- Kategori
- Blog
YazarKafe’de yazar olmanın dayanılmaz zorluğu

Bu kadar çetin olacağını hiç düşünmemiştim.
Yazarım…
Bir tık…
Yayımlarım diye düşündüm…
Tıpkı MB’de olduğu gibi…
Zaten kardeş kuruluş…
Üstelik güvenilir yazar unvanı almışım (Sahi yaa… Bu YazarKafe editörleri benim güvenilir yazar olduğumu kesin bilmiyorlardır)…
Neyse…
Önemli olan yazdıklarım değil midir?
Yazdıklarım da MB’de şu anda yayımlanmakta olanlar..
İlk iki yazım biraz denetim sürecinde bekledikten sonra yayımlandı…
( http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=147498 http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=150968 yayınlanmayı başaranlar)
İnsan seviniyor…
Üye olduğun, yazarlarını sürekli takip ettiğin bir gazetede sesinin duyulması insanın psikolojisinde rahatlama etkisi yaratıyor.
Daha önemlisi kendinizi ifade ediyorsunuz…
Demokrasinin ön koşulu ifade özgürlüğü değil midir?
Konuyu dağıtmayalım.
Bu duygularla sonraki yazımı ekledim…
( http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=153921 )
Bekledim…
Yayımlanacak diye…
Şaşılacak bir şey oldu…
Reddedildi… Öyle yazıyordu… İçeriklerime kırmızı renk ile iyice belirginleşen notla…
@ posta ile gönderilen mesajda yayımlanmama gerekçesi olarak bağlantı sorunları gösteriliyordu.
Yazıyı güncelledim. Hiçbir fark olmamasına iyice özen gösterdim…
Yine reddedildi.
Nazikçe güncelliğini yitiren yazılara yer verilmediği belirtiliyordu.
Olabilirdi.
Bir yazım reddedildi diye pes edecek değilim yaa…
MB’da yazdıklarımı YazarKafe’de de yayımlamaya devam edecektim…
Yenisini yazdım… İçeriklerime ekledim…
Bekledim… Bu biraz daha uzun sürdü… (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=158422 linkindeki Hadise bloğu)
(Bu arada yazdıklarım MB’de yayımlanmaktadır).
Yine al renkte “reddedildi” ibaresi (Kırmızıyı artık eskisi kadar sevmiyorum galiba)…
“Güncelliğini yitiren sosyal, ekonomik ve siyasi konulardaki yazılara yer vermiyoruz” mesajı da ihmal edilmemişti. Ama bu Hadise yazısıydı. Ne sosyal, ne ekonomik, ne de siyasal konuydu. Bu, Türkiye’nin sevgilisi Hadise’ydi.
Yine de hata bendeydi.
Pes etmedim. Yine yazdım. Yine gönderdim.
Ben yazdım, onlar reddetti. Artık reddin gerekçesi de açıklanıyordu. Sadece reddediliyordu.
Belki de yazmamam gereken şeyler yazıyordum…
Aman Allah'ım yoksa beni mimlemişlermiydi.
YazarKafe editörlerinin kafalarının gerisindeki kriterlere uymuyor muydum.
Ve karar verdim YazarKafe ayrıydı.
Orada yazmak için farklı bir şey olunmalıydı.
Hürriyet'i günlerce köşe, bucak taradım. Doğruyu eğip bükmeden, yazdıklarımın çok ötesinde söyleyen siyasi, sosyal veya ekonomik içerikli, yüzlerce, binlerce yazı buldum.
Mesela Hürriyet yazarlarından Sayın Oktay Ekşi, Sayın Bekir Coşkun’nun YazarKafe’de hiç şansı yok… Anında mimlenirler.
Benim gibi fişlenirler.
Artık pes ettim.
YazarKafe için “farklı bir şey” olamam…
İçeriklerimi sildim. Şu andan itibaren YazarKafe serüveni benim için bitmiştir.
Editörlerimizden sayfamdaki “Bu blog yazarı aynı zamanda YazarKafe yazarıdır” ibaresini silmelerini rica ediyorum.
MB yazarlarıma tavsiyem; siz siz olun editörünün kafasındaki kritere uymuyorsanız, YazarKafe’de yazmaya kalkışmayın.
Sevgilerimle…
Musa Özcan