Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kim kimdir

Merhaba. Epeydir yorumlara girmiyorum.. Sizi gördüm, ilk cümlelerinizden itibaren karar değiştirip yazını okudum., ben de dahil olayın dedim. Fırtına gibi girmişsiniz, yine fırtına gibi final yapmışsınız bu yazınızla. Her paragraf, ölçüsü artarak irdelenen ana konu, peyderpey bir zımba gibi geçmiş sayfalara. Dediğiniz gibi ciddiyetin saltanatına kurulmuş ulufe dağıtır. Onun için kral çıplak olsa da olmasa da ne yazar? Blogcularımız için tatlı bir ürperti var yazınızda. Yoksa aldanıyor muyum? Biraz mıncıklama yapmışsınız genel olarak. Evet. Özetle, herkes haddini bilmeli. Selam ve sevgilerle

14 Kasım 2017 13:16
"Bir İlişki Başlatmak ve İlişkiye Devam Edebilmek" İlk Buluşma ve Sonrası

Bloglaerda görülmeyen tarzdaki bir konuyu ele almanız,çok dikkat çekici.seçkin bir yazı okuduk sayenizde. Tüm evde kalmışlar bu yazıdan haberdar olsaydı, yeniden doğarlardı. Her kesimden herkese hitabeden bu yazının kıvrımları arasında hem psikoloji var, hem sosyoloji var. Psikososyal bir yaklaşımla etüdlere dayalı gözlemlerinizi okurken,, yazının verdiği hazzın yüceliği, damaklarda yer edecektir elbet. Ve bu "düşündürücü " yazının bir kopyası, başuucu bildirgesi olarak bir yere asılmalı, gözler takıldıkça okunmalıdır. Çok istifade ettik. Ellerinize sağlık.Özellikle, güzellikle, saygıyle

04 Kasım 2017 10:58
Ayşe Teyze Kimlik Kartını Değiştirdi

Ve bu uğraş için sizi kutlarım. Kategori olarak "Mizah" deseydiniz, daha isabetli olurdu. Değil mi?

16 Ekim 2017 15:14
Ayşe Teyze Kimlik Kartını Değiştirdi

Ah, ah, ah... Siz anlayışlısına rastlamışsınız. Bana da bir hatun kişi, adliyede, mahkeme çıkışı "yed'i emin" e takmış tıkafayı. bana sordu, "ne aanlama geliyor bu?" diye. Anlattım, anlamadı ve hışımla: " Ben birini bulamazken 7 tane Emin'i nerden bulacakmışım" diyerek celallenmişti. Size rasttlayan teyze, dilinizden anlamış bari. Yoksa, işiniz işti. Ya cahil olsaydı, ben onu düşündüm. Bahsettiğiniz o "Pos" makinasını, mahalllerindeki posbıyık Niyazi anlardı. PİN kodu içinse "Pinti Hamit" benzetmesi yapabilirdi. Bakarsınızsiz PEN dedikçe, " Haaaa, derdi, onları Ankara Hayvanat baahçesinde gördüm. Penguenler uçacak gibiydiler" de diyebibilirdi. KLOKS içinse, "Elin gavurunu nerden tanıyacakmışım" diye de hayıflanabilirdi size. Yine de uzuz atlatmışsınız. Üzmemişler sizi. Rastgele. Selam ve sevgilerle.

16 Ekim 2017 15:12
Ayda Geldi!

Bir şiir yazdın, herkes kıskanacak şimdi.İlhai. Bayağı da çarpıcıymış şiirin.Eee, geride kalan Septuzeler, Fadimeler, Dilrubalar, Güldeste'ler, Mihriban'lar düşündün gari.

30 Eylül 2017 15:47
Ceeeeeee

İki yıl, nasıl sabrettiniz? Bloğun size ihtiyacı vardı. Limse dolduramadı yerinizi.Başarı deileklerimle.

28 Eylül 2017 13:36
Ey Gidi Babacandan... Dai’m... Erdal Ceyhan Öğretmenim…Toprağı Şiir Kokar!

Bu ne güzelliktir. Bu ne vefadır. Bu ne içtenliktir. Sevgiler bir hale olmuş. Tabiatn başından itibaren şerareler çıkara çıkara sarmış bütün başları. Ve bundan nasiplenecek biz geride kalan kullar, olan bitenlere gıpta ile bakıyoruz. Bu vefanın adını koymağa çalışıyoruz. Zorluyoruz bulmak için, bulamıyoruz. Önceeden tanıştığınızı bilmezdim. O ne güzel vefa duygularıyle süslü bir yazı bu. bunları yazabilmek için hakiki surette şair mi olmak lazım? Ve sizi okurken neler düşündüm neler. Hadi dedim, o, "siz", onu, eskiden tanıyorsunuz. İyi tanıdığı için de has yazmış. Öz yazmış. Sevecen yazmışsınız.. Kabul. "Ya benim ardımdan aynı kalem" de, beni tanımadığı halde, aynı sevecenlikle yazar mıydı? Bunu düşündüm bir ara. beni tanısanız tanısanız, tokalaşmanın dışında, ancak yazdığımız, kurduğumuz cümlelerden tanırız ancak birbirimizi. Nedense böyle düşündüm. Neden düşündüm, bilemiyorum. Sizin satırları, ta ki okuyuncaya kadar.Ve laf aramızda artık, sizden başkasını da istemem gari.Selam ve

30 Ağustos 2017 13:12
Unutturamaz Seni Hiç Bir Şey

Bizleri tanımadığı halde, denize bakan kanepesinde oturup, hepimiz için ayrı deyişlerle değer biçen ve bizler için biçtiği kaftan harici bir nesne ile meşgul olmadan insanları kendi deyimi ile tanıyan tanıtan ve değerlendiren şair hoca için söylediklerin,çok değerli sözler.Onun ruhunu daha da sakinleşmiştir,inan. Bu kanaatteyim. Ve anlı şanlı bloğumuz insanları, onun birer öğrencisiymiş gibi el ele vereerek birbirinden habersiz döktürdüğün satırlar, blogcu kardeşliğin şahikası olmakta ve gurur verici. Sen, içinde bulunduğumuz ortamda, en cici arkadaşımızsın. Sana ayrı önem veririm. Eminim ki, ben aranızdan yittiğimde, benim için de bu havada ve tonda bir yazı döktüreceğin muhakkak.Sana, şimdiden PEŞİN teşekkür ederim.Tabi senin yanında, iki sevdiğim arkadaşın da ilavesini dilerim. Eh. Şimdiden mutlandım. Bir ricam olacak senden.Hocamıza ettiğin o ulvi sözlerin yarısını et bana.Daha fazlası ile coşturup, yattığım yerden fırtalttırma beni, e mi? Allahtan hocamıza rahmetler dilerim

10 Ağustos 2017 18:45
Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sadadır...

Demek oluyor ki, blog mensubu bir arkadaş bu dünyadan göçerse, ardından böylesi bir atmosfer doğuyor. Eminim ki, bloğu her okuyan kişi, "biizim de arkamızdan böyle yazıp çizenler olacak" diye düşünmüş olsa gerek. Ben düşündüm. Neni m için ne denirdi diye. Sizler de düşünmeden edememişsinizdir. Esas demek istediğim, bu taziyetlere Blog sahipleri de iştirak ederler miydi? Eslkiden Haftalık biltenimiz vardı. O yayınlanmıyor artık. Başarılarımız , yayınladığüımız kitaplar öne çıkarıularak onore edilirdik. Ölümler de öylesi. şlmdi ise, n''olacak dieye, düşünmeden edemiyoruz böylesi vak'alar karşısında. Sizi bilmem. BNen düşündüm.Yıllarca hizmet etmişliğimiz var blog'a. <İki güzel taziye sözünü de ruhumuz beklerdi sanırım. Gönlümüz kırık giderdik doğrusu. Bu haftalık bülten bir daha neşredilir mi ileride, bilemem. İnsan, ölürken bile onore edilmek istiyor. İnsanoğlunun yapısı bu. En iyisi mi, idaremiz, hAFTALIK BÜLTEN ÇIKARINCAYA KADAR ÖLMEK YOK. Böyle düşünüp hocamıza rahmetler dilerim

09 Ağustos 2017 18:57
Erdal Ceyhan'ın ardından....

Yazınızın başlığını okuyunca, "acaba" dedim. Bir mana veremedim. Mukadder akibet dediğimiz fanilik, hocamızın da kapısını çaldı demek. İyi bir hoca olmanın izleri, her adım atışından belliydi zaten. İnsanların psikolojik hallerine göre de şerbet verirdi. O, yaşayan bir seyyar kütüphaneydi. Allah gani gani rahmet etsin. Toprağı bol olsun. Sizin vefanıza da bin selam. Sevgilerimle

09 Ağustos 2017 00:05
Toplam blog
: 1510
Toplam yorum
: 3830
Toplam mesaj
: 493
Ort. okunma sayısı
: 859
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    *6666