/susar mı savaşların sesi içinden çıkmadıkça insan dili?/ sende çok bende az diye diye yer değiştirir toprakla nefes isteksiz beşik kertmesine bulanır kan ..
lacivert bir gecenin içime bıraktığı ıssızı ürperiyor tenimde her mevsim sarı yapraklı yola sürüyor adımlarımı kurak sesimde dürülüyor umutlar adını her zi..
kapılar açılır / kapılar kapanır durmadan / binlerce ayak yürür yaşama zaman yaprakları sallanır kuru bir dilin söylediğinin yeşertemediğidir düşen * rüzgâr,..
son umut yaz düş/üydü/ tü yüreğimden sen alacakaranlıkta duran kırlangıç kadar ürkek yüreğinle toprağı yaramayan cılız güçsüz bir tohumsun * bozkırla..
ben bu filmi daha önce gördüm kalbim anlatma bana sevinci göğsünde kırılmış unufak camdın sen ve can kırıklarımla çırpınan ben/de boyunu aşardı o duvar ..
vakit ilerlerken yolunda bendeki yoldu şaşan birden elimden düşüvermişti yaşam beliriverdi güz izleri budala eylül düşürüp budadı diye yapraklarımı..
çöl bastı kırmızı aktı alazından yenilmişliklerin alı bastı buharlaştı yarının kokusu zemheri yangınında yeşil kırk düğüm imkansıza dolaştı boy attı ..
bezdi kapım ben gibi yalnızlığın sesinden ruh gibi girişinden, sessiz nefesinden yıldı / usandı tokmak, umarsız bekleyişten bir ayak sesi yürüse merdivenden ..
/her salisesi nabzımda sensizliği vuruyorken bilmiyor, kendince neşeli guguklu saat/ gözlerine mil çekip, içini basan kış birden ikiye atlatmıyor insanı<..
adını teslim alırken dilim kalbime karabasan bir örtü olacağını bilemezdi/m korunaklı dünyamın kırılan kapısından buz gibi kuzey rüzgârlarının kucağında buldum ken..