Acı bir fren sesi, unutamadığım bir sahnenin başlangıcı oluyor. Gerçek yaşam oyununun sabah saatlerine denk geliyor bu sahne. * * * Ve fren sesi, geriye kalanları düşündürüyor bana. G..
Boşlukları doldurunuz diyordu önümdeki sınav kağıdındaki soruda. Boşlukları kağıt üzerinde doldurmak!!! Bir sözcük yeterli. Hele birde çoktan seçmeli ise, geriye en uygununu seçmek ..
Steffen G.’ nin ilginç kaçış öyküsünü öğrenince düşündüm. İnsan nelerden kaçmak ister? Korkularından, sevmediklerinden, istemediklerinden… Kaçmak ister de, kaçsa kurtulu..
Baharın sıcaklığını hissettiremediği Ankara’nın, ayazlı sabahlarının birinde karşılaştım onunla. Öyle sessiz, öyle çaresizdi ki. Tutsam avucumun içine sığacak kadar küçüktü. Üşüdüğünden..
“Gözleri görmeyen bir çocuk, sokakta ayaklarının dibinde bir şapka ile oturuyormuş. Önünde büyükçe bir kâğıt ve onun da üzerinde bir yazı varmış: "Ben körüm! Lütfen yardım ed..
Farklı bir heyecandır, yazıyı yayına verip beklemek. Bazen uzun bir bekleyiş olsa da yazımı karşımda görünce önce bir sevinç dalgası sarar, ardından da belki, kullandığım bazı sözcük..
Sırayı bozmamak gerektiğini öğrenerek büyüdük. Aynı çizgide, bize öğretilen şekilde ve kararda adımlar atmayı öğrendik. Öğretilenleri uyguluyoruz hala farkında olarak ya da olmayara..
Önce Mungan’ın sözleri geldi aklıma; “Bütün yaşamımız” dediğimiz birkaç an a bakar aslında… Bu yüzden yıllar sonra hatırladıklarımız anlardır.Gerisi bulanıktır… * Sonra yaş..
Her şeyden el çekmek istiyoruz. Saatlerce denize bakmak. Balık tutmak. Bir şort, bir terlikle bedenimizi rahatlatıp ruhumuzu özgürleştirmek. Rüzgarlarda şarkılar söylemek. ..
Geleceğin bilinmezliğini coşkuyla yaşadığım 17 yaşım. Günlerdir beklediğim postacı nihayet kapıyı çalmıştı.Üzerinde, Üniversitenin adının yazılı olduğu bir kağıt parçasının bana verdi..