Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
705
 

Blogda (ç)alıntı

Blogda (ç)alıntı
 

Fulya bir blog yayınladı (1). Başka bir sitede, Fulya'nın yazısından (ç)alıntı yapılmış, sonra da kendisi o kopyadan alıntı yapmakla suçlanmış. Traji-komik bir olay. Internet dünyası bu tür olaylar için uygun bir ortam. Bu bloga bir yorum yazdım, sonra bu konuda yazacağım daha çok şey olduğunu farkedince bir yazı yazmaya karar verdim.

Daha sonra düş gezgini Sevgisu yazdı (2) ve “Blog çalınmalarını engellemenin bir yolu yok mu?” diye sordu.

Fulya’nın yazdığı bloga gönderdiğim yorumda "blogdan (ç)alıntılar" konusunda birkaç noktaya değinmiştim:

“Araştırmadan yargılıyorlar...
Fulya Hanım, Geçtiğimiz haftalarda bir yazı hazırladım. 2000 yılında amatörce hazırladığım bir web sitem vardı. Orada yayınladığım bir yazıyı yeniden düzenleyip MB'a gönderdim. Bir süre sonra yazının reddedildiğini gördüm, gerekçe Internet'ten kopyalandığına benzer bir açıklama içeriyordu. Haklılardı, Internet'te vardı ama Internet’teki yazının altındaki imza bana aitti. Hem sevindim, demek Internet'ten doğrudan alıntıları yayınlamıyorlardı; hem de üzüldüm, fazla incelemeden bir yargıya varıp kopyacılıkla itham edildiğim için. Açıklama gönderdiğimde blog hemen yayına girdi. Böyle şeyler oluyor. Ben de MB'daki yazılarım yayınlandıktan sonra küçük yazım hatalı dışında hiç değiştirmeden tutuyorum, özgün halleriyle kalsınlar diye. Başka yerde kopyalanmış olarak görünce orijinal halinin üzerinde tarihiyle yazılı olduğunu biliyorum. Şu anda benim yazdığım bazı yazıları da buluyorum altında başka imzalarla. O onların sorunu diye düşünüyorum ve dert etmiyorum. Saygılarımla.”

(Ç)ALINTI

Geçtiğimiz aylarda Hatırla Sevgili dizisinin geçtiği yıllarda olan olayları derlediğim iki blog yayınlamıştım (3). Yazıların başlığına biraz da espri katarak “Hatırla Sevgili İzleme Kılavuzu” demiştim. Dün yeğenim haber verdi. Hatırla Sevgili aramış Google’da ve “Hatırla Sevgili İzleme Kılavuzu” çıkınca tıklamış, sayfa açılmış ama altında başka bir imzayla. Ben de buldum o sayfayı, başka bir blog sitesinde. Benim yaptığım çalışma bir derleme çalışmasıydı, çok sayıda tarihi ve olayı çok sayıda biyografi, almanak, ansiklopedi tarayarak yazmıştım. O blogda yayınladıklarımın 16 Şubat 1969 sonrasını aynen almış. Başlık benim başlığım. En hoş tarafı da aynen kopyaladığı için benim derlemeden bir dipnota gönderme numarasını da metnin içinde aynen duruyor ancak dipnot yok. Bu (ç)alıntı blogun tarihi 8 Temmuz 2007, benim yazdığımın tarihi ise 6 Haziran 2007.

Fulya’ya yazdığım yorumda sözettiğim 2000 yılındaki ÖSS Tercihleri konusundaki yazımı da başka bir sitede buldum. Bir öğretmenimiz konuda uzun bir yazı yazmış ve altında benim o zamanlar Eğitim Dağarcığı’nda yayınladığım yazıyı kopyalayıp yapıştırmış ama hiç kaynak göstermemiş. Yapıştırırken de benden aldığı bölümün formatını değiştirememiş, kendi yazdığı bölümden çok farklı, sayfada sırıtıyor. Kendi yazımı oradan alıp güncelleyip Millyet Blog'a gönderdiğimde, editörlerimiz belli ki o yazıyı görmüşler ve benim yazımın oradan alıntı olduğunu sanmışlar. Gördükleri benim imzam olan orijinal yazı olsaydı bu karara varmazlardı. Ben durumu red yazısına verdiğim yanıtta anlatınca sorun kalmadı ve yayınlandı (4).

En komiğini ülkemizin çok ünlü bir blog sitesinde yaşadım. İnebolu’da geçen yaz yapılan Atatürk heykeliyle ilgili bir yazı yazmıştım. Heykelin Atatürk’e benzeyip benzemediğini tartışmaya açmıştım. Sözettiğim o ünlü blog sitesinde Atatürk heykelleriyle ilgili “Atatürk Heykelleri ve Gerçekler” başlıklı bir yazı (özgün bir yazı ve onunla ilgili hiçbir sorun yok) yayınlanmış. Yazının altında benim adımla yazılmış iki yorum var. Yorumlar düzgün yazılmış, Milliyet Blog’daki bu konuda yazdığım bloga link verilmiş. Tek sorun sabahın 6’sında yazılmış o yorumları ben yazmadım. Tanımadığım birisi benim adımla yorum yazmış. Bu da o blog sitesinin yorum güvenliğinin düşük olmasından kaynaklanıyor.

Bir de iyi tarafından bakalım. (Ç)alıntı yaptıklarına göre, demek buna değecek birşeyler yazmışız.

Bu yazıda “diğer” web sayfaların özellikle link vermeyeceğim ancak meraklılar konu başlıklarından arayarak o sayfalara ulaşabilirler.

Internet'ta yayınladığınız yazılarınızdan (ç)alıntı olup olmadığını anlamanın çok kolay bir yolu vardı. Yazınızın içinden özgün olduğunu düşündüğünüz tam bir cümleyi tırnak içinde yazarak Google'da arayın. Ya yalnızca sizin sayfanız çıkar ya da çok az sayıda sayfa listelenir. O sayfalara bakıp sizden alınıp alınmadığını bulabilirsiniz.

ALINTI

Sıhhiye’deki Hitit Güneşi hakkında yazdığım yazı birkaç yere imzamla aktarılmış, bazı yerlerde de link verilmiş. Hatta yazdıklarım bir belge gibi sunulmuş. Okuduğumda sevindim. Bu alıntıları yapanlar sanat dünyasıyla ilintili oldukları için ne yapmaları gerektiğini biliyorlar. Sanatlar ilgili olan emeğin değerinin de farkında oluyor.

İnebolu ile ilgili yazdığım yazılardan bazılarını bizim oralardın yerel bir Internet Gazetesi zaman zaman yayınlar ancak onlar benden izin almışlardı. Orijinaline hiç dokunmadan, içindeki linkleri aynen koruyarak yayınlarlar. Böylece o yazılarım asıl hedef kitlesine de ulaşmış oluyor. Geçtiğimiz kış Ocak ayında çiçek açan erikleri yazdığımda beni kaynak göstererek haber yapmışlardı. Bunlar güzel alıntılar.


(1) Fulya: Yazmak, alıntı ya da kopya... http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=51429
(2) düş gezgini Sevgisu: Blog çalınmalarını engellemenin bir yolu yok mu? http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=51505
(3) Hatırla Sevgili İzleme Kılavuzu http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=44940
(4) ÖSS Tercih http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=47990

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben eğer bir yazım başka bir yerde yayımlanmışsa, beğenmişler de yayımlamışlar ve okunuyor diye düşünüyorum. Biz amatör ruhluyuz ama yine de kaynak gösterilmeli düşüncesindeyim. Emeğe saygı gerek...

Müyesser Saka 
 20.07.2007 0:16
Cevap :
Ben de sizin gibi düşünüyorum, yazılarımı bulduğum yerlere hiçbir şey yazmadım. Demek alıntı yapmaya değer bulmuşlar diye düşünüyorum. Saygılarımla.  20.07.2007 12:45
 

Sağ-tklama da çözüm olmuyor. Bilgisayarla ilgilenen kişiler bu engeli de aşmak için türlü numaralar (script) kullanıp yazıyı kopyalayabilir. Bence en iyisi yine bilgisayardan anlayan birilerine danışmak. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 14.07.2007 12:25
 

Yazıların altına ''her hakkı saklıdır'' denebilir.Ama,bu garantiyi,yazıyı yayımlayan kurum,otomatikman,haklarrın saklılığını tesçillemiyor mu zahiren?Attila İlhan,bu konularda,gülümseyerek: ''Beğenmiş,ödünç almıış'' diye isimlendirirdi bu tip hırsızlıkları...Sizce de öyle değil mi?Sevgilerle..

Muzaffer Cellek 
 14.07.2007 10:05
 

Kopyalama oldukça kolay. Yoksa, ülkemizde o kadar internet dahisi yok. pdf dosyalar bile kopyalanabiliyor. Yazısı çalınanlara küçük bir öneri: Liste yapsınlar. Burada bağlantılarla birlikte yayınlasınlar. Böylelikle internet yüzsüzleri listemiz olur. İlkeli kişiler de onları kara listeye alır.

Reha Ülkü 
 12.07.2007 17:06
Cevap :
Reha Bey, bağlantıları yayınlamak onların sitelerinin gereksiz reklamı oluyor. O nedenle vermedim. Hani reklamın kötüsü olmaz derler ya... Kopyalamak çok kolay, o kadar çok yolu var ki, onu burada yazmayalım, bilmeyenler de öğrenmesin. Saygılarımla.  12.07.2007 17:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2349
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster