Sis, beyaz bir tül gibi iniyor denize, nemli taşlardan birine oturmuş balık bekliyor, bir taraftan da kaçırdığım eşkinaya yanıyorum... Tam elime alacakken, kurtuluverdi! Arkasından bakakald..
Kavurmalı, kaşarlı tostu severim. İçinde ille de hardal olacak... İnce dilimlenmiş salatalık turşusu, ayran ve acı biber, ne güzel gider... Öğle vakti, hastanenin bitişiğinde küçük bi..
Defalarca önünden geçmeme rağmen, bakıp da görmemişim bu evi... Çok katlı apartmanların arasına sıkışmış, küsmüş, daha geçen gün bir yakınını kaybetmiş gibi daha çok... Bacası tütse, duma..
Kalabalıktaki insanlardan hazzetmem, başkalaşırlar çünkü... Olmadıkları gibi davranırlar! Çatalı, bıçağı başka tutar, bardağı hiç alışık olmadıkları şekilde, serçe parmakları h..
Bu pozu ilk defa kim verdi de, beğenilip yayıldı bilmem! Bilirsiniz işte; iki el bele konur, bir ayak öne atılır, bel azıcık kaydırılır, objektife bakıp, yapmacık da olsa gülümsenir... Bu de..
Hiç âdetim değildir ama havuza gideceğim tuttu bugün... Yüzmek için mi, değişiklik yoksa spor olsun diye mi bilmem! Cumartesi günleri bu saatlerde küçük kız çocuklarına yüzme kursu ve..
Kaldığım otele çok yakınmış Arap Şükrü... Taksici altı liraya götürdü... Şükrü kim? Esmer diye mi ‘ Arap” derler... Yoksa gerçekten ‘Arap’ mıdır bilmem! Güzel olurmuş buranın eğlencesi,..
Mavi, ahşap bir kayıktayım... Mevsimlerden; bahar mı, yaz mı? O kadar önemli mi? Rüzgâr yüzüme vuruyor... İşarete gelince duruyor, çapa atıyoruz... Yalnız bir martı konuyor kayığa, kafasını ..
Yeşil montumu giyip çıktım sokağa... Mahallemizin son kalan tek katlı evinin önünde aldım soluğu... Yıkılmamış, yerinde duruyor çok şükür! Şaşırıp garipsemeyin, bir parmak şaklatışı ka..
Kâbus gibi bir sabah... Hava kor kadar soğuk! Evden çıkılacak gün değil velhasıl... Yakacaksın sobanı, pencerenin kenarına oturup... Hangi pencerenin kenarına oturup? Hem soba n..