Sonunda istemediğimiz oldu! Fransız Meclisi'nin ardından, Senatosu da, "kabul edilmiş soykırımları inkârı cezalandıran" yasayı kabul etti. Bu kanunu, Anayasa Konseyi'ne götürmek için yeterli destek..
Zaman zaman çevremdeki insanlarla fikir tartışması yapıyorum. Aynı fikri paylaştığım bir kısım insan, Ergenekon tutuklamalarından sonra "derin yapının" tamamen çözüldüğünü, artık bir daha t..
Geçmişimizi geleceğe taşıyamadık. Hamburger nesli, ekmek neslini yendi. Artık hızlı yaşıyor, hızlı tüketiyor ve hızlı karar veriyoruz. Ali, Veli'ye kızdı mı, biz de kızıyoruz. Ali, Veli'yi sevdi mi..
Bir kadınlar gününü daha geride bıraktık. Kimimiz yürüdük, kimimiz oynadık, kimimiz nutuk çektik. Çaldığımız tamtamların, attığımız göbeklerin ve çektiğimiz nutukların sihirli gücüy..
Gene tehlikeli sulara doğru yol alıyoruz. Sessiz ve derinden bir tezgah yavaştan işliyor. Kim kurdu, kim yönetiyor belli değil. Bir kısmımız şoktayken bir kısmımımız keyifle..
Eğer çok hırslıysanız, İdeolojinizi veya aidiyetinizi en üste çıkarmak, hakimiyetinizi ilan etmek istiyorsanız, İşinize geleni görür, gelmeyeni es geçersiniz. En somut gerçe..
Ak Parti Hükümeti, yüksek yargıçlarla paşaların iktidarını sona erdirdi. Onların, olağanüstü varlıklarmış gibi algılanmalarına, yüce ve kutsal kişi muamelesi görmelerine son verdi. Dokunulm..
Bugün, 1 Mayıs 1977 tarihinde Taksim Meydan'ında gerçekleşen ve 34 kişinin hayatına malolan olay üzerinden genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. Ancak önce, konuyla alakalı bir kaç kişinin görü..
Önce, duruma uygun bir slogan üretiliyor. Sonra da birileri onun peşine takılıp gidiyor. Tıpkı şu kadın ve kürtaj meselesinde olduğu gibi... Slogan şu; "Vücudum benimdir!"
Terör ve strateji uzmanlarını bir tarafa bırakalım. Bu konularda yetkin kabul edilen kişilerin, terörle mücadeledeki başarısızlıklara buldukları veya bulmak zorunda kaldıkları mazeretleri u..