Sinir buhranları ne acayip şeyler. İnsan kendini tanıyamıyor yaptıklarına bakınca. Ağzından çıkan sözlerin hiç kendine yakışmadığını düşünüyor geriye dönüp baktığında. Oysa içinde uyanan o vahşi yarat..
Yüksek sesle müzik dinlemek gibi kendini yaşamdan soyutlamak, bazen de yaşamın ortasına gömülmek gibi yaşamak karşı dik durmak. Elinde bir sigara, bir bira varken yaşamın kıyısından akışını izlemek gi..
Gecenin ilerlediği saatler bunlar, artık yavaş yavaş üstümüze kara bir perdenin, dokunulası bir yalnızlığın çöktüğü anlar yaklaşıyor. Ortalıkta duyulması çok basit bir sessizlik, nefes alış verişlerim..
Parçalı bulutlu bir güne uyanış bende ki. Şehrin üstünü sisler kaplamış, koyu, karanlık sisler. Ben diğerleri gibi güne uyanmıyorum. Gece yaşayıp gündüzleri uyuyorum, vampir misali. Parçalı bulutlu bi..
Bilmiyorum bunları neden yazdığımı, saat bile daha geç değil, elimde bir yazı planı mevcut değil. Aklımda ne yazacağıma dair bir şey de yok. Yalnız hayatımda ilk defa avuçlarıma düşen gözyaşlarını..
Bu şehirler yok mu, hani saatleri hep geç kalan şehirler, bir tepeden baktığında hiç birbirine benzemeyen ama aynı yalnızlık ve hüzün kokan şehirler. Bende onlardan birinde, kalabalık içinde yalnı..
Gene yalnızlığım ve sigara dumanını ile perdelenmiş ne olduğu belirsiz bir gece, biraz bana benziyor, aynada ki yansımama. Kulağımda hoş bir gitar tıngırtısıyla eski bir Haramiler parçası, aklımda..
Bazen yazmak için insan bir şeyler ihtiyaç duyuyor. İlham perilerine, yeni duyduğu hüzünlü şarkılara, bazen de garip ama cevapsız kalan mesajlara. Gecenin bir vakti, kulağınıza çalınan hüzünlü ..
Yalnız bir Cumartesi gecesi ya da Pazar sabahı. Gece 1.00’e geliyor saat ve ben yine sigara dumanında kaybolmuş bir şekilde, müziğe ve birkaç satıra gömülmüş durumdayım. .Aslında bu halim yalnızl..
Benim bir arkadaşım var, hayatı gözlerinden görmeyi becerebildiğim bir dostum, benim için başka bir beden neredeyse, ruhum ruhuyla yer değiştirebiliyor, hissettiklerini onunla beraber hissedebiliy..