir gün uluorta konuşmaları yüzünden yakalayıp Kadı'nın huzuruna çıkarırlar. Kadı sorar: "Sen Mevlana'ya Tanrı diyormuşsun, doğru mu?" Süryanos, açık sözlülükle: " Yalan!" der, " ben Mevlana'ya Tanrı demedim, Tanrı'yı yaratandır dedim. Tanrı benim, ama bunu yıllardır bilmiyordum,bana Tanrı olduğumu Mevlana öğretti..." Süryanos'u çıldırmış sanarak serbest bırakırlar. O da gidip olan biteni Mevlana'ya anlatır. Mevlana: "Kadı'ya deseydin ki" der, "Yazıklar olsun sana, eğer sen de Tanrı olamadıysan!"

Aslında her insanın bir Tanrı olduğu düşüncesi ortaçağın en karanlık dönemlerinde skolastik düşüncenin bir ürünü olarak Scottus Eriguena tarafından dile getirilmişti; "İnsan bir sırdır, çünkü insan da bir Tanrı'dır!" diyerek.

İnsan bu bilince erişemediğindendir, dünyadaki savaşlar,iktidar hırsları, açgözlülükler...ve insanın insana yaptığı tüm iğrenç kötülükler...

Öfkesi, bilmediği içindir!

Kendisine verilmiş olan aklı kullanamamış olduğundandır zayıflığı ve zavallılığı... Bu da insanoğlunun ayıbı, Tanrı'nın ise hayal kırıklığıdır...

 
Toplam blog
: 235
: 2079
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..