Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Lale devri çoktan geçti

Bir şiir gelgi aklıma Lalelim laleli de oturur Laleli lale kokar lale gibi Laleli den geçilikr Lalelimden geçilmez. Het gidi günler.Büzel olur laleler ya.Varsın çiçeklensin sokaklar .Nedense her dönemde rol oynamış lale.Leleler diye şarkılar söylenirmiş,ve mozaiklerde her motifin ayrı bir ismi ve hikayesi.Çiçekleri sevmek güzeldir.Çiçeklenmek te ama su derdi olmasa..Saygılar..

13 Kasım 2007 19:13
"Hayatıma anlam katacak birisi olmalı"

Böyle başlamak geldi içimden.eğer Sİzin donanımlarınız sizi doğayla başbaşayken bir kelebeğe bakarken duyduklarınızı haz olarak duyumlatırorsa,bir diğer doğayla içiçe olan köylü bacım belki tarlada bağına dadan bir kurtçuğu renklerini bile göremeden bir kelebeği ilaçlayıp öldürecektir. Doğada hiç bir şey tesadüf değildir.İnsanlar bile bir vesile ile bazı ortak şeyleri paylaşabilirler.Yazınızın başlığıydı beni size iten.Teşekkürler hayata yeni bir bakış açısı daha sergilediğiniz için.Ve hayatı sevdiğiniz,anlamlandırdığınız için.Boş fıçı benzetmenize şöyle katılsam,eğer bildiklerinizi uygulamaz ve yansıtmazsanız,o bilgi sizle gider.Oysa bilgi kullanıldıkça geliştirilir vr fazlası verilir...Saygılar.

13 Kasım 2007 11:05
HZ.Âdem (A.S) için bilimsel açıklamalar.

Araştırmalarınız güzel .Kuran-ı Kerimi de esas aldığınıza göre laf yok .Ancak tufan çeşitli dönemlerde çeşitli kereler geçer.Sİz Adem i açıklarken biraz haklı olarak şekilde kalmışsınız.Adem bir anlamda yokluk anlamına gelir.Yani Adem bildiğiniz gibi önce bu arza göre değil Kalu Bela da mana aleminde elestü bezminde ki ortamda yaratıldı.DÜnya aşağılık aşağı demektir.Ve gerisini biliyorsunuz.Bir tür genetik kotlama yani eşyanın bilgisi külli akıldan verildi cüz e geçildi.yaratılışta nasıl bir genetik bilimde bir hücrenin ilerde saçı göz rengi vb belirlenebiliyorsa böyle bir bilgiyle adem akıl denilen hassa ile indi.Ve allahı bildiği için ve Allah C.C beşere bilinmekliğini istediği için, mürsel gönderildiği için de ilk peygamberdir.tabi ki .Teşekkürler biraz katılım yapmak istedim.

12 Kasım 2007 18:26
Atatürk’ün odası ve gizemli Hint Seccadesi

İlginç bir tesadüfü ortaya gizemli bir ekilde çıkarmak aslında tarihe ışık tutacak bir sürü soruları da doğuruyor zihinlerede .Hİntli biri nin dinini bilmek gerek .Budist ise niye seccade getirsin?.Ölüm tarihi ve saat işlemeli ise o seccadeyi kullandıysa akla suikast nedeni bile gelebilir.Ne de olsa senaryo yazmak işimiz.Doğada hiçbirşey tesadüf olmadığına göre ,Tarihten getirdiğiniz şuesinti bakın neler düşündürdü .İşte budur paylaşımınıza teşekkürler.

12 Kasım 2007 18:11
Sazım kaldı

Bı iki kelime hayatımın dönüm notaları oldu.o kadar çk şey taşıdım ve taşındım ki.Nakliyeci olsam kendimden rantım olurdu.Bir bayan olarak buraya sığmadım burası uzak buranın yolu yok diye beğenmediğim yerlerin önüne şimdi arabamı park bile edemiyorum.Taşınmak artık kolay oldu evden eve nakliyat deyip güvenirsdeniz,mutlaka derlemediğiniz bir şeyleri aramaya razı olun.Ancak öyle şeyler vardırki vazgeçilmezler arasındadır.Benim de bir kıtık sazım var .Üstadımdan hediye.O benim gideceğim yere benden evvel gider.Hani derler ya bir biçare gönlüm birde kırık sazım var.Onu at avrat silah hesabı teslim etmem ellere .akordum kendime göredir.Bir yabancı el mızrap vursa hemen değişir.Hele gülağacındansa br başka nazlanır.nasıl o en yakın arkadaşını unutuverdin nariçim bir kamyonun köşesine terkedip?Ama çok geziyorsun sen her yere sırtında götüremezsin gittiğin yerlerden bir daha al ,ama unutma.Bir de sabit dur artık seni nerelerde bılacaz.bi bakıyoz ürgüp bir bakıyoz palandöken..

12 Kasım 2007 12:51
Tüm insanlarımıza mesajımdır

GÜzel bir uyarı .Özgür düşünce ,gelişim ,değişim .Gelişim derken başkalaşım da buna dahil mi?Yoksa sağlam bir temel üzerinde onu geliştirmek yerine ,Amasyanın bardağı ,biri olmadı öbürü daha diyerek yap boz mu oynamalı?Keşke bilimi pratiğe ,İlimi de ahlaki değerlerimize yani psikolojik durumumuza uygulayabilsek.Hep şu spiritualişzm içinde bocalamaktan kurtulamadık gitti.Hala bağlantılarda kopukluk yaşıyoruz.Belki bunun farkına varacağız bir gün.Ve özgür düşünce ile özgür yaşantımız daha bir uyuma girecek kimbilir?

11 Kasım 2007 12:28
Evlenip balayına gideceğime, bekâr kalıp alayına giderim

çok güzel bir noktaya değinmişsiniz.eğer eskiye rağbet olaydı bit pazarına nur yağardı ve eski çamlar bardak olmazdı.Bİrde eğer arkadaş dedikleriniz esas dost olsaydı sizde bir etkisi olsaydı zaten görüşür olurdunuz.Vefa arıyorum diye türkü çığırmadan.Bİrdde Eski sevgililer zaten esas oğlan esas kız olaydı eskimezdi onu da geç.Bİrde büyüdüğünde kime karıştığı belli olmayan bir zamanların tıfıl delikanlısı karşına bir pkk l ıolup çıkmış bulan bir pişman bulmayan bin.ya yıllardır terkeden sevgilisinden intikamalmak için eline dum dujm kurşunu ile arayan fadime girese buraya yandı gülüm keteb helva temelin vay haline .cinayetlerde artar artık kayıp ilanlarını da burada veririz.acana 10 yıl evvel misafir ettiğim evimi soyup giden arkadaşımı da bulabilirmiyim dersin ordaa

10 Kasım 2007 01:00
Hala şaka zannediyorsunuz degil mi?

Bir merak ettikleriniz köşesi yapsam ;Millet bir şey öğreneceğim sanıp okuyacak .Benim yazılarımı günaha gireceğim .Kul hakkı kalmasın .Seçme saçma saorular gelir bazen .,Sitem sevgiden doğar ,soru da meraktan sınıflandırmalara tabi tutarak bir bölüme dâhil ederler genelde. Bunlardan yalnız giri olmak Stenotip denilen basmakalıp kişileri doğurur. Oysa Allah hiç bir şeyi tıpatıp yaratmamıştır. Çeşit boldur. Öyle de olmalıdır. İşte bu yüzden kişilikte de olsa toplum da da olsa kıyafetten tutun da düşünceye kadar her şey çeşitlerle vardır. Tasavvufi, felsefi, psikoljik de düşünsek hatta materyalist bile olsak, gerçek olan bir olgu vardır. Her şey zıddında gizlidir. İşte bu sözden yola çıkarsak, ifrat ve tefritlere kaçmadan çeşitlilikleri kabul etmek zorundayız.Bir toplumun muayyen zamanlarda çekilen fotoğraflarının yanına ,keşke bir de gidip köprü altlarında ellerinde içki şişeleriyle sürünen yaşlıları,parklarda ellerinde poşet ile dolaşan tinerci çocukları,Barlarda fuhuş yapan o a

08 Kasım 2007 19:19
Körfezdeki bilinmeyen beyaz madde yayılıyor! ne yapılmalı?

Şimdi anlamadığım kadarıyla deniz üstü köpürür adlı bir türküyle söze başlayım bir müzikçi olaraktan.Sonra bu köpükler ,Marmara depremi öncesi Denizin dibinde hatçam demirden evler ile ilerleme gösterir.Bu arada Deniz kızları kimyasal atıkları alıp üretip yeni bir deterjan imalederek köpük banyosu da yapabilirler.Ayrıca hepimiz artık restoranlarda altın yediğimizden kanalizasyonlarda toplanan demir sülfürler altın sülfatına da dönüşebilir.Bizim bildiğimiz aşiki o (su) denilen aşık mahzuniden gelme bir akaryakıt cinsi de olabilir.Korkarım ki bu köpükler şimdilik kuduz belirtileri göstermiyor.İlerde hepimize bulaşırsa suya bakamayız ama köpüklere dalarız.Beş yıldızlı otellerde şampanya banyosu var zati.Zaten kış gelende dağlar beyaz olmuyor mu kırlarda beyaz oluyor.Bir zekeriya ile denizler kaldı.O da beyazlasın tamam.Bizim saçlar ağaranda denizlere de artık mavi değil beyaz şarkılar söyleriz.Bizim Denizin de saçları ağarıyor zaten .Yaşlanıyor kardeşim o da dünya ile beraber..

07 Kasım 2007 18:11
Tabelalardaki komedi

Sevgili Tülin.Kankim oluşun ayrı da ,sana yazmaya korktumbern.Bu ne güzel bir TÜrkçe böyle .Yazımkılavuzu gibisin .şimdi kimblir kaç hatamı bulup gülüyon de mi?Bi şey değil karizmada gidecek elden.Zaten Alamancılara tolerans var yöneticilerimiz sağolsun.İyi ki bana çaya geldin de seni buldum yoksam nerden bilecem tabela da koymamışın ki bakem.bende de etiketlere bakma hastalığı var bigün yazarım yazdımmı yoksam hani saç kurutmanın üzerinde sıcakken kullanmayın gibi yazılar olurya..eh aile kasabı olur tabi toptan kesimhanede çalışrlar de mi?Aslında bir kasabada aile varsa kasabı da olur tabikim.Eğer etyemezde oturmuyorsa..

07 Kasım 2007 00:16
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster