Geçirir sizi ele soluduğunuz Kadının gece inlemeleri, solukları yakındı. “Pes eden” kim olacaktı! Ne o, ne de kolları arasında yattığı erkek biliyordu. Arayışlar, geriliml..
Azalan ömrümüz binek atlarla çoğalır Kulaklarında çınlayan sesti onu çağıran. Ozanın dizelerinde göz gezdirirken dudakları boş durmuyordu. Mırıldandı dizeleri gecenin yirmi ..
Kumsala yakın geçen kayıktan geliyordu müzik.İlk kez duyuyordu bu müziği? Çok sesli müzikti; ama Batı kökenli değildi.Coşku,kumsalı,kayığı sarmıştı.Kayıktakilerin yükselen sesleri etkisini artırıyo..
Ak karınlı gri kanatlı martılar gagaların turuncu, beyaz, siyah. Ya ayakların, perdelenmiş pembemsi. Renk bütünlüğün, çocuk bakışın çoğaltıyor güzelliğini. Vapurun penceresine değip geçişin..
Günlerden sonra mutlu güne ulaşılmıştı. Günün en sevinçlisi çocuklardı. Ya büyükler! Bayramlardan uzak,artan yalnızlıkla kaygı yüklüydüler. Büyüklerin tadamadığı mutluluğu çocuklar yaşıyo..
Çocuğunun mızıklanmasına aldırmadı anne. Sıkan mayosunu giydirdi. " Hadi git şimdi.” dedi. Kumsalda sepet güneşliklerin altı doluydu. Kimi sırt üstü, kimi yüzükoyun uzanmıştı. Aralıklı dur..
Dünde kalan çocukluğum, büyükbabam, babam annem durmadan kanayan yüreğimde. Büyükbabam beni Göksu’ya götürüp gezdirdiğinde gençliğini, sevdalarını görür gibi mi oluyordu acaba? Ağaçların gölgesin..
Baba, sabah uyandığında yüreği dolu doluydu. Duyduğu sevinci çoğaltarak yanında yatan karısının kulağına fısıldadı. Karısı uykuda yan değiştirdi. Yeniden kulağına eğilip “ Sabahları seviyorum. “ di..
Çocuk babasının suskunluğu üstüne gitmedi. Çok uzağında olmayan gül'ü gördü. Eğri, ince sapının tepesinde duran gülün kırmızısına uzandı. Küçük yapraklarının altında gizlenen dikenlerinden habersiz..
Gecenin ayazında sinen kır çiçekleri güneşle birlikte doğrulmuşlardı. Baba, korkularını duyar gibi oldu; rüzgardan kaçan, toprak kaymasına karşı koyamayan kökleriyle gördü çiçekleri. Yanında duran ..