Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
564
 

Kadınımıza şükran duymak

Kadınımıza şükran duymak
 

Kurtuluş savaşında demiryolu tamir eden kadınlar


Tarihsel arka planlarında kız çocukları diri diri gömülüyordu. Günümüzde bile halen Kadın bir insan olarak bile kabul edilmiyordu, bu konuda şüpheleri vardı şubat ayında başkentleri Riyad’da “Kadın insan mıdır” konulu bir seminer düzenleyerek konuyu tartışıyorlardı. Bundan tam yüz yıl önce I.Dünya savaşında Osmanlı İmparatorluğu İngiliz ve Arap Orduları karşısında direnemeyerek yenilmişti. Topraklarının büyük bir kısmını kaybederek Mondros Ateşkes antlaşmasına imzalamıştı. Daha ileride Sevr antlaşmasının imzalanmasına zemin hazırlayan itilaf devletleri bu antlaşmayı ihlal etmişlerdi. Osmanlı İmparatorluğunu yok etmek için önceden hazırladıkları işgal planlarını uygulamaya başlamışlardı. İşgal orduları ile Irak’tan, Suriye’den Kafkasya’dan Anadolu’ya girerek hızla ilerlediler.

Bu işgaller üzerine vatanlarını kurtarmak için harekete geçen Türk milleti, işgale karşı silaha sarılarak direnişle mücadele etmeye başladılar. Başlayan mücadele İzmir’in, Urfa’nın, Antep’in, Adana’nın, İstanbul’un işgalleri ile bütün vatana yayılmıştı.  Türk kadınları da bu mücadelenin içerisine girerek, yoğun bir biçimde katılmıştı.

Kadınlarımız;

Öncelikle protesto için düzenlenen mitinglere katıldılar, milli mücadeleyi destekleyen dayanışma cemiyetleri kurdular, (Bunun yanında manda yanlısı, ayrılıkçı faaliyetler bulunan azınlık, yardım ve kültür cemiyetleri de kuruldu.) cepheye silah taşıdılar, cephane imalathanelerinde, işçi taburlarında çalıştılar, ordunun, askerlerin giyecek ve yiyecek ihtiyacını karşıladılar, yardım topladılar, göçmenlere ve kimsesizlere yardım ettiler, işgalleri protesto eden mektup ve telgraflar gönderdiler, silahlı mücadeleye katıldılar.

Atatürk, 21 mart 1923 günü Konya’da yaptığı konuşmada; “Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir Ulusunda, Anadolu köylü kadınının üstünde emek vermiş bir başka kadın topluluğu gösterilemez. Dünyada hiçbir Ulusun kadını “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, Ulusumu kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim” diyemez.” ve

1923’te başka bir konuşmasında da; “Bizim toplumumuzun başarısızlığının nedeni, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir.” demişti.

Doğduğum Rize İkizdere Çağrankaya mahallesine (eski ismi kafkame köyü) her gittiğimde köyümüzün cami duvarlarını ve oyun oynadığımız cedak diye isimlendirdiğimiz yerdeki Biberoğlu Kasım ağanın konağının duvarlarını gördüğümde irkilirim. Çünkü; çocukluğumda köyümüzün yaşlı kadınları erkekleri gördüğünde cami ve eski konak duvarının önüne dönerek yüzünü tamamen dorayluk dediğimiz yerel örtü ile örter, sırtı yola bakacak şekilde gördüğü erkek geçene kadar beklerlerdi. Gördüğüm bu manzaralar bende inanılmaz etkiler yaratmıştı, sonraları Peyami Safa’nın, Türk kadınını yarı tavuk yarı canlıdan bireye Atatürk çevirmiştir, sözünü de çok düşünmüş sürekli sorgulamıştım.

Atatürk, Söylev ve demeçlerinde; “Ülkenin varlık nedenini hazırlayan kadınlarımız olmuş ve kadınlarımız olmaktadır. Kimse inkâr edemez ki, bu savaşta ve ondan evvelki savaşlarda milletin yaşama yeteneğini tutan hep kadınlarımızdır. Çift süren, tarlayı eken, ormandan odunu, keresteyi getiren, ürünleri pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtıyla, kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip, cephenin savaş malzemesini taşıyan hep onlar, hep o ulvi, o özverili, o Anadolu kadınları olmuştur. Bundan dolayı, hepimiz bu büyük ruhu ve büyük duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle sonsuza kadar kutlamalı ve büyük saygı göstermeliyiz” demişti.

Bugün Suudi Arabasitan’da kadın insan olarak görülmüyor ve yok hükmünde olduğunu biliyoruz Ancak ben bizim kadınımız adına soruyorum?;

Daha önceki yılları da dikkate aldığımızda 2015 yılında toplam 414 kadını, 2016’da da tüm hızıyla ayda ortalama 30 kadını öldürmek yerine neden Ülkemizin varlık nedeni kadınlarımıza saygı, şükran (gönül borcu) ve minnet duymuyoruz?

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Biber, ülkemizde kadının baskı altında olması elbette kabul edilemez. Özellikle de bu durumun sorumlusu olan erkeklerin baskı sistemini kurumsallaştırma önerilerine, çabalarına şiddetle karşı çıkılmalıdır. Beni asıl şaşırtan, kimi kadınların bu baskı yöntemini olağan görmeleri ve bağnaz erkekler gibi düşünmeleridir. Aydınlatıcı yazınız için teşekkür ederim.

Nevzat Dağlı 
 07.11.2016 18:54
Cevap :
Merhaba Nevzat hocam, evet kimi kadınlar değil azımsanmayacak bir çoğunluk kader deyip boynunu büküyor ama burada asıl eşik bilinçtir maalesef niteliksiz eğitimle yozlaştırılma kadına da sirayet etmiş durumda, toplumsal kazanımlarda mücadele etmeden olmazı öncelikle kadınlar anlamalıdır, ben teşekkür ederim, selamlar.  07.11.2016 22:37
 

Nizamettin Bey,Atatürk'e gelinceye değin kadının aile içi ve toplumda yeri yoktur.Türk kadını,Atatürk'le kimliğini bulmuş;ne yazık ki yakın geçmişte iki genç kızımız bir televizyon kanalının canlı yayınında Atatürk'ü değil,Hümeyni 'yi sevdiklerini belirttiler.Onlar,yalnızca örnek;ne yazık ki ülkemizde böyle gençler var.Ne var ki onlar,Atatürk düşmanı olarak eğitildiler.Esen kalınız.

Hüseyin Başdoğan 
 05.11.2016 19:43
Cevap :
Çok haklısınız Hüseyin bey, Türk kadınını bireye eviren ve ona öz güvenini kazandırarak toplumun bir yapı taşı haline getiren Ulusal önderimiz Atatürktür. Evet o programı hatırlıyorum, maalesef cumhuriyet karşıtları hiç boş durmadı, sürekli bir çaba harcadılar, niteliksiz eğitimle yeni bir kuşak oluşturdular ama bilinç konusunda belli bir aşama kat etmiş kadınlarımız mutlaka haklarının kaybolmaması adına birey olmanın verdiği güçle karşıtlarına karşı mücadele etmeliler, onların hegemonyayı ele geçirmesine ket vurmalılar. Teşekkür ederim, iyi dileklerimle.  05.11.2016 20:21
 

Ataturk'un kadınlara sunduğu hakların değerini kadınlar biliyor mu, bu hakları günümüze kadar koruyabilmişler mi yada ne kadar yol kat etmişler, o hakların üzerine daha fazla neler koymuşlar acaba? Bunları dile getirseniz birazcık;)) temcit pilavı gibi o hakları ısıtıp ısıtıp önümüze koymasanız;)) söylemek istediğim buydu birazda..Cumhuriyet döneminden beri dejenere olmaktan, kendi özsaygısını her geçen gün kaybetmekten başka ne yapmış kadınlar...Uzaya mı çıkmış, Nobel ödülümü almış hangi başarıya imza atmış.. kocasından veya sevgilisinden gördüğü şiddetle gündeme gelmekten, kılık kıyafetiyle gündeme gelmekten başka ne için mücadele etmişler onları anlatın...Ataturk'un kadınlara sağladığı hakları zaten biliyoruz;)) Kadın düşmanı falan değilim sadece gorduklerimi eleştiriyorum hepsi bu..Önce kendi değerini bileceksin, sen haklarının farkında olmazsan kimse senin hakkını gözetmez...Elindeki haklarını da bir güzel alırlar elinden..Selamlar..

Selda Çakmak 
 05.11.2016 13:49
Cevap :
Selda hanım, konuyu anladığınızı görüyorum ancak sizi tsaygılı olmaya davet ediyorum ve üslubunuzu düzeltmenizi öneriyorum, tanımadığınız bir blog yazarına veya herhangi birine bu tür bir tavır takınmamalısınız. Kaldı ki sizin önünüze kimse bir şeyi temcit pilavı gibi koymuyor, İnsanlar yani bloggerler burada yazı işi ile iştigal ediyor, ister okursunuz ister okumazsınız ister beğenir ister beğenmezsiniz keyfiniz bilir, tercih sizindir. İsterseniz de hiç yorumlamazsınız.  05.11.2016 19:00
 

Yazınızın ne anlatmak istediğini anladım Nizamettin Bey;))) sadece kadınlarla ilgili farklı bir bakış açısıyla yorum yaptım..Anlamadığım şey, siz neden bu kadar tepki gösterdiniz;)))Bende şunu anlamıyorum blog yazarları neden yazılarına farklı eleştirel bir yorum getirildiğinde o tanıdığımızı sandığımız yüzleri biranda değişiyor;))) Anlamadığım sadece bu... Tabii takdire şayan kadınları yücelten yazılar yazmanız...Sinirlenmeyin lutfen sakin efendim sakin...;)))

Selda Çakmak 
 04.11.2016 20:09
Cevap :
Benim yazıma karşıt bir yazıyı öneren kişi beni yazımı anlamadığına işaret eder yaman bir çelişki içindesiniz Selda hanımefendi, 2010dan beridir kendi sitem dahil onlarca internet gazetesinde yazı yazan biri olarak ne küfürler ne hakaretler işittim, bu mu beni rahatsız edecekmiş! Siz olmadan da blog alanında onlarca kadın ve kadına dair yazı yazmış emek vermiş biri olarak özellikle kadınlardan izan ve tutarlılık bekliyorum, karşıt yazımı editör yayınlamadı, red etti ve kendine bilge denilen zatın da yazısı yayından kaldırıldı. Kimin ne dediğini dikkate almadan sakin bir şekilde kadınlara dair yazmaya devam edeceğim.   05.11.2016 10:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3742
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2559
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster