Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hocayla iyilik ve kötülük hakkında sohbet…

Kıymetli Dost Sayın, Erol Işık, Bu günkü Cuma yazınızın bir örneğini kendi yazılarıma aldığımı bilgilerinize arz edeyim. Evet iyiliğin, hayrın sınırları yoktur. Karınca da Hacca gitmeye karar verdi, ama gitti veya gitmedi o önemli değil önemli olan Hacca gitme isteğiydi.Yüce Allah'ı hatırlamak suretiyle yapılan bir çok iyilikler, hayırlar vardır.İyilik ve hayır sadece maddiyattan ibaret değil. Zaten siz bunların tümünü yazdınız.Bir bakış, bir düşünce, bir paylaşım dahi iyiliktir, hayırdır.Özellikle " hayra anahtar, şerre kilit olmak" sözleri beni derinden derine düşündürdü.Teşekkürler. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

21 Kasım 2014 18:49
Kaybolan gençlik

Kıymetli Öğretmenimiz Sayın, Nahide Çelebi;İşin acı tarafı başkalarına benzeme özentisi,bizim değerlerle hiç alakası olmayan özenti.Gençlik civan yaşta yararsız, faydasız,dalsız, yapraksız,gölgesiz meyvesiz çürüyor.Siz iyisini yaptınız. Yüreğinize sağlık.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

21 Kasım 2014 12:06
Ah yalan dünyada, yalan dünyada. Yalandan yüzüme gülen dünyada

Kıymetli Öğretmenimiz Sayın Papatya Tarlası; Rahmetli Neşet Ertaş'ın dediği gibi dünya, dünya yalan dünya/Beni benden alan dünya/ Yıllarımı çalan dünya...Çok güzel tespitlerle yazılmış bir deneme yazısı. Boş ve beyhude bir dünya, süslenmiş bir gelin misali dikkatleri üzerine çeker, beğenilir, sevilir, insan ondan ayrılmak istemez.Onun düzenini kuran ve dünyayı sevk idare edenin takdiri böyle. Sonuçta yazdığınız gibi tek bir Allah var.Gerçek odur.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

21 Kasım 2014 11:59
Akrep dövmeli kadın (Altıncı bölüm)

Kıymetli Dost Sayın,Erol Işık Gerçekten öykü sonlara yaklaştığı için hayli merak konusu oldu.Cem'in Anna işini çözeceğini tahmin ediyorum.Erzurum helvası başkadır.Nahide Hoca dua helvasını güzel yapar.Atabey götür geç suyu derken benzini kast etmiş ancak bizim Boğaziçi üniversitesi mezunu yanlış anlamıştır.( Bizim ülkemizde Boğaziçi Üniversitesi mezunu pompacılık yapar) Toplumda bu gibi olaylarda duygular öne çıkıyor,Dosyada yeterli,inandırıcı ve kuvvetli delillerin olup olmadığı bilinmediği için,vicdani kanaatin hükmü nazara alınmaz neden tutuklanmadı, illa ki tutuklansın derler.Geniş bir yazar gurubuna hitap eden bu öykü ve ilaveten günlük olayların dahil edilmesi elbet sizi hayli yoruyor.Ben size saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

20 Kasım 2014 02:22
Yatalak Engelli olduğumu hiç hissetmedim

Kıymetli Yazarımız Sayın, Celal Çelik ; Yorumumu bitirdikten sonra aklıma geldi öncelikle Dünya iyileri annen ve babana teşekkür ediyorum.Onların ellerinden öpüyorum.Yüce Allah onlara sağlık ve mutluluk ve güç versin ki siz onlarla böyle sevinçli ve mutlu olunuz.Tekrar saygılar sunuyorum.Tüm ailenize sağlık ve mutluluk diliyorum.

19 Kasım 2014 22:00
Yatalak Engelli olduğumu hiç hissetmedim

Kıymetli Yazarımız Sayın, Celal Çelik: Öncelikle geçmiş olsun diyorum. Yüce Allah sana yürümek için şifa versin. Yürüme engelli olduğunu ve bir şikayetinin olmadığını, anasız, babasız, yabancı yerlerde diğer engellileri düşünerek mevcut haline şükrediyorsun.Annen ve baban için yaptıkları fedakarlıklar nedeniyle memnuniyetini Yüce Yaradana arz ediyorsun.Yazınızı okuyunca önce hüzün duymaya başladım, yazınızın devamında ise bu kez sevinç duygularına gark oldum.İnancın, sabrın, metanetin Eyüb'ün sabrı misali. Gözlerinden öpüyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

19 Kasım 2014 21:56
Milli futbolcu, milli maçta, “milli küfür”leri iltifattan mı saymalı?

Kıymetli Turgut Çelik; Hocam sizin son yazdığınız " Tanı doğru olmayınca muayene de doğru olmaz" sözü güzelin ötesinde. Türk futbolundaki gerçekler için henüz tanı, teşhis doğru konmamıştır ki Futbol tedavi edilsin ve sağlığına kavuşsun.Türk Futbolu hep bu hasta, halsiz. moralsiz görünümünden kurtulamayacak.Vicdan sahibi insanlar kendilerini Volkan'ın yerine koysunlar.Onur gittikten sonra Millilik kalmaz.Gaye onurlu Milli olmaktır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

19 Kasım 2014 15:43
Cumhurbaşkanlığı Sarayı nasıl olmalıydı?

Kıymetli Yazarımız Sayın, FİKİRCİ: Evet aynı görüşlerinizi paylaşıyorum. Elin Beyaz sarayını severler ama ülkemizde ki Aksaray'ı sevmezler.Bence de Cumhurbaşkanı oturuyor diye değil,Elin Beyaz sarayına karşı Ülkemizi simgeleyen eşi,benzeri bulunmaz bir saray yapılmalıydı. Aksaray'ın inşa edildiği yer,harcanan bedel ayrı konulardır.Mademki yapılacaktı Osmanlı Mimarisinin ötesinde bir AKSARAY yapılmalıydı. Yine sadece yarın düşünülerek hareket edilmiştir, gelecek yarınlar düşünülmemiştir.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

19 Kasım 2014 10:53
Sadece yaşamak yetmiyor

Kıymetli Şennur ; İlişkiler yazınızı özellikle insan ilişkileriyle ilişkilendirmek gerek.Haklısınız insan olmak için faydalı,yararlı, sorumlu ve mes'uliyet sahibi olmayı gerektiriyor.Bu görevleri ifa etmiş ve göçmüş olanlarda, bunları devam ettiren yaşayan insanlarda şanslıdır.Sadece yaşamak yetmiyor.Güzeldi, önemliydi, yazılması gerekliydi. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

18 Kasım 2014 15:52
108. yaşın kutlu olsun Sait Faik...

Kıymetli Öğretmenimiz,Papatya Tarlası :Edebiyat Çınarı Sait Faik'i okurlara hatırlatmanız güzelin ötesi. Zaten günümüzde söylenen sözler, söylemler yine onların bereketli mahsulleridir.Yazınızın Editörden öneriler kısmanda yayınlanması ayrıca sevindirici.Yüreğinize sağlık kıymetli Papatya öğretmenimiz.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

18 Kasım 2014 15:42
Toplam blog
: 299
Toplam yorum
: 3755
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1446
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    SEVMEYİNCE BAL ACI OLUR,SEVİNCE ZEHİR ŞERBET OLUR, SEVGİNİN TOHUMU EKİLMEZ,BİÇİLMEZ YÜREKTE OLUR.