Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İnsanların öleceğini nerden biliyor?

Çağımızda pek çok öldürücü hastalık var evet,ama daha hiçbirisi dört saat sonra,herhangi bir belirti vermeden de öldürecek kadar sinsi değil.Bir evde birisi öleceği zaman o evin önünde köpek havlarmış.Eski inançlardan.Ya da deprem olacağı zaman köpeklerin huzursuzlanması gibi.Siz inanmasanız da böyle şeyler var.Hem yaşlılar ölüyor da doktorlara hemşirelere bir şey yapmıyor galiba,ne dersiniz?

28 Temmuz 2007 16:35
Şiir ve şaire dair

Her ne kadar sanat duyguların bir şekilde ifadesiyse de ben tüm bunların insanlar için olduğunu düşünüyorum.Sanat için sanat olmaz.Çünkü insan beğenmezse,takdir etmezse,dinlemezse,izlemezse sanat diye bir şey de olmaz.İnsan olduğu için sanat da olmuştur.

25 Temmuz 2007 23:06
Kristal Denizaltı / Ahmet Altan

Kıskançlığı ne güzel tanımlamış gerçekten. Ama şu söze bayıldım;"bir kadınla üç şey yapabilirsin, ya onu seversin ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın." Süper ama acı olduğu için değil, onu yazmak güzel olduğu için ya da yazarken tekrar yaşadığı için belki de. Kitaptan yaptığın alıntılar etkileyici, insanda okuma isteğini alevlendiriyor. Bu güzel alıntılar için teşekkürler.

14 Temmuz 2007 20:39
Benim bloglarımı neden okumuyorsunuz kardeşim!

Saat gecenin ikisi ve ben sizin bloğunuzu okudum, okudukça da gülümsememe engel olamadım.Blogla ilgili yazıların hiçbirini okumadım şimdiye kadar ama sizinki çok hoş olmuş. Siz yorum yazmayın demişsiniz ama kusura bakmayın, yazmadan yapamadım.

14 Temmuz 2007 02:22
Nokta... nokta... nokta...

Benim hayatım da üç noktalarla doludur.Üç noktanın yaşantımdaki yeri kaçınılmazdır. Söyleyemediklerimde...gözyaşlarımda...içimin karanlığında...mutluluklarımda...her şeyimde üç nokta gizlidir benim.Güzel bir yazı okudum.Tebrikler...

20 Haziran 2007 23:03
Romantika / Turgut Özakman

Ben de edindiğim deneyimler sayesinde şunu öğrendim; bir kitap çok satıyorsa bu onun iyi olduğu anlamına gelmez ya da başkasının fikriyle kitap seçmeyeceksin.Kitap çok farklı bir dünyadır ve bizim yaşantılarımızın bir uzantısıdır aslında.Akışını önceden sezemeyiz.Turgut Özakman'ın böyle bir kitabı olduğunu bilmiyordum.Fırsat bulursam okumak isterim.Sevgiler...

20 Haziran 2007 22:56
Gitmek zamanı...

Ümit Abi yine ne güzel yazmışsın,okurken tad aldım.Benim de gidesim geldi.Ben de gelim mi diyeceğim ama bana göre iş var mıdır oralarda acep, diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. :) öyle elinden her iş de gelmiyor ki insanın.

18 Haziran 2007 01:55
Ankara yağmuru

Size katılmamak elde değil Aydın Bey. Altı yıllık bir Ankara'lı olarak hakikaten yağmur konusunda size katılıyorum.Her akşam iş çıkışı yağar. Ya da nöbete gelirken yağar sonra diner. Bu yüzden güneşli havalarda bile şemsiyeyle yaşamayı öğrendim.

11 Haziran 2007 23:28
Kopan bacağım

Söyleyenebilecek her şeyi söylemişsiniz zaten.Ağzınıza sağlık.Söylediğiniz her cümleye sonuna kadar katılıyorum.Ama sıra bir şeyler yapmaya geldiğinde her şey tıkanıp kalıyor.

23 Mayıs 2007 17:22
Size borcum yok anılar

Bence hepimizin borcu var anılara.Çünkü onlar olmasaydı ne yapardık biz?Nasıl tutunurduk hayata?Daraldığımızda kimlere dört elle sarılırdık?Kimden medet umardık?Geçmişimizle, eski dostlarla, yaşadıklarımızla aramızda bir bağ kurmayı nasıl becerirdik? Değil mi? Okurken ben de eski günlere gittim.Ama biz hiç çimdik yemedik annemizden.Aksine biz öyle utangaçtık ki annem bize misafirlikte bir türlü bir şey yedirmeyi başaramazdı.Çocukluk işte!

23 Mayıs 2007 00:34
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 13.01.07
 
 

1979 Giresun doğumluyum. Kendimi bildim bileli kalabalığı sevmem. İnsanlara karşı mesafeliyimdir. He..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster