​ İçimizdeki Issızlık / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '10

 
Kategori
İlişkiler
 

İçimizdeki Issızlık

İçimizdeki Issızlık
 

Tüm köprüleri yıkıp hayata karşı kıyıdan bakmak, kendimize olan yabancılığımızdan olsa gerek! Kendimizi tanımak için tek bir şans bile vermeyiz kendimize. Bize hazır sunulan bir hayata "Evet!" der, verilenle yetiniriz....

"Kitapsız, kedisiz, aşksız bir hayatı seçeriz çoğunlukla." * Ve ben yaşamım boyunca üçünü bir araya getirememenin üzüntüsünü yaşarım! Biri hep eksik kalmıştır hayatımda. Şimdi olduğu gibi...

Gündelik telaşın içinde, hayatın içindeki renkleri, güzellikleri görmeyiz. Bir gün batımını en son ne zaman seyrettiğimizi ya da sevdiğimizle birlikte bir günün doğuşuna en son ne zaman tanık olduğumuzu anımsamayız bile.

Sonbaharda bir gün yolumuzu ormana düşürerek ağaçların hüznünü paylaşmak ne zor gelir.

Hayatımızda müziğe, resme, edebiyata kısaca sanata yer yoktur. Kendi küçük dünyamızda sıkışıp kaldığımızın farkına varmadan yaşamın rutin akışı içinde yaşamak daha kolay gelir. Renklendirmek, anlam katmak, hareketlendirmek, yenilik aramak, bir şeylere baş kaldırmak, araştırmak, sorgulamak boşuna bir çabadır...

Böylece, sıradan bir insanın sıradan uğraşları içinde geçer bir ömür. Hiçbir iz bırakmadan yaşamak, yaşamak mıdır?

İnsan kendi sesini hiç duymamışsa, duyduğu tüm seslerin ne önemi vardır?

Yaşayan bir varlık olmaktan çıkıp, yaşayan bir "Ben" e dönüşmek zor değildir aslında. Yaşadığımızı sanmakla, yaşamak arasındaki o uçurumdan ancak kendimize tutunarak çıkabiliriz. Ama kendimize tutunmak için, kendimiz olmalıyız önce...

Bunu hangimiz başarabiliyoruz?

Tüm yaşamımız bunu başarmak için çabalamakla geçmiyor mu?

*Feridun Andaç / Zamana Yazılan Sözler

 
Toplam blog
: 235
: 2079
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..