- Kategori
- Spor
Yönetmeyi Bilmeyen Yöneticiler

Bu konuda yazılacak o kadar çok şey varki aslında. Tek tek şu futbolcu hatalı alındı, şu teknik adama çok para verildi, kulüp büyük borçlara sokuldu gibi örnekler vermek yerine biraz daha üstü kapalı bir yazı olsun istiyorum.
Öncelikle son yıllarda iyice gerilimi tırmandıran ve sadece kendi koltuğunu korumak amacı ile yapılan yönetici demeçleri ve sonuçları. Kendi hatalarını örtbas etmek amacı ile inceden basın yoluyla taraftara verilen gaz ve aslında başarısızlığın sebebinin rakibin yaptığı haksızlıklar olduğu bahaneleri ile dolu yüzlerce çamur demeç. Son birkaç yılda iki güzide kulübün birbirlerini suçlama yarışları sonucunda ortaya çıkan tabloyada çok fazla girmeye gerek yok aslında. Şunu söylemek lazım bir tek, sadece spor camiasında değil eğitim alanında, politikada ve daha birçok alanda yönetmeyi bilmiyoruz. “Balık baştan kokar” sözünün ispatı yüzlerce örnek var her yanımızda.
Futbol kulüplerinin başkanları ve yönetim kurulundaki insanların kesinlikle ama kesinlikle holigan olmaması gerekiyor. Ne yaptığını ne söylediğini bilen, az ama öz konuşan, sporun sadece kazanmak üzerine kurulmuş kirli bir hırs oyunu olmadığını bilen insanlar başta görmek istediklerimiz. Bu son yazdıklarıma bende gülüyorum maalesef. Tamamen bir ütopyadan bahsediyorum sanırım Türkiye için. Kazanma hırsı ile söylediklerinin, yaptıklarının farkında bile olmayan, çok büyük kitleleri etkilediğini hiç umursamayan bir yönetim anlayışı bu. Son paragrafıda komik ama ilgili bir konuya açayım istedim.
Yapılan yanlışlara fazla takılmayıp, sizde bize şu zaman şöyle yapmıştınız anlayışı ile ilgili de birşeyler söylemek isterim. Kan davası gibi, şu tarihte siz bize şunu yapmıştınızı sırayla birbirlerine söyleyen zihniyet, kahvedeki sokaktaki adamdan farklı olması gerektiğini, çok önemli mevkilerde olduğunu sanırım anlayamayacak. Bir de tabi ki şu karşı taraf bizi tahrik etti, o yüzden bu olaylar oldu açıklamaları var ki en çok onlara gülüyorum. Kendi yanlışları adına bir şey yapmayıp üzerine birde tüm suçu başka tarafa çekmeye çalışan zihniyet, ne zaman taşın altına elini sokacak? Kendisi henüz fanatik bir seyirciden, sağduyulu bir yöneticiye dönüşüm sürecini tamamlamamışken, dileğimiz bu sorumsuz şahsiyetler yüzünden daha kötü olaylar olmamasıdır. Sporun kardeşlik ve centilmenlik sözlerini martaval olarak gören kişilerin şu an yönetici konumunda olmaları ise ayrı bir üzüntü kaynağıdır.
Öncelikle son yıllarda iyice gerilimi tırmandıran ve sadece kendi koltuğunu korumak amacı ile yapılan yönetici demeçleri ve sonuçları. Kendi hatalarını örtbas etmek amacı ile inceden basın yoluyla taraftara verilen gaz ve aslında başarısızlığın sebebinin rakibin yaptığı haksızlıklar olduğu bahaneleri ile dolu yüzlerce çamur demeç. Son birkaç yılda iki güzide kulübün birbirlerini suçlama yarışları sonucunda ortaya çıkan tabloyada çok fazla girmeye gerek yok aslında. Şunu söylemek lazım bir tek, sadece spor camiasında değil eğitim alanında, politikada ve daha birçok alanda yönetmeyi bilmiyoruz. “Balık baştan kokar” sözünün ispatı yüzlerce örnek var her yanımızda.
Futbol kulüplerinin başkanları ve yönetim kurulundaki insanların kesinlikle ama kesinlikle holigan olmaması gerekiyor. Ne yaptığını ne söylediğini bilen, az ama öz konuşan, sporun sadece kazanmak üzerine kurulmuş kirli bir hırs oyunu olmadığını bilen insanlar başta görmek istediklerimiz. Bu son yazdıklarıma bende gülüyorum maalesef. Tamamen bir ütopyadan bahsediyorum sanırım Türkiye için. Kazanma hırsı ile söylediklerinin, yaptıklarının farkında bile olmayan, çok büyük kitleleri etkilediğini hiç umursamayan bir yönetim anlayışı bu. Son paragrafıda komik ama ilgili bir konuya açayım istedim.
Yapılan yanlışlara fazla takılmayıp, sizde bize şu zaman şöyle yapmıştınız anlayışı ile ilgili de birşeyler söylemek isterim. Kan davası gibi, şu tarihte siz bize şunu yapmıştınızı sırayla birbirlerine söyleyen zihniyet, kahvedeki sokaktaki adamdan farklı olması gerektiğini, çok önemli mevkilerde olduğunu sanırım anlayamayacak. Bir de tabi ki şu karşı taraf bizi tahrik etti, o yüzden bu olaylar oldu açıklamaları var ki en çok onlara gülüyorum. Kendi yanlışları adına bir şey yapmayıp üzerine birde tüm suçu başka tarafa çekmeye çalışan zihniyet, ne zaman taşın altına elini sokacak? Kendisi henüz fanatik bir seyirciden, sağduyulu bir yöneticiye dönüşüm sürecini tamamlamamışken, dileğimiz bu sorumsuz şahsiyetler yüzünden daha kötü olaylar olmamasıdır. Sporun kardeşlik ve centilmenlik sözlerini martaval olarak gören kişilerin şu an yönetici konumunda olmaları ise ayrı bir üzüntü kaynağıdır.