Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kenarlara tutunmadan...

merhaba, büyükannenin yaptığından etkilendim zira ben de pek bi düşünürüm ölümü. dediğin gibi ölüm bizi almaya geldiğinde onu yaşamımın bir parçası gibi karşılamayı düşünmüşümdür. sevgiler:)

31 Ağustos 2006 12:28
Sabetayizm tartışması ve “beyaz müslümanların büyük sırrı”

efendi kitapları üzerine yazıların çok ilginç ve yararlı bende de hemen gidip efendi 1-i doğru dürüst okuma isteği uyandırdı. efendi 2 yi daha almadım ama alıp okumak istiyorum sayende. bu tür inceleme- araştırma yazılarını çok seviyorum bunlara devam et lütfen.

30 Ağustos 2006 12:44
Gidememek

dediğiniz gibi. bir kez çıktıktan sonra"vatanın hiç bir yer." ama bir o kadar da o an neredeysen orası. bu öyle bir özgürlük duygusu veriyor ki. kendini sürekli gitmek durumunda olan bir tren gibi de hissedebiliyorsun. işte o zaman etraftaki eşyalar ya da taşıdığın yükler bir bir anlamsızlaşıyor. çingenelere özendiğin de oluyor. kaplumbağalara da. önemli olan yolun kendisi oluyor. diyeceğim tam da damardan girdiniz :)selamlar

29 Ağustos 2006 18:57
"Sanat" öldü; yaşasın "sanatçı"

sanatçı kendi başına ortaya çıkar ve "ben" demek ister. bu nedenle köylü ve feodal toplumlarda fazla gelişemez sanatsal kültür. Modern toplumda sanat kentli bir yaşam pratiğidir ancak bana göre kişideki sanatsal eğilim örgün eğitimle -bana göre maalesef körelmekte-biçimlenmekte kalıplanmakta. sanatsal pratiğin özündeki "benlik le ilgili olan o kendine özgü varoluş, aykırı duruş" neredeyse yokedilmekte. bu noktada sana katılıyorum sistemin sanatçıları da vardır. onlar sistemle uyum içinde dertsizdir. ne de olsa baskın olanla kaynaşmıştır. kimlik sorunu yoktur, ifade sorunu da pek olmasa gerektir bu nedenle sanat ölmektedir ve sanat varolmaya devam edecektir. nokta.

29 Ağustos 2006 17:47
"Sanat" öldü; yaşasın "sanatçı"

sistemin bir el gibi bizleri yönetmekte olduğunu ya da araçlarla manipule edildiğimizi savunabilirsin. ve sanatı da bu araçlardan biri gibi görebilirsin. Oysa ne bir grup ne bir tek güç odağı değil koskoca bir bütünü oluşturan karmaşık ama örgütlü pratiklerden oluşmuş yapıdır eylemlerimize hükmeden. Ama bir o kadar da biz bu örgütlü yapıya kaotik çıkışlarla dalmaktayız sonsuz varsayımları yaşayarak ve yaşatarak . bu kaotik pratiklerden biri de sanattır bana göre. aykırı olduğu kadar anlamsızdır tüm bu yapıyı bozmak istercesine tek başına, tekil bir "ben bunu bir başıma yaparım ben kendimi bu yapıdan bile soyutlarım" iddiasında olduğundan. bu nedenle sanat ölmüştür ve sanat varolmaya devam etmektedir.

29 Ağustos 2006 17:40
"Sanat" öldü; yaşasın "sanatçı"

E.H. Gombrich "Sanatın Öyküsü" kitabının girişinde "Aslında sanat diye birşey yoktur, Sanatçılar vardır" der. Sanat nedir var mıdır yok mudur tartışması evrende başka hayat var mıdır sorusu gibi anlamsız kalabilir zira sanatsal eylemler yontma taş devrinden beri vardı ve fakat insanla birlikte sürekli değişmekte diğer kültürel pratikler gibi. Dil gibi, bizimle varolmakta ya da kaybolmakta. Bu eylemlerin hangilerinin sanat olduğuna toplumsal yapı içinde tanımlar getiren bizleriz. Bu nedenle kimi toplumlar için sanatsal bulunan diğerleri için saçmalık ya da basitlik de olabilir. Tamamen göreceldir. evrensel sanat diye tanımlanan baskın kültürün sanatsal pratikleridir olsa olsa. İngilizcenin evrensel olduğu kadar evrensel, ingiliz kültürünün yerele yabancı olduğu kadar evrenseldir bu sanat da. (devamı var)

29 Ağustos 2006 17:34
Madem e-ticaret yapıyorsun oku o zaman

Ürünlerimi e-ticaret ile pazarlamak istiyorum ama bu sadece banka havalesi ile olabiliyor zira banka en az 5 yıllık pos calışması olmadan mail order veremiyormuş Bu durumda kredi kartı kullanımı sunamıyorum. Türkiyedeki bankalar bu konuda henüz fazla cesaret kırıcı değil mi sizce de?

20 Ağustos 2006 09:47
The Answer My Friend Is, Blowin In The Wind "Cevap arkadaşım. Uğuldayan rüzgarın içinde..."

bob dylan'ın bu şarkısı ondan duyduğum ilk şarkısıydı ve en çok sevdiğim de budur. Öykünüz çok hoş. tam da şarkıdaki gibi. anlamı rüzgarın uğultusunda saklı.

14 Ağustos 2006 00:13
Terragen ile ressamlığa dönüş

dijital resim aslında gelecekte resim sanatının gideceği yönü işaret ediyor. Ben hala iddia ediyorum: Bir gün herkes 15 dk.na sanatla uğraşacak diye.))

03 Ağustos 2006 11:05
Kadın evdir, erkek misafir

yazınız üzerine söylenecek tek şey aşkın bitmeden önce bir "kırılma noktası" olduğu ve bunu bizim görmek istemediğimiz. Belki yitirmek ya da yitmişliği yaşamaktansa bir rüyayı yaşatmak istediğimiz o kırılma noktası.

02 Ağustos 2006 14:48
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2797
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster