Kulağımız. Asmayıp kabarttığımız, düşürüp elimize alamadığımız, çekip büküp bir türlü açamadığımız, çınlatıp da tıkayamadığımız, paslattıktan sonra dinlediklerimizi kapamayışına yandığımız, doldu..
El. İnsan eli. El. Yabancı. Kendine yabancı insan mı acaba elden ağza yaşıyor, yoksa yabancı insanın kendisi mi elin ağzından kendi eline? Bu sorunun, daha ‘buyurunuz!’ diyemeden koca dünyayı oturma..
Burun. Koku. Burun direği. Leş gibi koku. İnsanın ‘leş gibi kokudan burnunun direği kırılmak’ ya da ‘burnu düşmek’ gibi bir deyimi yaşayıp kabullenişinin hikâyesine bir göz attığımızda, aklımızı şu m..
Sizleri montajını az önce bitirdiğim zaman makinamdaki yerinizi almaya davet ediyorum. Eğer yarım saat, bir saat sürecek olan yolculuğumuzun sonunda kendinize ‘zamanda yolculuk mümkünmüş!’ diyebilirs..
Tansiyonu bir inip bir çıkan emekli profesör bay Hubel cafe’nin kapısının koluna uzanan elinin artık titremiyor olduğuna sevinerek içeri girdi. İçeride kimsecikler yoktu. Garson bile ortalıkta görünmü..
(Yazıya konu şahısların hepsi tarafımca uydurulmuştur. Benzerlikler veya uyuşmalar tamamen rastlantıdır.)“Sayın bakan, saygıdeğer rektör bey, değerli öğretim üyeleri, sevgili konuklar ve kıymet..
“Öyle ya, “ dedi Kuzey “kalbin matematiği... evet, doğru.” Birden gözlerini büyüterek “Kalbin matematiği ya!” dedi Kevser hanım. “Söyle bakayım, senin kalbinin matematiği yapmış olduğun hesaplar..
Yaşadığımız, daha doğrusu istesek de istemesek de yaşamak zorunda olduğumuz, yeni dünyanın ilmî kalesinin ev sahipliğini de yalnızca kendinde bilen, bildik ‚medeniyet’in sözde tek mimarı batının (b..
Korku fenomeni, patlayıcısı bizim, uzaktan kumandası başkasının elinde bir bomba gibidir. Bu yüzden üzerine çok dikkatlice ve titremeden gidilmesi, sinirleri germeden düşünülmesi gereken çok önemli..
İddianamem:‘Sonsuzluk’, rasyonelliği icabı, ‘zaman’ın ileriye doğru (doğrusal da diyebiliriz) programlanmış doğasının ‘oluşum’unun evresel açılımının ardıarkası sıralanışı özelliğinden türeyerek..