Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Domuz Gribi dedim de...

Ben de, Tunceli'de okuluna gitmek için tepeden Munzur deresine kar tüneli açacak sımsıcak yürekli amcaları bekleyen bir küçük kız tanırım...Ancak, bu kadar olur; o kız da babasına yıllar sonra "bizi daktilo gibi görmesen be amir-babam" deyip durmuştu.O da bilirdi;babası onları severdi,severdi ama....ama, hayatın tuzu biberi galiba....Babanızın mekanı cennet olsun....Her yürek, cennetini kendi örsün.Saygılarımla...

09 Kasım 2009 00:18
Domuz Gribi mi, asrın soygunu mu?

Tereddütlerime ve önsezi de olsa bazı beynimi kemiren güvelere:) açıklık getirdiniz,teşekkür ederim...

03 Kasım 2009 18:18
Cumhuriyet Bayramı'nın Düşündürdükleri

Kırkiki senesini Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Maraş'a kadar Anadolu ve Rumeli'nin (yekpare vatanın) birçok şehrinde geçirmiş bir babanın kızı olmak cihetiyle;Türkiye ve Türkiyeliler adına hemen her konuda duyarlılığınızın izlerini taşıyan bu,şaşmaz tespitlerle dolu yazınızı okuyunca, gözlerim yaşlarla doldu,yüreğim tazeden ve tezelden kabardı, inanın...Sizler gibi temiz vatan evladı doktorlar, askerler, halkla hemhal olmuş vatandaşlar olduktan sonra, eminiz ki;Türkiye'nin sırtı yere gelmeyecek; "komşusu açken tok yatamayanlar" hep var olacaktır... Saygı ve muhabbetle...

29 Ekim 2009 00:43
Hiç kimseyle konuşmayan adam - 3. son

"KONUŞMAYAN ADAMI" VE KONUŞMAYAN ADAMI KONUŞMADAN ANLAYAN KADINI KONUŞTURMADAN,SICAK YÜREKLERİNİ KONUŞTURDUNUZ YA!....TEBRİK EDERİM.....KONUŞMASALAR DA OLUR, SARILSALAR YETER; SIMSICAK.... "Öykünün hangi finalinden yana tercihimi yaptığımı anlatabilmişimdir, umarım.... Saygılar efendimmm...( Bir daha yürekleri bu kadar bekletmeyin....Yüreği ağzıma geldi...)

27 Ekim 2009 17:29
Gölgen bedenimde

İz,aynı amanda bir surettir...Suretin uğrayamadığ yerde "iz"in haddi yok...Suret,ize silik bir katkı değildir;iz,suretin nişanıdır...İz sürseniz de sefanız ola....Sevgimle...

22 Ekim 2009 19:26
Gölgen bedenimde

Siz de gölgesinin izi kalan kuş da kanat çırpıyor.Bakar mısınız, lütfen:)...

22 Ekim 2009 01:38
Halk Koşusu'ndaki Hallerimiz

Haklısınız...Elbette,iyimser bakalım.Ama,"iyimserliğe" yaşarken ve koşarken bakalım, bilmem olur mu?O zaman,ne bir diğerinin kopyası olacak kadar uzun ve fakat heba edilmiş zamana,ne de "insan"ın kendiliğini "aynasında" göremeyeceği kadar kısa zamana razı olmak zorunda kalırız...İnsan,kendi varlığına ve duyumsadığı hayatına da iyimser olabilmeli...Koşarken bakmayı ihmal etmeden...Kİm bilebilir ki? Bir de bakmışız;ayı,yıldızı,kuşu,güneşi,gülü,kediyi "kendi ölçüsünce" net görür ve onlara dokunacak uzaklıkta buluveririz kendimizi...Çok mu iyimserdi:) Sevgilerimle....

20 Ekim 2009 18:20
Halk Koşusu'ndaki Hallerimiz

"Koşuya",kendinizi kandırmadan,başlangıç ve final noktası arasında terlemeyi ve farkındalığı göze alarak katılmak bile hayatı tüm renkleriyle göğüslemek; yaşamın ta "kendisi"ne talip olabilmektir.Yaşamınızın anlarını paylaşarak ses çıkarmaksa "hayat taşıyan her şeye" karşı duyarlılığın "dört başı mağmur" taç yaprağıdır.Tebrik ederim,Dr. Uğur Bey...Saygı ve sevgi..

19 Ekim 2009 23:10
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 901
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 756
Kayıt tarihi
: 21.07.09
 
 

“Yazı yazmak” bir Yürek Yolculuğudur. Okumak ve yazmak bana Edebiyat alanının kapılarını açtı… Ed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster