Ters düşünceler / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
 

Ters düşünceler

Ters düşünceler
 

Biraz el insaf!


Ters düşünceler

DTP kapatıldı herkes rahatladı mı? Şöyle de sorabiliriz, terör bitecek mi?

Evvela kendi adıma konuşmak istiyorum. Bu partinin yapmış olduğu tüm hatalara rağmen, kapatılması beni üzdü. En azından AKP ye verilen ihtar gibi bir ihtar verilebilirdi. Şimdi çeşitli spekülâsyonlar üretilmeye başlandı. Her kafadan ayrı düşünce, ses çıkıyor.

Tüm basını okudum, neler yazılmış, neler söylenmiş bunları aklımın bir köşesine sizler için yazdım. Sizlerle paylaşmak istedim.

Ahmet Altan, Kara Cuma başlıklı yazısında;

“Bir hükümle bir ülkeyi paramparça ettiler.

Ve, bunu yapmak için öylesine aceleciler ki “gerekçesi yazılmadan karar açıklanmaz” diyen anayasayı da çiğnediler.

Anayasayı çiğneyen bir Anayasa Mahkemesi’ne mi güveneceğiz?

Kürtleri siyasetten attılar.

Nereye gidecek Kürtler, kime güvenecek?

Yıllarca ezdiniz bu insanları, yıllarca işkencelerden geçirdiniz, sokaklarda vurdunuz, köylerini yaktınız, evlerini tarumar ettiniz, dillerini yasakladınız.

Yetmedi mi?

Şimdi de siyasetten çıkartıyorsunuz.” demiş.

Bu yazı bana göre buram, buram gazetesinin adı gibi Taraf kokuyor ve kapatılan DTP nin tek kişilik sözcüsü durumuna sokuyor kendisini.

DTP nin yapmadığını veya yapmadığını yaparak, alenen Kürt gençlerini, halkını isyana yönlendiriyor sanki. Siyasetin içerisinde olmayan ve takip etmeyen halk, onun bu sözleri karşısında ne gibi tepki verecek merak ediyorum.

İşin hukuki yönünü elbette bilemem orada haklı veya haksız olabilir ama Anayasa Mahkemesini de zan altında bırakıyor. Bu kadarı fazla diye düşünüyorum.

Eleştiri yaparken yakıcı, yıkıcı değil olumlu, iyi yolda gidilecek eleştiriler yapılmalıdır bana göre. Halkı isyana çağırmak değil, hatalardan ders almaya bir daha aynı hataları yapmamaya özen göstererek, güzellikler içerisinde hak aramaya çağırmalıdır.

Yakıp yıkmakla, sokakları ateşe vermekle, polise, askere taş atmakla barışın olmayacağını anlatmak gerekirdi diye düşünüyorum. Aynı şey DTP ve vekilleri için de geçerlidir. Halkı isyana çağırıp fitili ateşleyeceklerine, tüm halka dönük olarak mitinglerini yapıp, sorunlarını anlatabilselerdi keşke diyorum.

Kendilerini millet kavramından soyutlayarak, yapılan eylemleri destekleyerek olmamalıydı.

Kendilerini bu milletin bir parçası olarak anlatmalıydılar. O mitinglerde ben de olmalıydım benim gibi düşünenlerde olmalıydı. Sorunlar kavga ile değil el ele vererek çözülmeliydi.

Şimdi bu meşhur yazarımıza sormak istiyorum.

Bu ülkede sadece Kürt kökenli yurttaşlarımız mı çekti?

Tarihler boyunca Alevi vatandaşlarımız, 12 Eylülde solcular çekmedi mi? Bu gün yere göğe sığdırmadığımız şairimiz Nazım neden yurdunu terk etmişti? Aklıma şimdilik bunlar geldi.

İyilikte unutulmaz, kötülük te unutulmaz diye bir söz vardır değil mi? Ama ne var ki bu devirde kanayan yaraları deşmek değil, tedavi etmek gerekmez mi?

Acıları içimize bir daha diriltmemek üzere gömmek, yarınlara daha güvenli, daha mutlu bir Türkiye hazırlamak bizlerin görevleri değil midir? Kardeşliği, mutluluğu birbirimizi küçük düşürerek, suçlayarak mı elde edeceğiz?

Sorunlarımızı Amerika’nın, Avrupa’nın çözmesini değil kendi aramızda sevgiyle çözmek varken ne için yangına körükle gidiyorsunuz? Siz ne yapmak istiyorsunuz anlamakta zorlanıyorum.

Orduyu dilinize dolamışsınız, yargıyı dilinize dolamışsınız her gün zehir zemberek yazıyorsunuz. Siz kime hizmet ediyorsunuz bunu da anlamış değilim.

Kürtleri siyasetten attılar, nereye gidecek, kime güvenecek Kürtler sözünüzü de esefle kınıyorum.

Ne demek yani? Tüm Kürtler sadece o partide mi toplanmışlardı? Bir kalemde Kürt kardeşlerimizi çaresiz ve dışlanmış yapıverdiniz. Pes doğrusu.

Emperyalist güçler ve sizin gibi kalemler yüzünden bir türlü iktidar olamayan CHP, 1989'da hazırladığı ama hayata geçiremediği 'Kürt Raporu'nda (aslında adı Güneydoğu sorunudur bu raporun ) görüş ve önerilerin hayat bulması için uğraş veriyor. CHP içindeki Kürt kökenli milletvekilleri, Türk kökenli milletvekilleri kimliklerini düşünmeden bu çalışma doğrultusunda el ele 'Kısmi Af', 'Kürtçe Eğitim' ve 'Kürt Kimliğinin Tanınması' yönünde bir rapor hazırlamışlardı bu raporu. Belki unutmuşsunuzdur 1989 da hazırlanan bu rapor o tarihlerde DGM tarafından engellenmişti.

Güzel şeyler olacak diyen Sn Cumhurbaşkanımız bile kapanma konusunda "Gönül arzu ederdi ki yöneticileri partilerini korumak için gerekli özeni gösterselerdi. Mahkeme ne yapsın, Anayasa ortada, kanunlar ortada" diyorken siz yukarıda da söylediğim gibi yangına körükle gidiyorsunuz.

Belki yazdıklarınızı reyting hesapları içerisinde yazıyorsunuz ama bu yanlıştır. Bu ayıptır, bu günahtır.

Bu yazım isterdim ki size hemen ulaşsın ama ne çare ki ben sizin gibi ünlü bir yazar değilim ve sadece Milliyet Blog tan sesimi duyurabiliyorum.. Bu yazımın ne zaman çıkacağını, daha doğrusu çıkartılıp çıkartılmayacağından da emin değilim. Çıkmazsa da en azından size sorduklarım için yüreğim rahatlayacak.

 
Toplam blog
: 375
: 801
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..