Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tekirdağ yolcuları...

çok cazip bir mide ve yürek ziyafeti olacak eminim ve ben olamayacağım:( ama okudum, geldim, yedim, içtim, sohbete katıldım varsaydım ve bu bile keyif verdi:) umarım yeterli birlikteliği sağlarsınız ve yankılarını da buradan izleriz, sevgilerle...

27 Kasım 2008 16:59
Seni seviyorum...

uykuda bir sevgiliyi izlemek, tıpkı mışıl mışıl uyuyan bebeğini izlemek gibidir değil mi? mis gibi kokar oda, içinde bir coşku, ve bir an evvel uyanmasını beklemek, sarılmak öpmek için... ne güzel dillendirmişsin öyle zamanlarını ve aşkın içindeki sesini, yüreğine sağlık...

27 Kasım 2008 16:52
Seçenek

ve aşk durdu, dünya dönmeye devam etti, ama bildiği gibi.. sessizce... ne güzel anlatımdı, yüreğine sağlık...

27 Kasım 2008 16:46
Issız adam

...Görüntüleri, hepimize aşina gelen eski 45'liklerden seçki olan müzikleri, başarılı oyunculukları ile severek izledim Issız Adam filmini... Çağan Irmak baş karekteri olan Alper'i öyle iyi sentezlemiş ki, başta herşeyi hakediyor diye küçümsediğimiz ama filmin sonunda derin bir empatiyle anladığımız yapısı harika işlenmişti. Gurme tavsiyesi olarak, şaraptan önce yemek tadılmalı ve damakta kalan hep o ilk lezzet olmalıydı... Yarım kalan bir aşkın damakta bıraktığı lezzeti de finalde hüzün savrulmalarıyla gördük, adeta hepbirlikte yaşanmışlıklarımızı da karıp yaşadık... Alper'in ıssızlığı hepimizi bir şekilde vurup geçti... tıpki biten aşkın ardından ıssız kalan yüreklerimiz gibi... iyiki yazmışsın filmi deniz, ben de paylaşmak istiyordum izlediğimden beri, senin yorumda kısmetmiş:)

18 Kasım 2008 00:22
San ki...

doğa masallarım deniz olmadan eksik kalırmış.... Bu eksiği tamamlayan ve yeni halkalar ekleyerek daha da büyümesini sağlayan değerli çağrışımların için teşekkürler, ayağına sağlık geldin, yüreğine sağlık düşledin, eline sağlık yazdın.... masal odamın kapısı köşk galeride açık ve blog dostlarım için de sergi fotoğraflarımı sayfama yükledim, hep beraber nice sergilere nice paylaşımlara, sevgilerle....

13 Kasım 2008 23:39
"San ki"

...Sevgili Celal Arkadaşım, sergiye giderken yanımda ve arkamda etten bir duvar vardı... Daha sergim açılmadan çok güzel tepkiler aldım ve nasıl bir moral oldu anlatamam, senin bu yazın da işte öyle güç verdi, yürek verdi... ne mutlu bana ki güzel dostlarımın varlığını hissederek bir masal odamın kapılarını açtım... şimdi kendi blog sayfama da sergimi izmir'de olmadığı için göremeyen arkadaşlarım için eksiksiz yayınladım... çok teşekkürler, eline yüreğine sağlık....

13 Kasım 2008 23:35
'Yaşama sevinci' derken!

her çağ ve zamanda insan, döneminin gereği birtakım sancılarla yaşadı, artık payına ne düştüyse... şimdi bizlerin de zaman zaman boğazımızın düğüm düğüm olduğu, umutların giderek karamaya yüz tuttuğu oluyor elbet...bardağın dolu tarafını görebilmek ayrı bir enerji istiyor... ama herşeye rağmen, bizim payımıza ne düştüyse içinde yaşadığımız dönemin hediyesi olan yaşamımızı ve yaşam sevincimizi korumalı sahip çıkmalıyız... yüzümüze endişe ile bakan yeni nesiller önünde gülümsemeyi ihmal etmeden, onlara daha iyi bir dünya bırakmak için çabamızı eksik etmemeliyiz...umutla, sevinçle, ışıkla, gülümsemeler....

20 Ekim 2008 21:33
İçimdeki Kelimeler

içinde yaşayan gölgelerin varlığından haberdar olman ve onların peşindeki arayışın zeten seni senle ve bizi kelimelerinle buluşturan sevgili arkadaşım... kendi üzerinde çalışan insanlardır aynaya baktığında maske değil de gerçek yansımayı görenler... senin aynaların var, yakalamaktan korkmadığın gölgelerin de... bu yüzden işte kelimelerin sahici ve gölgeli.... yani sevdiğim gibi

17 Ekim 2008 00:48
Çocuktuk, içimizdeki sevgiye sarıldık

güzel bir ruhun şekillenişi çocukluğunda yaşadıklarıyla gerçekleşiyor... hayat denizinin tam ortasına dalıp soluksuz yüzen ve çıktığı adadan tüm renkleriyle ruhunu aktaran bir çocuk gördüm şimdi.... ona sevgiyle el sallıyorum...

17 Ekim 2008 00:35
İki kişilik kahvaltı

"Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı" diyor Cemal Süreya da... uyku mahmuru şiş iki çift gözün sevgiyle gülümsediği, " günaydın" mırıldanmalarının ve günün ilk öpücüğünün kondurulduğu bir sofrada tadılan en büyük lezzet "mutluluk" olmalı... peynir, zeytin, domates, biber ve bal, hem bahane, hem de yeterince şahane:)... o mutlu lezzette ve yeterli zenginlikte başlayan aydınlık günlerin olsun... sevgilerle...

25 Temmuz 2008 00:54
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1047
Kayıt tarihi
: 16.01.08
 
 

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster