Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ergen'e Kon Histerisi (Derin Ensest)

Toplum kendini, önce imgeleminde yaratır.Tahayyül edeceği bir gelecek, kollektif bir gelecek bilinci oluşmalı. Bunun üzerinden örgütlenmiş kurumlar olmalı. Hayalleri ol(a)mayan, kendi özgür tahayyüllerini yaratamayan sürekli güç ve iktidarların belirlediği gelecek perspektifinde sıkışıp kalan ve kendisi hakkında kanaatlerini yitiren toplumlar. açıkçası bizler buna iyi örnekleriz . HAYAL ATÖLYELERİNİ HER YERDE KURMALI ÖNCE BİLİNÇLERİMİZDE.

15 Temmuz 2008 11:37
Ergen'e Kon Histerisi (Derin Ensest)

Hiçbirşeyin değişmemesi adına herşeyi değiiştiriyorlar .Dar be yin li olmak, dar be li yaşam olanaklarını zenginleştirir olsa olsa. mikro devletçikler yığınından oluşmuş toplumun refleksleri ve beklentileri sadece doğru tarafı bulmak.Adil olanla işimiz yok. Darbeli yaşam doğrularmızdan geliyor. Doğrularımızdan;anlamsız, saçma, aptalca, insanı miniminnacık yapan tapınmalarımız. Hala kendisiyle toplumla doğayla yaşamla yüzleşebilen insanlar bilirler ki, bu toplumda darbe hergün 24 saat aralıksız sürer. Ve onlar hergün karşı darbe yaparak kendilerine gülümsemeyi becerirler.

15 Temmuz 2008 01:15
Zenginlik bazen bir bardak su kadar değerlidir…

hoş hatırlatmalar su gibi kalın.

14 Temmuz 2008 23:52
Sosyalist Enternasyonal’e mektup: Atın CHP’yi

Sosyalist Enternasyonalin kendisine yabancılaşmış bir oluşum haline geldiğini zaten bilmeyen yok gibi ama CHP nin ülkeyi kasıp kavuran neoliberal ekonomik ve sosyal politikalar karşısında sosyal politikalar üretmek ve toplumun gerçek sorunlarını çözmeye dönük programlar üretmek yerine militer,statükocu, milliyetçi tavırlarla, sadece AKP karşıtlığından beslenmesi gözden kaçırılmaması gereken bir gerçeklik sanırım. AKP zaten mevcut potansiyelini CHP karşıtlığından alıyor. Birbirlerine mahkum iki siyasi oluşum gibi duruyorlar. "Eğer düşmanın karnını doyuruyorsa bırak yaşasın" Saygılar

29 Haziran 2008 02:00
Çocuğu olmuyor, vurun kahpeye!

İçgüdülerimizden özgürleştikçe insan olabilmeye yol alıyoruz sanırım. Ki böyle olmasaydı omurgalarımız yaşamak için yeterli nedeni sağlardı. Üremek içgüdüsü ise kollektif bilincimizde önemli ağırlık noktalarından gibi görülüyor.Hani belki saçma diyeceksiniz, böyle genelleme yapılamazda diyebilirsiniz ama toplumsal olarak genel yaşam motivasyonumuzu içgüdülerimizden alıyoruz bu da bu ülkede insani duyarlılıkların içgüdüsel(hayvani) duyarlılıklara hemen her alanda teslim olduğunu, insani duyarlılıklarla beslenenlerin hep sıkıntılı,öfkeli olduğunu açıklayan bir gösterge gibi geliyor bana.Üremek canlı türlerin ortak özelliği, sevişmek ise sev-i den iki kişi arasındaki aşk anlamına gelen insana özgü olan bir kavram.En resmi ağız bile üremeyi amaçlandırıyor kitlelere. Omurgamız sağolsun.Sevişmek neyimize. Saygılar

29 Haziran 2008 01:40
Sevgi sarmalı

Evrenin şaheserleridir onlar. Sokakların serserileri. İçimdeki kediyi uyandırdın bak. sevgiler...

27 Haziran 2008 15:47
Başbakanın SBS açıklamasına yanıt

Ne yazıkki kamusal eğitim, uygulamaları açısından bakıldığında bireyi dıştalayıcı niteliğinden birtürlü sıyrılamamıştır. Kurumsal işleyişin kendini sürdürebilirliği ölçü alınmaktadır.Eğitimin sınıfsal niteliğinin çelişkileri artık gizlenmemekte; tüketici-işletmeci , fayda-maliyet ölçütleriyle değerlendirilmekte. Bilimsel metotların müfredatlara planlara yansıtılması sonucu değiştirmemekte, uygulayıcıların ve kurumsal duyarlılıkların bilişsel düzeyi, insanı, doğayı, yaşamı algılama anlamında insani değildir.

27 Haziran 2008 14:24
Boşluğa saplantılar...

Ellerinden uçar ve gider.Geride kendinden çok ama çok büyük boşluğunu bırakarak.minicik elleri sığmaz hiçbir mezara.sığdıramazsın.sığdıramazsın...ağlamak için artık birömür yetecek sağanağın vardır içinde. Kanattınki dostum öyle böyle değil... selamlar

26 Haziran 2008 19:02
Gezmediklerimiz Görmediklerimiz

Keyifli bir yolculuğa çıkardın beni.Şimdi odam kaçak tütün kokar.Dengbejlerin destanları yankılanır duvarlarımda.Şilanlara değer ellerim .Kanar. Oda oda olmaktan çıkar. Spas...

26 Haziran 2008 14:59
İktisadi Aklın Akılsızlıklarına Karşı Yeni Bir Öneri

Neoliberal piyasa ve fayda maliyet ekseninde yeniden üretilmiş insan ve ilişkileri bu yalıtılmışlık, kendisine ve doğasına yabancılaştırılmış süreçte önce kendi imgelemine sonra toplum imgelemine kavuşmalı. Neoliberal piyasa ve uygulamalarının kaçınılmaz sonucu savaşlardır. Savaşlar,yeniden üretmenin ve canlı tutulabilir tüketim koşullarını devletler eliyle, ideolojik argümanları (din,miliyet) pervasızca kullanarak sağlamaya çalışırlar. Devrim önce bir tahayyüldür. Toplum imgelemindeki yerini almalıdır... Teşekkürler güzel bir yazıydı

25 Haziran 2008 19:57
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 199
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 115
Kayıt tarihi
: 15.05.08
 
 

1972 ankara doğumlu, öğretmen, İçel' de yaşar. Müzikve resimle uğraşır karalamaları vardır (kendisin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster