Şehrin en işlek caddesinde...Akıp giden insan kalabalığının arasından telaşlı bir nefes..-Abicim biraz yavaş.. diye seslendi..Adam arkasını döndü sesin sahibini aradı. ..
Tam da bana yakışır bir gündü, Bir YAGMUR ZAMANI'ydı.. "Şehre yağmur bir yağdı..Ben ağladım.Sevilirken ayrılmak mı kaldı bizanstan..Yalan doLan yoktu gözlerde, sadece se..
Balkon demirinde bir kuş oturuyordu..Azıcık kırmızı, kahverengi, mavi..İnsana güvenmeyen kuşların bilgeliği ile, Her an gidecekmiş gibi tedirgin.yan dönüp gagasını ..
30'lu yaşlarda evlenen bir çiftçi, eşiyle birlikte bir çiftlikte yaşar. Yedi yaşlarında bir de kızları vardır. Çiftlikte mısır yetiştirirler. Adam bir gün mısır tarlasında dolaşırken bir ses duyar...
"merhaba" dedim gülümseyerek.. O da tüm canlılığı, sevimliliği ve güler yüzlülüğü ile bir "merhabaa..." çekti uzuun uzun... "ben sema" diyerek elimi uzattım. Elimi t..
Gözlerinin yeşilini kimden aldın? Esrarlı gülüşlerini, Kaçamak bakışlarını... O an Gözlerimde buğulu bir sevgili.. Hüzünlü yüreğimde aşina bir var..
Zaman geçtikçe, özlem arttıkça başedilmez bir hal alıyor... Bazen sağanak bir yağmur gibi geliveriyor anlayamıyorum. Onunla yaşadıklarım birer film karesi gibi gözlerimin önünd..
Bu şehrin neresini ve neyini seviyorum hiç bilmiyorum....Beni cezbeden hareketliliği mi, çeşitliliği mi, renkliliği mi?Bazen çekilmez oluyor.. akıp giden bir kalabalık içerisinde kaybediyoru..
ne atom bombası,ne Londra konferansı...Bir elinde cımbız,Bir elinde ayna..Umurunda mı dünya? demiş, Orhan Veli Cımbızlı şiirinde.... dünyaya olan umursamaz tavrını anlatmı..
"Nene geliyoor" diye bağırdı çocuklardan biri.. Hepsi çil yavrusu gibi dağıldı korkudan. Mahalledeki bahçelerin kuytuluklarına, ağaç arkalarına, duvar köşelerine, çöp bidonlarının arkalarına..
"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..