Saatler 6.30 olduğunda bir ışık geldi kapımıza. Demlenen o söz müydü dedim içimde. Kime değer versem değerim kayboldu. Gelmiş ki değerim varmış özde. Söze ne lazım gözde tutuşurken sözler g..
Bir yuva sıcaklığı kadardın ey benim sırrım. Ömrüme uzanışın zamanıma yol alışın beni benden alıp seninle yücelmişti bekleyişim. Cümlelerin içine büründüm evladıma iyi bir baba yür..
Düşlerim kavgalı benim sensizliğin kıyısında sessiz bakışlarınla. Gözlerine ilişen zaman ne de yol almış üzerimizden. Savrulursun o yüreklerden. Sığmazsın hiçbir nefese. Sırf seni, içinden ..
Belki yazamadım seni ama Yazdım sildim, yazdım sildim Velhasıl sen işlendin İçimde söküklerime yamalıklarıma Ne bir merhem ne de bir sen ekledim Olm..
Yorgun düşüncelerin telafisi olur mu? Yüreğine geçmeyen söz geleceğe ferman olur mu desem yanılmışım. Yıkıldım, sıvası sökülmüş duvarlar gibi. Her rüzgâr estiğinde bir yerlerden kavlamaya, nem alma..
İnsan bazen öyle bir an olur ki hiç hissetmediği anda çıkıp gelir karşına. Kalbin vurgun yer darağacına. Hangi gönlün kalbinden bir tas çorba içeriz bilinmez. İçsen de ya acıdır ya tuzludur ya da b..
Nereye gidersem gideyim kiminle olursam olayım sende gördüğüm o yüceliği bulamıyorum. Öyle sevdim ki bu aşk uğruna ölümde gelse kâfi! Çünkü o vardı onun yansımasıydı her şey. Gülüşün, bakışın, sesi..
Düşlediğin zaman üzerinden öyle bir asır geçirmiş ki yaşantılar acıyla olsa da gülüşler bırakmış yerine. Gerçek mi hayal mi desem ve içimden yükselen bir ses her kuş elbet bir gün yuvasından uçacak..
Sabahın aydınlığında, yolun yalnızlığında içimde çoğalan cümlelerle yürürken kaybetmiştim kendimi. Sağırlaşmıştım tüm seslere. Ve ardımdan senin gelişini ve seslenişi duyamadım. Çünkü sen i..
İçimde derin bir efsane yaşıyor ey ömrüm. Yolların yorgunluğuna biçilmiş yalnızlığın ayazında yağmurun sıcağında döküle döküle yürüyorum. Küçükken yolları sektire sektire giderken artık yıkık dökü..