Su gibi akarak ya da ağırlığını hisettirerek, Ne gözyaşlarımız kalıcıdır ne de kahkahalarımız baki...Ama güzeldir her dem günün yeniden doğuşu, doğanın her güz içine çekilpi yeni doğumlara ha..
Ben şu anda sadece bir ya da iki dişten ibaretim. Çünkü acıyorlar. Hem de çok.Diş kökümde granülom varmış ve ellerine sağlık Pervin çok uğraştı benimle.Gerçi Pervin benim dişlerim için hep çab..
Güneşin altında durdum.Geçirdiğim hafta sonun düşünerek….Güneş ruhumu mu ısıtıyordu yoksa yakıyor mu idi günahlarımı… Uzaklardan sanki tüm çocukluğum üstüme gelirken benim olan çocukla geçirdi..
Gecenin bir vakti yok yok, gece yarısını geçmiş saatler benim TRT de ama bu defa TRT FM değil evdeki küçük radyom da değil….. Bu defa arabamın radyosu ve TRT 3 ki Antalya’ da 91.6 da çıkıyor…inanılma..
'Saçının bir teli, bir öpücüğü, tek dokunuşu bir tanesi bile ebediyete değer' diyordu adamım. Benim güzel sakin gecelerimden birisi idi. Eve biraz geç gelmiş; yemeğimi yedikten sonra TRT FM 'Goo..
Süslü demir kapıya yaslanmış sırtımı güneşin ışınlarına vermiş iken ben; ayağında kırmızı botları olan kadın; kendimi film sahnesinden fırlamış gibi hissettim birden. Orada ruhum hayatımın erkeğini be..
Sevgili blog arkadaşlarım;Aslında bugün bambaşka bir konu çıkacaktı kalemimden.Ancak Seyir Defterine yazdığım 'ANTALYALI BLOGCULAR SES VERİNİZ BULUŞALIM ' mesajına cevaplar gelmeye baş..
Güneşin parlattığı kına kızılı saçları dümdüz fönlenmiş kadının arabasından yıllar öncesinin müziği yükseliyordu: ' Beklenmeyen misafirdin ' diye söylüyordu ZALİHA. Kahverengi etek ceketini tamamlayan..
İşte yine klavyenin tuşlarında elim. İçimden geldiği gibi yazacağım ve de yollayacağım Milliyet Blog sayfalarına. Ummadığım yazılarımın inanılmaz uzun eleştiri aldığı sayfalara. Yayınlamaya kalksam bl..
Şimdi zaman geçti ya yazılar yazmadan......Sonra ben bir kez dönmeyi denedim umutsuz bir depresyon şiiri ile ııııııı olmadı olamadı......Sonra okuduğunuz azrail yazısı geldi ve şimdi yine tuşl..