Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Alıştıysan eğer, yazmadan olmuyor!

Yazınca hafifler... Mizaha vurunca daha da hafifler... Fakat ölümün mizahı yapılmaz, yapıla-bilemez hatta. Bu yüzden hayatın diğer alanlarından gülünesi kareler çıkarırım ben. Başka türlü yaşayamam, yaşa-bilmem. "Yazmazsam deliririm" diyordu ya düşünenlerden biri, o hesap ben yazmayınca hayatı bitiresim geliyor... Yazmak lazım... Mecburen seyrettiğimiz şu hayat filminin /tiyatrosunun son perdesindeyiz. Az kaldı, bitecek... Kaleminiz daim olsun ey yüreği ile yazan güzel dost. (Baş sağlığı dilemekten nefret ederim, zira benim kaybımda baş sağlığı dilemenin ne denli büyük bir hakaret olduğunu anlamıştım.) Gidenleriniz ışıklar içinde uyusun...

21 Nisan 2014 12:41
Tüyap 19. İzmir Kitap Fuarı

Ben de seni seviyorum, ben de seniiii!... Bin değil milyon teşekkürlerimle Ayşen'im! Nasıl güzel bir gün ve nasıl güzel anlardı paylaştığımız... Ayşegül Hayvar dostumuzun zarafeti, Pınar Zehra Zora'nın asaleti, Tülay Eker'in candanlığı ve senin o içten, o gönülden samimiyetin... Bir de fotoğrafçı ustalığını unutmamak lazım!... Teşekkürün başka bir biçimi olmalı diye düşünüyorum inan... Başka bir yazılış ve söylenişi.. Çünkü bu haliyle yetmiyor duygularımı ifade etmeye... Sonsuz kere teşekkürlerim ve sınırsız kere sevgilerimle...

21 Nisan 2014 11:18
Hiçbi' şey

Düşün ağrımasın sevgili yazarım...

15 Aralık 2013 17:06
Yıllar sonra....

Öncelikle kaleminize yüreğinize sağlık! Duygu dolu nefis bir öykü okudum... Akıcılık, duru anlatım, ayrıntıya boğmayan ifadeler... Bu sizin tarzınız. Size hikayecilik çok yakışıyor. Devam edin lütfen. Kaleminizin mürekkebi okyanuslar olsun...

15 Aralık 2013 03:35
Orgazm konusunda bir açık oturum...

:))) Gülerek başlıyorum yorumuma :) Zira biz insanlar en gülünesi tür oluyoruz sık sık:)) Çok genç yaşında yitirdiğim, çok değerli bir yazar üstadım vardı benim. Aynı zamanda çok da mukallit ve ince esprili bir insandı. Işıklar içinde uyusun diyerek, onun sık sık söylediği cümleyi yazmak istiyorum. Kim, ne isterse onu anlasın :)) "Herkes sakız çiğner ama Ayşe teyzem başka çiğner". O hesap işte. :)) Kaleminize sağlık usta hikayecimiz. Selamlar, saygılar size.

12 Kasım 2012 19:13
"Sevişemeyince yazıyorsun(uz) değil mi?"

Kıymetli kalem Gülpembe'nin Yorumu: "Aylardır bloglara bakmıyordum, bir baktım pir baktım vesselam..Yüreğinizden yüreğime necefli maşrapalardan dökülen tarçınlı salepler aktıı gitti.Türk edebiyat tarihi size hazır sevgili öğretmenim, akın gidin tüm dünya halklarının gönüllerine uzun ince yollardan. Yazan eller dert görmesin, sevgiyle saygıyla."

04 Kasım 2012 11:25
Şaaapınca yazı yazamıyorsunuz, değil mi?

Ufff… Bu nasıl bir zehir! Bu nasıl bir can yangısı böyle!... Çok incinmişsiniz, çoook!... Ve haklısınız da üstelik. Fakat tüm o geçmişteki yazılanların elbet bir nedeni de varmıştır ve anımsıyorum siz tüm o dediklerinizin intikam yemeklerini de sıcak sıcak yemiştiniz!... Bu son yorumu özellikle yazıyor ve kalmışsa zehir onu da akıtasınız istiyorum. Sonrasında… Ah sonrasında… Belli mi olur, bir bakmışsınız ki, o muhteşem kaleminizle, bir zamanlar altına imzamı atarım dediğim, o harikulade yazılarınızdan yeniden örnekler vermeye başlarsınız! Zehri taşımak, rüzgarı taşımaktan zordur muhakkak! Bu yüzden ola ki çıkarsanız yukarılara, ben de başarabilirsem, rüzgarın kanatlarında süzgün, zirvelerin başında engin yazılarda görüşürüz… Şaşırtın beni Sayın Çulduz, şaşırtın! (Tabii ki, “Şaşırtmicam işte Eminanım, oh olsun!” da diyebilirsiniz. O da uyar. ) :))))))

01 Kasım 2012 12:16
Şaaapınca yazı yazamıyorsunuz, değil mi?

Sayın Çulduz,"Emine'lerin kaderidir" diye bir şey söz konusu olabilir mi hiç? "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz ve konuşulduğu gibi yazılmaz" diye köklü bir anlayış vardır bilirsiniz.Günlük söyleyişteki sözcüğün yazı diline aktarılması ancak dalga geçmek için olabilir, ki ben kendi dalgamı kendim geçebilirim zaten:)) Ama söz konusu bir yazar tanıdığım olduğunda bunu asla yapmam.Bizim oralarda Ümit diyemezler mesela, yerine İmit derler.Kaldırıp ben size bu şekilde hitap etsem, hoş olur mu? Sizden ricam, sözcüğü; aşağıya bıraktığım zeytin dalının ucuyla silip, düzeltmeniz olabilir ancak. Sevgili Sema Hanım'cığımın ikinci sorusuna yanıt vereyim:Yapmayın sevgili Şener. Tam da 2-3 hafta içinde 2.basıma girecek olmasının sevincini yaşarken reklam kokuyor filan demeyin lütfen! Bilerek ve özenerek kaçınıyorum bundan. Adından bile söz etmedim. Haberli habersiz tanıtım yazıları yazan dostlarımın ekmek ve su gibi aziz yazılarına,yeri gelmişken milyon teşekkürü de borç bilirim. İçtenlikle Sn. Çulduz

31 Ekim 2012 21:41
Şaaapınca yazı yazamıyorsunuz, değil mi?

Bir de güvercinler vardır, diyerek başlamak istiyorum. Taklacı değilim, öyleyse zeytin dalını şuraya bırakabilirim.:) Yazdığım yazıya, bir şekilde karşılık gelsin, arada şaka gırgır olsun, ortalık şenlensin istemiştim. Ve şu yazınızı okuduğum anda tek bir sözcük hariç, hem katıla katıla güldüm hem de çok beğendim. Tam da kaleminize yakışır nitelikte bir yazı. Gerçi, bundan çok daha nitelikli yazılarınızı okumadım desem yalan olur. Tabii bu yazı benimkiyle ilintili olduğu için gelen yorumları da okuyorum. Can dostum, Adem Süpçin'in de benim takıldığım o tek kelimeye takılmış olduğunu biliyorum. Çünkü konuşmuştuk ve ben "Boş ver" demiştim kendisine. Ama o boş vermemiş.Takıldığım sözcüğün, ne olduğunu bilmeyecek zeka seviyesinde değilsiniz.Tam tersine özellikle öyle yazdığınızı da biliyorum.İşin komik yanı, yorumcularınızdan birkaçının da aynı sözcüğü yinelemesi beni daha çok güldürüyor. Zira, insana şaşırmayı bırakalı o kadar çok oldu ki, artık yalnızca gülebiliyorum :))Kaleminize sağlık

31 Ekim 2012 01:56
Bankaların uyanıklığı!

Aynen katılıyorum, son cümleye! Onlar kendilerini krutaracak bir icat mutlaka bulurlar...

30 Eylül 2012 23:12
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3100
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Cehaletin tek korkusu kadındır.Çünkü kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.(Dokunulmamış Kadınlar)