Uzaklar ne kadar uzak olabilir ki yürekten sevdiğimiz biriyse giden? Her ne kadar dert etsek, üzülsek, ağlasak, sızlasak da giden yola düşer çoktan. Arkasından bir bardak su dökeriz adet ye..
İstanbul’da yaşanmaz artık! Belki de en sık kurduğumuz cümlelerden biri bu. Trafiği, kavgası, gürültüsü, pahalılığı ve daha bir çok sayabileceğimiz olumsuz yanı. Sıkılıyoruz bazen bu şehird..
Hayatta hiçbir şey içinden çıkılmayacak kadar zor değil. Aslında öyle bir bilmece ki yaşam, yaşadığımız her sorunun içinde gizli çözümü. Yeter ki insanın inancı olsun kendine. Ama önce ve ilk olara..
“İnsan yalnız kalınca kendinden bir tane daha doğruyor; korkma desin diye” Ece Temelkuran’ın Muz Sesleri isimli kitabındaydı bu cümle. Okuduktan sonra yine küçük bir not kağıdına yazıp saklamışım. ..
İclal Aydın’ın bu zamana kadar çıkan kitaplarını, yazılarını, denemelerini hiç kaçırmadım. Hepsini okuduğumda farklı ruh hallerini değerlendirdim aslında. Ama bu sefer ki çok başkaydı. Önce..
Nasıl doğru bildiğimiz yanlışlarla dolu aslında hayatımız. Bazen öyle derin uyuyoruz ki, taa biri gelip tepemizde demir çanları çalıncaya dek rüya da kalıyoruz. Yüzleşiyoruz, yıpranıyoruz, kırılıyo..
Güneş vurdu toprağa önce. Sonra şekillendi çiçekler, renklendi, büyüdü, yeşerdi. Suladıkça filizlendi. Umutları beraberinde getirdi. Güneşin ardına saklandı yorgunluklar, umutsuzluklar, korkular.
Gezi Parkı olaylarından bu yana sosyal medyada olanlar dur durak bilmiyor. Herkes birbirine cephe almış durumda. Yeter artık yahu! Özgürlükten bahsedenler birbirinin düşüncelerine kilit vurmaya çal..
Aslında birçoğumuzun okuduğunda kendinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm bir kitap. Kim ilk aşkını, çocukluk dediği günleri anımsamaz ki? Mutlaka yüreğinize dokunan bir hikayeniz ..
Elini uzatsan dokunabileceğin kadar yakın ve bir o kadar uzak gibi Ağlamak isteyip saklamak, yerine zoraki tebessüm etmek gibi Gözyaşlarını içinde biriktirmek, kimseye belli etmemek..
İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..