- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Türk toprağında PKK şehitliği(!) olur mu ?

Olur, olur ki bal gibi olur...
1993-1995 Yılları arasında, tuğgeneral rütbesi ile Hakkari Dağ Komando Tugay Komutanlığı yapmış olan ve terörle mücadele edilen hiçbir dönemde olmadığı kadar üst seviyede askeri ve operasyonel başarılara imza atmış bulunan Emekli General Osman Pamukoğlu Paşa ile ilgili anlatılıp, yazılan enteresan bir olay vardır.
O dönemde yapılan irili-ufaklı yüzlerce harekattan birinde, tam dört yüz civarında terörist bertaraf edilmiştir. Bu durumu, görüntülü ve belgeli olarak Türk ve dünya kamuoyuna duyurmak isteyen medya kuruluşlarının temsilcileri, Pamukoğlu Paşa ile görüşüp, akredite olmaya çalışırlar.
Paşa, bir gazeteciye randevu verir. Kendisi de halen operasyon bölgesindedir. Gazeteci, acilen oraya ulaşır. Arazi çok dik, sarp ve kayalıktır.
“Komutanım, ben aşağıda hiçbir ceset göremiyorum” der. Paşa, gelişmiş bir dürbün verir gazeteciye. Dürbünle baktığında, birkaç terörist cesedi görebilir ancak bu durum, görüntülü fotoğraf alabileceği anlamına gelmez.
“Paşam, yanlış anlamayın ama bizde fotoğraf her şeydir. Ben bu haberi yapsam da tatmin edici bir fotoğraf basamazsam gazeteme, haber havada kalır. Rica etsem, bu dört yüz cesedi bir araya getirir misiniz? O şekilde görüntü almak isterim.”
Pamukoğlu Paşa, son derece hiddetlenmiştir ve o günlerde tüm medyada geniş yankı bulan tarihi cevabını verir:
“Bakın Beyefendi, isterseniz, korunmanız için size bir manga asker veririm ve iner aşağı kendiniz toplar, çekersiniz fotoğrafınızı. Benim işim, hain ve eli kanlı teröristi, nerede ise bulmak ve bertaraf etmektir. Türk anne ve babaları, biricik evlatlarını, bize teslim ederken, askere gönderirken; leş toplamak için değil, vatan müdafaası için gönderirler. Türk askeri leş toplamaz. Bunların layık olduğu yer, ölüp kaldıkları yerdir, Beyefendi.”
* * *
Bugün, bir mail aldım. Elektronik postada, “bu olay, haberlere konu olana kadar ‘forward’layınız” yazıyordu. Ekli dosyadaki fotoğrafı açtığımda gözlerime inanamadım. Ufak bir araştırma yaptım. Anladığım kadarıyla, bu fotoğraf ve mail uzunca bir süredir, elektronik ortamda dolaşmakta. Hatta farklı blog sitelerinde, birkaç tane blog yazarı da yazmış konuyu. Ancak ne hikmetse, gazete ya da televizyonlara yansımamış.
Milliyet Blog sitesinde arattım. Bizim mahallede, bu konuyu ya da fotoğrafı işleyen yazarımız olmadığını görünce, sizlerle paylaşmak istedim.
Efendim, yukarıda gördüğünüz fotoğraf; -gelen maildeki ifadelere göre- Diyarbakır ilimizin Bismil ilçesinde çekilmiş. Görünen yer de terör örgütünün sözde şehitliği(!). Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenlemesi gerçekleştirilmiş, etrafı mermerlerle çevrilmiş, gayet güzel ışıklandırması yapılmış, bu hizmetler için gerekli altyapı götürülmüş.
Mezar taşlarının her birinde, aynı şekil, PKK arması bulunuyor. Arkada görülen iki bayrak direğinde ise, göndere çekilmiş halde dalgalanan, PKK ve Kürdistan bayrakları(!), gayet net seçilebiliyor.
Fazla söze ya da yoruma gerek yok. Bu fotoğrafın, bu fotoğrafta görülen manzaranın; Türkiye topraklarında çekilmiş olduğunu, mevcut bulunduğunu, bu resmin gerçek olduğunu düşünmek, buna inanmak istemiyorum. İnanamıyorum...
Ama gerçekse...Ben diyecek söz bulamıyorum. Utanıyorum. Utancımdan yerin dibine geçmek istiyorum.
Bir nebze utancımdan arınmak için, sözü Şair’e bırakıyorum:
“Hey gidi küheylan, koşmana bak sen
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın.”
@Geçen sene bugün “Kelin İlacı Olsa...”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=10607
@Geçen sene bugün “Galleger’e Yanıt”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=10647