Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ey Gidi Babacandan... Dai’m... Erdal Ceyhan Öğretmenim…Toprağı Şiir Kokar!

Bu ne güzelliktir. Bu ne vefadır. Bu ne içtenliktir. Sevgiler bir hale olmuş. Tabiatn başından itibaren şerareler çıkara çıkara sarmış bütün başları. Ve bundan nasiplenecek biz geride kalan kullar, olan bitenlere gıpta ile bakıyoruz. Bu vefanın adını koymağa çalışıyoruz. Zorluyoruz bulmak için, bulamıyoruz. Önceeden tanıştığınızı bilmezdim. O ne güzel vefa duygularıyle süslü bir yazı bu. bunları yazabilmek için hakiki surette şair mi olmak lazım? Ve sizi okurken neler düşündüm neler. Hadi dedim, o, "siz", onu, eskiden tanıyorsunuz. İyi tanıdığı için de has yazmış. Öz yazmış. Sevecen yazmışsınız.. Kabul. "Ya benim ardımdan aynı kalem" de, beni tanımadığı halde, aynı sevecenlikle yazar mıydı? Bunu düşündüm bir ara. beni tanısanız tanısanız, tokalaşmanın dışında, ancak yazdığımız, kurduğumuz cümlelerden tanırız ancak birbirimizi. Nedense böyle düşündüm. Neden düşündüm, bilemiyorum. Sizin satırları, ta ki okuyuncaya kadar.Ve laf aramızda artık, sizden başkasını da istemem gari.Selam ve

30 Ağustos 2017 13:12
Unutturamaz Seni Hiç Bir Şey

Bizleri tanımadığı halde, denize bakan kanepesinde oturup, hepimiz için ayrı deyişlerle değer biçen ve bizler için biçtiği kaftan harici bir nesne ile meşgul olmadan insanları kendi deyimi ile tanıyan tanıtan ve değerlendiren şair hoca için söylediklerin,çok değerli sözler.Onun ruhunu daha da sakinleşmiştir,inan. Bu kanaatteyim. Ve anlı şanlı bloğumuz insanları, onun birer öğrencisiymiş gibi el ele vereerek birbirinden habersiz döktürdüğün satırlar, blogcu kardeşliğin şahikası olmakta ve gurur verici. Sen, içinde bulunduğumuz ortamda, en cici arkadaşımızsın. Sana ayrı önem veririm. Eminim ki, ben aranızdan yittiğimde, benim için de bu havada ve tonda bir yazı döktüreceğin muhakkak.Sana, şimdiden PEŞİN teşekkür ederim.Tabi senin yanında, iki sevdiğim arkadaşın da ilavesini dilerim. Eh. Şimdiden mutlandım. Bir ricam olacak senden.Hocamıza ettiğin o ulvi sözlerin yarısını et bana.Daha fazlası ile coşturup, yattığım yerden fırtalttırma beni, e mi? Allahtan hocamıza rahmetler dilerim

10 Ağustos 2017 18:45
Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sadadır...

Demek oluyor ki, blog mensubu bir arkadaş bu dünyadan göçerse, ardından böylesi bir atmosfer doğuyor. Eminim ki, bloğu her okuyan kişi, "biizim de arkamızdan böyle yazıp çizenler olacak" diye düşünmüş olsa gerek. Ben düşündüm. Neni m için ne denirdi diye. Sizler de düşünmeden edememişsinizdir. Esas demek istediğim, bu taziyetlere Blog sahipleri de iştirak ederler miydi? Eslkiden Haftalık biltenimiz vardı. O yayınlanmıyor artık. Başarılarımız , yayınladığüımız kitaplar öne çıkarıularak onore edilirdik. Ölümler de öylesi. şlmdi ise, n''olacak dieye, düşünmeden edemiyoruz böylesi vak'alar karşısında. Sizi bilmem. BNen düşündüm.Yıllarca hizmet etmişliğimiz var blog'a. <İki güzel taziye sözünü de ruhumuz beklerdi sanırım. Gönlümüz kırık giderdik doğrusu. Bu haftalık bülten bir daha neşredilir mi ileride, bilemem. İnsan, ölürken bile onore edilmek istiyor. İnsanoğlunun yapısı bu. En iyisi mi, idaremiz, hAFTALIK BÜLTEN ÇIKARINCAYA KADAR ÖLMEK YOK. Böyle düşünüp hocamıza rahmetler dilerim

09 Ağustos 2017 18:57
Erdal Ceyhan'ın ardından....

Yazınızın başlığını okuyunca, "acaba" dedim. Bir mana veremedim. Mukadder akibet dediğimiz fanilik, hocamızın da kapısını çaldı demek. İyi bir hoca olmanın izleri, her adım atışından belliydi zaten. İnsanların psikolojik hallerine göre de şerbet verirdi. O, yaşayan bir seyyar kütüphaneydi. Allah gani gani rahmet etsin. Toprağı bol olsun. Sizin vefanıza da bin selam. Sevgilerimle

09 Ağustos 2017 00:05
Sınavla Editör Alınıcaktır!

Anlaşıldı. Sütten çıkan ak kaşık arıyorsun sen. O AK KAŞIKLAR ESKİDEN VARDI çEMİŞGEZEK YAYLALARINDA. tAHTA KAŞIKLAR VARDI BAKRAÇLARDAN YOĞURDU KAŞIKLARDIK. Bloglarda arıyorsun şimdi o kaşıkları. Onu bunu bırak da, ne zaman izine geliyorsun memlekete? Çemişgezek bir güzelleşti ki sorma. Paris hal eder yanında. Hediye ile Kiraz'ın çok çok selamları var. Zeyno da büyüdü görmeyeli. O da ellerinde öper.Tez gelesin ha !

14 Temmuz 2017 16:32
2 ay süreyle yazmaya ara verdim..

Yayla dediniiz, beni de heveslendirdiniz. Ama yaylalamak, benden şimdilik uzak. Gidip o memlekete yerleşmek lazım. Resim koymuşsunuz. Belli olmuyor. Bir dere kenarı olabilir mi? Olsa olsa yayla yerişniz aDANANIN YAYLALARIDIR HER HALDE. dOĞUM YERİNİZİ BİLMEMEKLE BERABER, O CİVARLARIN İNZANISINIZ GİBİME GELİYOR. OH, ÖDÜLÜ DE ALDINIZ. yAYLACILIK MUAZZAM BİR İŞ. Yaylada yediklerinizle AŞAĞI DÜZLÜĞE İNERSENİZ, YEDİKLERİNİZ SİZİ SIKAR. hELE HELE KAFAYI DA ÇEKMİŞSENİZ, İÇKİ DE BOZAR İNSANI. tECRÜBEM VAR. o YÜZDEN BÖYLE DİYORUM. bU İKİ ŞEYE DİKkAT EDİNİZ. iYİ YAYLALAMALAR.. Selam ve sevgilerle.

23 Haziran 2017 19:54
İlk yazım

Kızımız hoş geldin aramıza. Bize ve bizlere umutlar dağıttın. Biz on parmaklılara ders verdin farkında olmayarak.Daha ilk olmana rağmen, seninb tek parmakla dünyayı idare etme karşısında, on parmağa sahip olanlar, seni tanımalıydı. Ama senin o tek parmakla yarattığın hamlelere karşı şapka çıkarmak lazım. Sen bir efsanesin. Başımızın tacısın. Ne mutlusundur yazı yazdığın için. Seni anlıyorum. Diğer on parmaklar nerede, onmları arıyorum bu sütunlarda."Ağrıdı dişim nanay, çok içmişim nanay" deyip deyip naylon yazılarrını BLOG Kategorisinde yarıştıranlar. Sizlere sesleniyorum.Nerelerde siniz? " Yapsam yapsam ne yapsam. Canım sıkılıyoru.Arkadaşıma sordum n'apıpdurusun? dedim." O da ne yaptığını bilmiyoru. En iyisi uyumak. Pencere de açılmeyoru.Sıkıntılar üst üste gelir zaten. En iiyiisi uyumak."diye başlayan ve biten yazılarınız özledik bre laylaom'cular. Bu kızdan örnek alın. Gözleriniz saygıyle sulansın. UTANIN

07 Haziran 2017 12:53
Karadut reçeli nasıl yapılır?

Bu tariften bir şey anlamadım. Herkes ağzını şapırdatıyor. Şapırdatsın ama, eksiklik şu: " Karaduta şeker su koyduk. Kaynattık. Bunları tepsilere döküp güneşlendirdik. Üzerlerine de ince tül örttük. Sonra da kavanozlara yerleştirdik. Buraya kadar tamam. İkinci paragrafta ne demişsiniz. Kaynadıktan sonra reçeli kavanozlara koyun. Hava almasın diye de ağzını iyice kapatın. Bu son paragraf bence lüzumsuz. Reçeli güzeşe koyduk. OIradfan kavanoızlara koymayacağız mı? Son paragraftaki sözler de nesi oluyor bre.

02 Haziran 2017 19:06
Başarılı insanların yüreğinde, "Meleklerin Öpücük İzlerine" rastlamak mümkün.

NERMİN DENK Hanım için yazdığım aşağıdaki yorum, daha önce bu sütunlarda cevaben yollanmış idi. Aldığım bilgiye göre yorumum, ilgilisine ulaşmamış. Kendi özel hanemden kopyalayım KAYIP yorumumu, aynen bir daha buraya koyuyorum. Elde olmayan, mahiyetini bilmediğim,iz bir kazaya kurban giderbileceği savı ile özürlerimin kabulni dilerim.

10 Nisan 2017 13:43
Yeni Haçlı Devleti: Suriye ABD-PKK bölgesi

Merhaba. Bir dışışleri komisyonu kurulsa, bütün raporlar burada yığılsa, yazılanların en önde ve makbul olanı, sizinki seçilirdi. İktidardaki adamlar, ayakta uyuyor. Bismillah vire ile işleri döndürüyorlar. Dış meseleleri, aşağı mahalle, yukarı mahalle kavgaları ile sürdürüyorlar. Herkes eşeğine binmiş, eşeğini Niğde'ye sürerken, bir yandan beridekiler, nefesi kuvvetli hocallar arıyorlar. Böylesi bir dış politakanın içinde de yazınızdaki gibi muhasara altında kalsalar, temelli şaşıracaklar. Anlattıklarınız olasıdır daima. Kökten bir ABD ideolojisini yansıtmıştır. Bizim siyasiler buna müdrik mi? Zannetmiyorum. Onlar alaturkacılıktan şaşmıyorlar. Kutlarım sizi. Üstelik de İzmirli'siniz, tanışmıyoruz. Esen kalınız.

03 Nisan 2017 15:26
Toplam blog
: 1491
Toplam yorum
: 3815
Toplam mesaj
: 493
Ort. okunma sayısı
: 856
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    *6666