Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Erkekler, Hadi Gene İyisiniz!

Aslında dinimize göre 4 hanım alınabiliyor dostum. Ancak önemli bir şart var. Onların hiç birine ayrıcalık yapmayacaksınız. Hepsine eşit mesafede davranmak gerek. Bir de onlara bakacak kadar geliriniz olacak tabii ki. Bu şartlara haiz olan herkes biri resmi nikah 3 ü de dini nikah olmak üzere alabilir. Ama bu şartları yerine getirmek de pek kolay değil. :) Sevgiler, selamlar...

19 Ekim 2017 21:34
Neylersin

İkili ilişkilerin en ideali karşılıklı sevgidir ama, ne yazık ki bu her zaman böyle olmuyor Nahide hocam. Severek evlenen insanlar bile bir süre sonra, birbirlerine uygun olmadıklarını anlayıp boşanıyorlar. Ne diyelim? Allah herkesi sevdiğine kavuştursun. Saygılar, selamlar...

17 Ekim 2017 17:05
Ahh Şu Nankör Kocalar

Bu yazınıza dün esprili bir yorum yapmıştım ama sanıyorum yorumum sakıncalı bulundu ki, size ulaşmamış dostum. Son yazılarınız editörden önerilere girmiş, bu bakımdan sizi kutluyorum. Bu yazınıza da "Kadının fendi erkeği yendi" ata sözünü kullanabiliriz. Bu arada fend'in de hile, düzen olduğunu da yeni öğrendim. Sevgiler, selamlar...

17 Ekim 2017 11:28
Şeytandan Melek Olmaz, Şeytan Hiç Bir Zaman Rahmani Düşünmez

Çok uzağa gitmeye gerek yok sayın Burakgazi. Bugün PKK'nın arkasında ABD olmasaydı, PKK diye bir örgüt olmazdı. Bunlar bizim yüzümüze güler, arkamızdan kuyumuzu kazar. Hangi yönetim gelirse gelsin, ABD'nin dış siyaseti değişmez. Diğer taraftan büyük kasırgalar, hortumlar, tsunamiler en çok bu ülkeyi vurur. Allahın sopası yok ama, bir şekilde cezalandırılır işte. Saygılar, selamlar...

16 Ekim 2017 23:23
İsraf ve Tutum

Geçmişte yokluk çekenler iki türlü davranış gösterirler Yurdagül hanım. Ya geçmişlerindeki günleri hatırlayıp, varlıklı olduklarında tutumlu olurlar, ya da geçmişin intikamını almak için çok fazla lükse boğulurlar ve ipin ucunu kaçırırlar. Ondan sonra da dinden imandan söz ederler. Saygılar, selamlar..

16 Ekim 2017 14:57
Fazilet Hanımefendi ve Kerimeleri

Genelde insanlara "Dizi izliyor musunuz?" diye sorulduğunda bir çoğu belgesel izlediklerini söylerler dostum. Ama dizi konusunda hiç boş akşamları olmadığı sonradan anlaşılır. Fazilet hanım dizisini bu kadar detaylı yazdığınıza göre diziyi oldukça dikkatli izlemişsiniz.:) Senaryoyu bir tarafa bırakırsak, Fazilet hanım rolünü üstlenen Nazan Kesal o rolün hakkını veriyor. Beni en çok etkileyen de dizilerdeki kişisel performanslardır. Ama diğer taraftan o dizinin bir bölümünün reklamsız uzunluğu 2 saat 45 dakika. Normal bir sinema filminin 1,5 saat olduğunu düşünürsek, insanların akşamları televizyon esiri olmakla geçiyor. Geçmişte Dallas dizisini izlerdik, Bir bölümü 45 dakikaydı ve zevkle de izlerdik. Bu kadar uzun diziler insanlar ne veriyor diye de düşünmek gerek. Sevgiler, selamlar...

08 Ekim 2017 21:58
''.... Bir serçe kaldı...

Samimi olduğum lokanta sahiplerine hep, "En çok size hangi tür yemek kâr getiriyor" diye sorduğumda, hemen hemen hepsi çorba ve salatanın kazançlı olduğunu söylerler. Bir de meyve tabağı. Çorba dediğiniz su, salatayı doğrayıp, 5 misli fiyat yazarsınız. İki elma ile bir armut da en azından 10 TL. dir. Etin pek kazançlı olmadığını söylüyorlar, ama şimdi kıyma yerine soya kullandıklarından, soyalı köfte de yapabilirsiniz. Hiç anlaşılmıyor. Neyse bu işe girecekseniz, aklınızda olsun. :) Sevgiler, selamlar...

06 Ekim 2017 13:49
Sevgi ve İlgi, Çınarları Büyütür.

Dört tonluk zeytin ağacının değerlendirilmesi çok güzel bir düşünce sayın Burakgazi. Ben de gittiğim yörelerde Çınar ağaçlarıyla yakından ilgilenirim. Hatta çektiğim fotoğraflarla birlikte 600 yaşından büyük çınar ağaçlarıyla ilgili bir yazı planlıyordum. Sizin bu yazınız da bana ışık tuttu. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...

06 Ekim 2017 13:14
Tartışma Olmasın Çatışma

Tartışma deyince ne hikmetse aklıma siyasilerin tartışmaları geliyor sayın Burakgazi. Hangi konuda olursa olsun tartışmalar medeni seviyede yapılması gerekir. Keşke sizin bu yazdıklarınızı herkes uygulayabilse, hayat o zaman güzel olur. Saygılar, selamlar...

06 Ekim 2017 13:13
Türk Malı Bankacılık

Bu konuda benim yazabileceğim o kadar çok şey var ki dostum, bunlar ayrı bir blog konusu olur. Geçtiğimiz günlerde Elçin hanımın çalıştığı bankanın İzmir şubelerinden birinde müdürlük yapan bir arkadaşımın oğlu, şubesinin kapatılması nedeniyle kapı önüne konmuştu. Neymiş efendim? Küçülmeye gidiyorlarmış. Benim bankacılık hayatımın 20 yıldan fazlası şube müdürlüğü yapmakla geçti. Emekli olduktan sonra da, başka bir bankada yine aynı görevle iş bulmuştum. Şimdi günümüze bakıyorum. İnsanlara emekli olma fırsatı vermiyorlar. Zaten durum şimdiki gibi değil. Bizim zamanımızda işlerimiz insan odaklıydı. Müşterilerimizin özel hayatına kadar her şeyini bilirdik. Şimdi elektronik bankacılık döneminde müşteri, çok zaman personelle karşılaşmıyor bile. İnsiyatif kullanmak diye bir şey yok. Çünkü sistem merkezde. Merkezden sistem açılmadan hiçbir işlem yapamıyorsunuz. Verilen hedefler ise ulaşılmayacak kadar yüksek. Elçin hanım artık sevdiği bir işi yapacak. Kendisine başarılar diliyorum. Sevgiler,

05 Ekim 2017 10:55
Toplam blog
: 952
Toplam yorum
: 7712
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 2668
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Uzun yıllar finans sektöründe çalışmama rağmen, psikoloji konusunda çok fazla araştırmalarım oldu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki; en namussuzu o'dur. Friedrich Nietzche