Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Rusya, Suriye’den Çıkar mı? Afrin’e Harekât An Meselesi mi?

Ay siz gazetelerde okuduklarınıza inanıyor musunuz? Sizden hiç beklemezdim doğrusu. Selamlar

15 Aralık 2017 18:35
“Dost Kime Derler?” Diye Sorsalar…

Ne yalan söyleyeyim kedileri hiç sevmem ama köpekleri bende çok severim ama hiç köpeğim olmadı. Olmadı çünkü bir apartman dairesinde bir köpeğin SAHİBİ olmayı kendime hiç bir zaman yakıştıramayacağımı düşünüyorum. Ben köpeklerin bakışlarının çoğu insandan daha insalcıl olduğunu düşünürüm. Selamlar

15 Aralık 2017 12:31
Demokrasi, Ne İçin, Kimin İçin?

Değerli dostum, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bende anayasa'ya baktım demokrasinin hukuki tanımının blogunuzun 2. paragrafında yaptığınız tanımlamayla en ufak bir alakası olmadığını tespit ediyorum. Blogunuzda yaptığınız tanımlamayı nereden buldunuz veya uydurdunuz bilemiyorum ama anayasamıza bakılırsa demokraside halkın devleti yönetecek olan iktidarı seçmekten başka en ufak bir HAK ve YETKİ sinin olmadığını görüyorum. Bu nedenle de kendi kendimizi kandırmayalım. Demokrasinin halka en ufak bir yararı yoktur ve demokrasi sadece ve sadece SİYASETÇİLER ve SİYASİ PARTİLER için vardır. Siz SİYASETÇİ misiniz yoksa sıradan bir vatandaş mısınız bilemiyorum ama belli ki siz çok şiir ve roman okuyorsunuz. Demokrasinin gerçek mahiyetini anlamak isterseniz T.C. ANAYASA sını dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum. Sevgi ve selamlarımla

15 Aralık 2017 09:55
Özeleştiri Üzerine!

Çok önemli ve ülkemizde maalesef pek geçerli olmayan bir konu. Yalnız, müsaadenizle bir konuya ekleme yapmak isterim. Şöyle ki öz eleştirinin gerçekleşmesi 3 değil bence 4 koşula bağlıdır. 4 üncü ve en az diğer koşullar kadar önemli konuda kişinin mutlak bir şekilde gerçekçi olmasıdır. Buna karşılık üslup konusunun öz eleştiri de yerinin olmadığını düşünüyorum. Çünkü öz eleştiri insanın kendi kedisiyle yaptığı düşünsel bir iletişimdir ve bu öz iletişimde küfür, hakaret gibi ifadeler zaten söz konusu olmayacağı gibi olsa da sorun teşkil etmez. Ben ne "şerefsiz bir insanmışım" demek bana göre en az iyi ve güzel üslupla yapılan sahte bir öz eleştiriden çok daha değerlidir. Kaldı ki üslup konusu bence çok abartılıyor ve aslında gerekli bir ön koşul değildir. Önemli olan eleştiride bulunanın muhatabına hakaret edip etmediği ve özellikle de ifadelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorunudur. Önemli olduğunu düşündüğüm için yazınızı öneriyorum. Selamlar

14 Aralık 2017 14:00
Yatacak Yeri Olmayanlar....

Evet kul hakkı yemekten ve her türlü yalan söylemekten çekinmeyen insanların bu güzelim dünyayı cehenneme çevirdiklerine bende katılıyorum. Ancak ne var ben o ahlaksızların değil daha çok ahlaklı olmalarına rağmen "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" zihniyetiyle o ahlaksızlarla mücadele etmeyip havanda su dövmeyi entelektüellik zannedenlerin yatacak ve gidecek yerleri olmadığını düşünüyorum. Bu blogunuzu öneriyorum ama "yatacak yeri olmayanların var" lığının bir bahane olamayacağının da altını çizmek istiyorum. İyi, güzel ve doğruyu aramak marifer değildir. Marifet kötülük, çirkinlik ve yanlışlarla her dem mücadele etmektir. Her ne kadar kültürümüzde doğru söyleyenin dokuz köyden kovulması riski olsada... Selamlar.

13 Aralık 2017 12:33
Ters Tepki

Nasıl bu kadar kötü olduğunun hikayesini okurunuzdan bekleyeceğinize siz kendi hikayenizi anlatsaydınızda okurunuz sizin neden bu kadar iyi veya kötü olduğunuzu anlama şansına sahip olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla siz iyi, aydınlık ruhlu bir insan olduğunuzu zannediyorsunuz ama okuduğumdan anladığım kadarıyla siz hiç de öyle iyi bir insana benzemiyorsunuz. Bence önce kendinizi sorgulamayı öğrenmeniz gerekiyor. Ama her şey yine de gönlünüzce olsun. Selamlar

11 Aralık 2017 17:32
Sevgisiz Asla

Sevgi insanın bir çok duygusallık hallerinden biridir. Herkes bir şeyleri sever bu nedenle de kimsenin sevgisizlikten yakınması söz konusu değildir. Hiçbir şeyi sevmeyen insan gösteremezsiniz. Buna karşılık sevgi dediğimiz duygusallığı da düşünce hayatımızın merkezine yerleştirmek de pek akıllıca bir duruş değildir. Korku, endişe, merak, nefret gibi diğer duygusallıklarda önemlidir. Unutmayın ki nasıl Atatürk'ü sevenler varsa Apo'yu veya Fetö'yü de sevenler vardır. Buna karşılık sizin sevdiklerinizi sevmeyenlerde vardır. Ben şahsen aşk ve sevgi gibi göreceli kavramlar üzerine yapılan bunca hamasi edebiyatı son derece gereksiz ve de yanlış buluyorum. Bırakalım insan neyi severse sevsin veya neyden iğrenirse iğrensin. Birisi sigara sever başkası sevmez, birisi Alkol sever başkası nefret eder. Kimse kimsenin keyfinin kahyası değil ki. Selamlar

10 Aralık 2017 23:42
İşte Böyle Başladım Yazmaya

Ne mutlu size ki içinizden geldiği gibi yazabiliyorsunuz ve de belli ki yazmışsınız. Sizi kıskandım doğrusu. Ben maalesef içimden geldiği gibi yazamıyorum. Yazarım yazmasına da kıyamet kopar, gök kubbesi yere çakılır. Neme lazım, Siz yazın ben okurum. Kendinize çok iyi bakın. Selamlar

10 Aralık 2017 00:45
Kudüs Kararı: Hayırlı Olmasın, Hayrını Görmeyin!

Bence ABD başkanına beddua edeceğinize hayatınızda bir kerecik olsun demokrasinin ne olduğunu ve kimlerin çıkarlarına hizmet ettiği sorgularsanız çok daha hayırlı bir iş yapmış olursunuz. Kaldı ki tarihte onlarca, yüzlerce ibret ve ders alınması, sorgulamanıza fazlasıyla yetecek örnekte var. Demokrasinin GERÇEĞİ budur ve demokrasiyi seven her insan demokrasinin bundan sonra da giderek artacak olan dikenlerine katlanmak zorundadır. Selamlar

07 Aralık 2017 12:57
Kalburüstü Bir aŞk!..

Olric'in içine mersin yaprağından ziyade bir tutam Yunus kaçmış gibime geldi. Yoksa yanılıyor muyum? Selamlar

06 Aralık 2017 11:49
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 1749
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 23189
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Bir 3 Mayıs sabahı leylek getirdi beni dünyaya. Adetmiş, hemen ismimi dualarla kulağıma fısıldası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    En büyük cim bom bom, başka büyük yok