Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kim, nasıl iyi bir blog yazarı olabilir?

Sayın ÇAMSARI, merhaba; yazınızı tavsiye üzerine okudum. Tenkit edebileceğim yanlarını bulmaya çalıştım, bulamadım. Hatta yazınızı keyifle okudum, yararlandım. Tavsiyelerime ekledim, "blog habercisi" bundan böyle Bendenize yazılarınızı haber verecek. İmla hatası da yapmıyorsunuz, ne güzel! Bu yazıdaki görüşlerinize katılıyorum, diğer yazılarınızı da okuyacağım. Umarım "haklı" çıkarız. Syg, svg, slm... A.AK

27 Ocak 2013 19:59
Çınar da ağlar

Sevgili BURAKGAZİ; "yine yapmışsın yapacağını!" derler ya AŞKOLSUN, gerçekten; işte ezberlenecek bir eser daha... "Çınar, 'seninde' bir yüreğin var... / * * * / Kimse bilmez 'çınarda' ağlar / Ağladığını belli etmez çınar / Çınarın yaşlarını siler yapraklar / Gölgesinde oturur, nice insanlar / Kim bilir ne sevdalar, ne hatıralar / Vakur duruş, çınarı ayakta tutar..." Ne güzel!... Bana yazdığın bir önceki yorumunda "Çocukların notu bol olsun" diyorsun. Merak etme; notumuz boldur! Not değerlemesinde öğretmenlerin iyi bildiği "Çan Eğrisi" modelini uyguluyoruz. Böylece notlar iyi oluyor, iyiler daha iyi, daha iyiler "pekiyi" oluyor, kimse üzülmüyor. Burada da "öğretmenlik" yapalım mı izin verirsen! Şöyle ki; bu şiirinde tırnak içine aldığımız "seninde" ve "çınarda" şeklinde yazdığımız imla "senin de..." ve "çınar da..." olarak "de ve da" eklerini ayrı yazmalıydık. Bilindiği gibi "dahi" anlamında kullanılan bu son ekler "ayrı" yazılır "Çan eğrisi"ne göre sizin notunuz yıldızlı 100'dür. Sygl.

27 Ocak 2013 18:39
Sevgili halkım, devlet dairelerinde sizlere yaptırılan işler angaryadır; hiçbirini kabul etmeyin

Sevgili Korkut, yeniden merhaba; "yeni vergi sistemi" başlıklı yazınızı, "yorumları" ve verdiğiniz yanıtları okudum. Bu yazdıklarınız madde-madde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e ve günümüze kadar dönem-dönem uygulanmış, kâh kazanılmış, kâh kaybedilmiş vergilendirme tekniklerinden bazılarıdır. Örneğin Osmanlı'da "istilzam" usulü ve "müstelzim" / aşar (öşür) / Cumhuriyet'te "Servet Vergisi" / Kazanç / Muamelat / Harcama / İşletme, en son olarak da Gelir ve Kurumlar Vergisi ile KDV, ÖTV başlıcalarıdır. Vergi Sistemi niçin bu hale geldi ve bu kimin işine yaramaktadır? İşte asıl sorulması gereken budur!.. Sorun; "kaynak teorisi"nin eksikliğidir. Çözüm "net aktif" teorisinin gelişmiş ekonomilerdeki gibi ülkemizde de uygulanmasıdır. Bu, Gelir Vergisi Kanunu 2'nci maddesine eklenecek olan "Kaynağı ne olursa olsun, her türlü kazanç ve iratlar" bendiyle başlar. GV oranı %15, KDV oranı %10'a çekilerek istisna ve muafiyetlerin kapsamının daraltılmasıyla mümkündür. Ayrıca, bknz. "Hüseyin Perviz PUR" Syg..

25 Ocak 2013 21:49
Neşter al, sinemi yar

Sevgili BURAKGAZİ, şiirlerinizi keyifle okuyorum. Yalın, ulu, duru, su gibi, rüzgar gibi... Halk Edebiyatı'mızın günümüzde de özgün örnekleri oluşuyor, canlı-canlı izliyoruz. Kafiyeden ve vezinden ödün vermiyor, böylece şiirini asırlar boyu yetişen öz benliğimizin ulu çınar yapraklarına "iğne iplikle" nakşediyorsun. İlhamın, büyük acılarından geliyor; "CAN CANA" kaleme aldığın dizelerin, Büyük Öğretmenlerimizden Doğan Cüceloğlu öğretisini çağrıştırıyor. "Can-Cana İletişim"in temel kavramlarını fısıldıyor adeta. Tebrik ederim. Syg, svg, slm... A.AK

25 Ocak 2013 10:27
Sevgili halkım, devlet dairelerinde sizlere yaptırılan işler angaryadır; hiçbirini kabul etmeyin

"Oysa bu satırları yazan Kerim Korkut’un inan Allah’a sabaha sofraya koymaya ekmeği yok. Yani sizin gibi. Halkım yoksulluk ve acılar içinde kıvranırken bal börek yersem bana zehir zıkkım olsun!" Sevgili Burakgazi de yorum yazmış ya bu satırlara! Aşk olsun! Bu vergi sistemi acaba niçin bu hale geldi? Bunun kusuru kimdedir, verginin müdürlerinde mi, Maliye'nin içindeki KAST sisteminde mi yoksa toplum yapısını bilmeyen "bütün ömrü Ankara ve America'dan ibaret" Con-con aydınlarda mı? 1950 yılında nüfusumuz 20.947.000 iken o yıllarda mükellef sayısı yaklaşık bir buçuk milyon kişidir. Şimdi dikkât!!! : Bugün 70 milyon Türkiye'de mükellef sayısı kaçtır biliyor muyuz? Gerçek anlamda sadece iki buçuk milyondur. Kimse kendini kandırmasın! Bu rakama bir milyonu basit usul gelir vergisi mükellefleri dahildir. 1950'den 2010'a 60 yıl geçmiş, gerçekte gelir ve kazançları üzerinden vergi ödeyenlerin sayısı adeta yok olmuştur! Daha ne söylenebilir ki! ... Saygı, sevgi, selam. Okumaya devam... A.AK

24 Ocak 2013 09:34
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı bir üst kurula devredilebilir mi ?- IV- Devlet hile yapmaz

Vergi dairelerinin hedef tahtasına yerleştirildiği galiba doğru! Vergi işlemlerini bu denli iyi bildiğini düşünen yazarların Vergi Dairelerinin yılın son saatlerinde gözlerinin faks cihazında olduğundan,yılın son gününe kadar bekleyen ve yukarıdan gelen zamanaşımını kesme talimatları için tetikte beklediğinden, son günlerde ve son anlarda gelen zamanaşımlı raporların tebliği derdine düştüğünden, daha önemlisi zamanaşımına uğramış amme alacağından vergi dairesinin sorumlu tutulduğundan: Devleti zarara uğratan ve Devletine olan vergi borcunu ödemeyen, 70 milyon insanın hakkını gasp eden kişiler bir yanda, bundan vergi dairesi çalışanlarının sorumlu tutulması diğer yanda..' haberi yok! Geçende bir gazeteye konu olmuş yazıda belirtilen vatandaş N.T tapu harcını eksik ödemiştir. 5 değil 10 yıl bile geçse; vicdan sahibi, "Allah Korkusu" olan bir vatandaş ise o, zaten kamunun hakkını öder. "Zamanaşımlı vergi mükellefi 45 dakikada bulunur ama nerede" başlıklı blogumu okumalarını öneririm. Syg.

23 Ocak 2013 11:03
Timur'un fili, Nasrettin Hoca ve bir anı...

Sevgili Muhsin Durucan Öğretmenim; yazınızı bir solukta okudum, kitaplar dolusu olacak dersinizi tek sayfada vermişsiniz. İşte "üstat olmak" bu olsa gerek! Anılarınızla bezeyerek aktardığınız dersi içtenlikle aldım, yararlanacağımızı bilmenizi isterim, teşekkür ederim. Bir düşünürün dediği gibi (Paul Valéry; bugünlerde face'de sıkça paylaşılan sözün sahibi) "Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır..." Eminim anılan düşünürün de benzer yaşanmışlıkları vardır. Hoca Nasreddin'i de gönüllere nakşeden, buna benzer hisler değil midir? Sizi yazılarınızdan ve bu vesileyle bizlerle paylaştığınız anılarınızdan tanıdıkça daha da çok saygı duyuyorum. A.AK

22 Ocak 2013 20:24
Beni hayli zor tanırsın

Sevgili Burakgazi; "Yoksa siz, kendinizden önce yaşayanların başına gelenlerin, sizin de başınıza gelmedikçe, 'cennete' girivereceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı gelip çattı ki, 'Yüce Yaratanın yardımı ne zaman?' diyecek kadar sarsıldılar. O yardım gerçekten yakın değil mi! (2/214)"Korkmayın ve gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz." (3/139) Diyor Rab'bim ve seni seviyor, Rab'bim hepimizi seviyor. Bu hafta ÖNDER'DEKİ köşemde sizi yazdım, İnternet adresini veriyorum.(http://ondergazetesi.com/yazar.asp?yazar=detay&id=1834).. "1951 yılında Bingöl'de doğmuş,ilk, Orta ve Lise Eğitimi Bingöl'de tamamlamış, otuz yılı aşkın zamandan beri Mersin'de oturur, yarım asırlık çınar olmuş. BEN, BEN OLMADIKTAN SONRA ELDEN BANA NE..! Diyor BURAKGAZİ. Epeydir yazışıyoruz Mehmet Burakgazi'yle; diyor ki;.. (devamı ÖNDER'de..) Yanlış bir şeyler yazmış isem, bağışlayın lütfen, hemen düzeltirim. Sizi seviyoruz, saygılarımla. A.AK

21 Ocak 2013 13:55
‘Zaman aşımı’ çakma bir kuraldır, kaldırılmalıdır

Sayın YILMAZ, izin verirseniz önceki yorumumdan devam edebilir miyim; "31 Aralık günü saat 19.30'a kadar ben de dairede idim." diyor verginin mazlum müdürleri ve yardımcılarından Sevgili Uğur kardeşimiz. "Müfettiş beylerden yazı gelecek de takdire sevk yapacağız diye... Allah bu milletin hakkını yiyeni ona destek çıkanı ıslah eylesin, ıslahı mümkün değilse bildiği gibi eylesin." Ne diyeyim!" diyerek ekliyor Uğur; "Zamanaşımı özellikle kalkmalı, İnsan ömründe önemli süre..." Yoksa sinsi tuzakların, aldatmacalar ve kin yolu ile işlenmiş nice suçların gölgesinden kurtuluş yoktur. Eğer ‘Hukuk Devleti’ olmak; içinde bile bile bu tür açmazları da barındırıyor ise bizce de "yazıklar olsun!" Size katılıyoruz. Kasıtlı bütün failler hem bu çıkarcı dünyada hem de sonsuz gelecekte en büyük azaplara duçar olacaklar şüphesiz. Mürselat 39'uncu ayet diyor ki; "İşte hepiniz bir aradasınız. Kurtulmak için, bir düzeniniz, bir hileniz varsa, hiç durmayın, derhal uygulayın!" Sizi kutluyoruz,Syg,slm... A.AK

19 Ocak 2013 10:34
‘Zaman aşımı’ çakma bir kuraldır, kaldırılmalıdır

Sayın YILMAZ, merhaba; literatürde "mürürüzaman" olarak da bilinen sosyal bir yara olan "zamanaşımı" meselesine yine derinlemesine temas etmişsiniz, yararlandım, teşekkür ederim. Geçende bir gazeteye konu olmuş yazıda belirtilen vatandaş N.T tapu harcını eksik ödemiştir. 5 değil 10 yıl bile geçse; vicdan sahibi, "Allah Korkusu" olan bir vatandaş ise o, zaten bu 70 milyon insanın hakkını ahirete bırakmaz öder. 5 yıl geçtiği için alınamayan bu hakkın bir gazete yazısı ile N.T isimli vatandaşımızın ödememe hakkının olduğunu dolayısıyla da vatandaşın cebinde kalan devletin hakkının kendisine helal olduğunu dolaylı olarak ima etmek sadece dünya kurnazlığıdır. Biz inanıyoruz ki zamanı geldiğinde Allah(c.c.) bu fetvayı verene de bu miktarı ödemeyene de bir gün elbet hesabını sorar! Bu, Verginin mazlum müdürlerinden Abdullah kardeşimizin de bizim de inancımızla ilgili bir boyuttur ve onu ayrıca bir başka platformda değerlendirebiliriz, başka mesele! İzninizle, sonraki yorumumda devam edeceğim.

19 Ocak 2013 10:03
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1077
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    "Hep denedin hep yenildin, olsun gene dene, gene yenil, daha iyi yenil" (Samuel Beckett)